Ayla Öğretmen, O gün her meslektaşı gibi erkenden uyandı hazırlığını yaptı. Ve çok sevdiği okulunun yolunu tuttu. Her zamanki güler yüzü ve sempatik hali ile güne başlamıştı.
Mevsimlerden Bahar, Aylardan Nisan idi. Ağaçların çiçek açtığı her tarafın mis gibi koktuğu dalların böceklerle kaplandığı güzel bir güne merhaba demişti.
Şunun şurasında Bayrama Kırk Gün, Okulların kapanmasına ise iki ay kalmıştı. Ayla Öğretmende farklı bir heyecan vardı o gün!
Nereden bilebilirdi ki onca emek edip gözü gibi koruyup ve kolladığı kalbinden bir parça verme gayreti içerisinde olduğu öğrencisi tarafından hayatının son bulacağını!
Ne hayaller kuruyordu. Emekli olacak ve yeni aldığı evinin bahçesinde öğrencilerini konuk edip eski günleri yad edecekti. Onlara geçmiş tecrübelerini aktaracak başarılarından dolayı da gurur duyacaktı.
Ayla Öğretmen yaklaşık olarak bir insan ömrü süresince binlerce insan yetiştirmişti. Öğrencileri onun rengarenek çiçekleri idi. Her mevsimde ayrı bir renk ayrı bir güzellik idiler.
Zaman zaman Çiçekler arasında Böcekler de oluyordu. Ayla Öğretmen Çiçek Böcek ayrımı yapmadan tüm öğrencilerine aynı şefkat ve merhamet içeren duygularla kol kanat geriyordu.
Öyle ya, Ayla Öğretmen de bir zamanlar öğrenci idi. Onun Öğretmeni de onun hem annesi hem de babası olmuştu. Böyle muhteşem bir duygu zenginliği içinde okumuş ve Öğretmen olmuştu.
Ayla Öğretmen de, Tıpkı Öğretmenlerinden görmüş olduğu muhabbet dolu yaklaşımları kendi öğrencilerine aktarma gayretinde idi. Anne ve Baba sorumluluğu taşıyan Son Kuşak Öğretmenlerden birisi idi.
Diğer tüm Öğretmenler gibi Öğrencilerini sevip kollamaktan ve onları geleceğe hazırlamaktan başka bir hedefi ve misyonu yoktu.
Bir insanı yeryüzünde kıskanmayan 3 insandan birisi idi.
Anne, Baba ve Öğretmen!
Nereden bilebilirdi ki, onu kıskanmaması gereken gözü gibi sevdiği bir öğrencisinin elindeki silahtan çıkan kurşunlarla hayata veda edeceğini! Ne hazindir ki hayatına son veren kurşunu sıkan Öğrencisi de bir Öğretmen Çocuğu idi!
Ayla Öğretmen son nefesini vermeden önce dahi Çiçeklerinin üzerine kapandı.
Bir Anne Bir Baba gibi canı pahasına siper etti gövdesini. Bir an dahi tereddüt etmeden bir fidan daha ölmesin diye kendi canını feda etti.
Ayla Öğretmen onlarca öğrencisinin huzurunda gözlerinin önünde son görevini yaptı belki de.
Öğretmen öğreten değil miydi?
Son nefesini verirken Cennete bir kaç adım dahası bir kaç saniye mesafede iken dahi öğrencilerine bir şeyler Öğreterek son nefesini verdi.
Öyle ya; Öğretmen sadece öğreten değildi!
Öğretmen her ne pahasına olursa olsun Çiçeklerini ve Böceklerini Yaşatan idi.
Son nefesinde dahi Fidanlarını ve Böceklerini yaşatmak için Can Suyu olmuştu!
Vade gelmişti gelmesine ama Azrail bile hüznüne tanıklık etmişti sanki! Emanetin sahibi emaneti istemişti bir kere...
Bizler de sebep bildik bu erken ve acı ölümü. Öğrencilerinin gözleri önünde canlı canlı veda etmişti bu Yalan Dünyaya!
Allah gani gani rahmet eylesin.Mekanı Cennet Makamı Ali olsun!
Ayla Öğretmen İnşallah şehittir Alemlerin Rabbi indinde! Bizler onun şehitliğine şahidiz. Sende Şahit ol Allahım!
Ayla Öğretmen Ölmedi, O şimdi Firdevs Cennetinde ki Çiçekleri ve Böcekleri ile birlikte. Can Suyu olmaya devam ediyor.
Peki biler yani geride kalanlar olarak ne yapabiliriz?
Şimdi her kafadan bir ses ve yorum gelecek muhakkak. Ancak gün tartışma günü değildir. Daha fazla durum tespiti ve envanter oluşturmakla vakit kaybedemeyiz!
Vakit icraat vaktidir. Bayrağı, Ayla Öğretmenin bıraktığı yerden teslim alıp daha ileriye taşımalıyız!
Bir çiçeğin daha solmaması ve bir fidanın daha kırılmaması için Can Suyu olmaya gayret göstermeliyiz!
Çocuklarımızı nasıl gecenin karanlığında bilmediğimiz tenha sokaklarda nasıl bırakmıyor isek. Sosyal Medya Dehlizlerinde sahipsiz bırakmamalıyız.
Ailenin sadece Maddi Gereksinimlerden oluşmadığını aynı zamanda İnanç ve Değerlerinde paylaşıldığı Kutsal bir yapı olduğunu yeniden hatırlamamız gerekiyor.
Aile yapısı ve Toplum için tehdit oluşturan Gündüz Kuşağı Programları ve Şiddeti Teşvik eden, Mafya Filmlerinin yayından kaldırılması için RTÜK’ÜN bir an evvel bu kararları alması gerekiyor.
Okumak istemeyen çocuklarımızı Zorunlu Eğitim gibi hoş olmayan bir uygulama ile Okullarda Zorla tutmamalıyız. Bu nedenle Mesleki Ortaokulların çok hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Daha fazla Ayla Öğretmenleri, Çiçeklerimizi ve Böceklerimizi kaybetmeye tahammülümüz yoktur!
Unutmayın, Her Çiçeğin yetiştiği Toprak ve İklim farklıdır. Tüm Çiçekleri ve Böcekleri aynı ortamda yetiştirmeye çalışmak onları yaşatmaya yetmeyecektir!
Selam Ve Dua İle...





YORUMLAR