Adem DOĞANTEMUR

Adem DOĞANTEMUR


Her Şey Tanrı Adına ve Tanrı İçin!

16 Mayıs 2026 - 22:46

Yahudiler Tanrı adına Tanah’ı oluşturdular, Tevrat’ı kitaplaştırdılar, Mişna’yı derlediler, Talmud’u yazdılar, Midraş’ı ortaya çıkardılar, Zohar’ı metinleştirdiler, Zebur’u tedvin ettiler.

Hıristiyanlar, yine Tanrı adına Eski Ahit’i yetersiz bulmuş olmalılar ki Yeni Ahit adıyla Matta’dan Markos’a, Luka’dan Yuhanna’ya  kanonik ve apokrifleriyle birlikte sayısız İnciller ihdas ettiler.

Burada dursalar yine iyi! Katoliklerden Ortodokslara, Protestanlıktan Anglikanlara, Evanjeliklerden Yehova Şahitlerine, Mormonlardan Adventistlere kadar sayısız mezhepler türettiler!

Tabi ki bizim Müslümanlar onlardan geri kalır mı? Binlerce cilt tutarındaki tefsirlerle Tanrı’ya giydirilen yorumlar, sayısız fıkıh külliyatı ile Tanrı adına tespit edilen ilkeler skalası! Hanefilik, Malikililik, Şafilik, Hanbelîlik, Caferilik, Zahirilik gibi onlarca ameli mezhepten; Mutezile, Şiilik, Sünnilik, Eşarilik, Maturidilik gibi siyasi fırka ve mezheplere kadar sayısız oluşumlar. Tarikat ve cemaatleri de sayarsak rakamların başı döner!

Düşünün ki hoca efendi üç kelimelik bir Kuran ayeti üzerine üç saat konuştuktan sonra bir de ne dese beğenirsiniz: "Gördüğünüz gibi Kur'an bir derya denizdir, anlat anlat bitmez..."

İyi de mübarek adam, o ettiğin bir ton laf Kur'an değil, senin Kuran'a çektiğin operasyon ve Kur’an üzerinden Allah’a söylettiklerindir! Nasıl olsa Allah itiraz etmiyor, salla gitsin...

Tarih boyunca ve günümüzde, evrenselci veya bilimsel/modern Kurancı kesim tarafından; Kuran ayetlerinin anlamlarını ilkel bularak onları günümüze taşımak adına Kuran’ın, dolayısıyla Allah’ın karizmasını düzeltmek üzere birincil anlamlarını devre dışı bırakarak ayetler üzeride yapılan her türlü yorum/tefsir esasında tahrif demektir ve dini jargonda bunun adı “şirktir!” Bu minvalde yazılan onlarca cilt kitap ve tefsirler şirkin tescilidir!

Neden mi? Çünkü bu durum, ayetin anlamını beğenmemek ve yeni bir metin yazmaktır. Diğer bir ifadeyle Allah’a yakıştıramadığı ifadeleri Allah’a yakışır hale getirerek O’na akıl öğretmektir, din öğretmektir. Dolayısıyla da hem Kuran’ı Allah kelamı olarak kabul edip hem de onun yanlışını düzeltmeye kalkışmak kelimenin tam anlamıyla hadsizliktir…

Yok efendim eşlerinizi dövün demek “onlarla sevişin” demektir, köle ve cariyeler “evinizdeki hizmetçi veya çalıştırdığınız işçiler” demektir, hırsızın elini kesmek “hırsızlıktan men etmek” demektir, inkarcılarla savaşın demek “fikri mücadele” demektir, Allah’ın eli demek O’nun “kudreti” demektir, Allah’ın gökteki tahtı/arşı “O’nun hükümranlığı anlamına gelir”, Allah kainatı 6 günde yarattı demek “6 evrede yarattı” demektir vs daha neler neler..! Yani sizin fark ettiğiniz bu eksiği Allah fark edemedi, ya da sizin aklınıza gelen O’nun aklına gelmedi öyle mi?

İşin daha vahimi ise herkesin kendi inancını hakikatin merkezine alarak yine Tanrı ve sözde onun dini adına yapılmış ve halen yapılmakta olan savaşlar, dökülen kanlar…

Evet, bütün bunlar insanlığın Tanrı’ya ulaşmak ve O’nun hoşnutluğunu kazanmak adına gösterdiği çabanın bir ürünü! Yerdekilerin bu çabası Göktekinin umurunda veya gündeminde midir? Hiç sanmam! Muhtemelen halimize bakıp hayıflanıyordur: “Hepiniz de beni yanlış anladınız geri zekalılar, canınız cehenneme!”


 

Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum