Bir toplumun geleceği çoğu zaman sessiz bir ortamda şekillenir. Bir annenin çocuğuna söylediği bir sözde, verdiği bir nasihatte, öğrettiği bir değerde… Çünkü çoğu insanın karakteri ilk olarak ailede, özellikle de annesinin terbiyesinde şekillenir.
Bugün toplumların geleceği konuşulurken çoğu zaman büyük projelerden, ekonomik planlardan veya eğitim sistemlerinden söz edilir. Elbette bunlar da önemlidir. Fakat bir gerçeği çoğu zaman gözden kaçırırız: Bir neslin asıl temeli, o nesli yetiştiren annelerin ellerinde atılır.
Bir çocuk ilk kelimelerini annesinden öğrenir, ilk merhameti annesinde görür, doğru ile yanlışı ayırt etmeyi çoğu zaman onun rehberliğinde öğrenir.
Çocuklukta verilen bu ilk terbiye, insanın karakterinin temelini oluşturur. Bu yüzden bir annenin yetiştirdiği çocuk, aslında yarının toplumunu da şekillendirir.
Annelik yalnızca bir biyolojik bağ değildir; aynı zamanda bir şahsiyet inşa etme sorumluluğudur.
İslam medeniyetine baktığımızda da kadınların nesil yetiştirme konusundaki etkisini açıkça görürüz. Peygamber Efendimiz Aleyhisselâm’ın hayatında Hazreti Hatice’nin destek ve ferâseti, Hazreti Fatıma’nın örnek ahlakı ve Hazreti Aişe’nin ilmi bunun en güzel örneklerindendir. Hazreti Aişe yalnızca bir sahabi değil, aynı zamanda birçok sahabeye ilim öğreten bir âlime idi. Bu örnekler bize gösteriyor ki İslam’da kadın sadece bir aile bireyi değil, aynı zamanda toplumun ilim ve ahlâk hayatına yön verebilen bir şahsiyettir.
Bu noktada kadınların ilim öğrenmesi ve kendini geliştirmesi de büyük önem taşır. Çünkü ilim sahibi bir annenin yetiştirdiği nesil de bilinçli olur. Tarihte birçok büyük âlimin arkasında onları küçük yaşta yetiştiren, ilme teşvik eden annelerin olduğu bilinir.
Bugün günümüz dünyasında kadının rolü çoğu zaman yalnızca ekonomik veya mesleki bir çerçevede tartışılıyor. Oysa kadının toplumdaki en büyük etkisi çoğu zaman fark edilmeyen bir alanda gerçekleşir: Nesil yetiştirmek.
Bir annenin verdiği eğitim, bir toplumun geleceğini yıllar sonra şekillendirebilir.
Bununla birlikte kadının ilim sahibi olması ve bir meslek edinmesi de günümüz şartlarında önem taşımaktadır. Hayatın getirebileceği zorluklar karşısında insanın kendi ayakları üzerinde durabilmesi hem kendisi hem de ailesi için bir güvence olabilir.
Bu nedenle kadının ilim sahibi olması, bilinçli olması ve sorumluluk sahibi bir birey olarak yetişmesi yalnızca kendisi için değil, yetiştireceği nesil için de büyük bir önem taşır. Çünkü sağlam karakterli bir nesil, güçlü bir toplumun temelidir.
Bugün kendimize sormamız gereken en önemli sorulardan biri şudur: Geleceğin nesillerini gerçekten kim yetiştiriyor?
Çünkü bir toplumun yarınını belirleyen şey çoğu zaman büyük söylemler değil, evlerin içinde verilen küçük ama anlamlı terbiyelerdir. Ve o terbiyenin merkezinde çoğu zaman anneler vardır.





YORUMLAR