Reklam
Prof. Dr. İBRAHİM ORTAŞ

Prof. Dr. İBRAHİM ORTAŞ


1 Nisan Yalnız Şaka Yapma Günü mü?

01 Nisan 2026 - 23:57

Günaydın arkadaşlar, günaydın 1. Nisan. Hoş geldin “1 Nisan”. Gününüz aydınlık olsun, şaklarınız bol olsun. Şaka yapma günü. Hoş, sürprizleri içeren şakalarını yap. Ancak insanları şaklarınla çok da umutlandırma.

Baharın diriltici nefesinin hissedildiği 1 Nisan gününde, insanlık tarihinin birikimli kültürünü gölgeleyen savaşların sona erdiği, insanın insana karşı doğada karşılığı bulunmayan yalan, hile, aldatma ve kumpaslara başvurmadığı bir düzenin mümkün ve gerekli olduğunu hepimize, özellikle de yetkililere hatırlat.

Hakkın, hukukun ve adaletin yalnızca normatif metinlerde kalan soyut ilkeler olarak değil, yeryüzünde fiilen tecelli eden somut bir düzen olarak değil, zihne bir nakış inceliğiyle iyice işlenmelidir. Adaletin eşitlikten kopmadan, fakat emeği, liyakati ve katkıyı gözeterek tesis edilmesi gerektiği her aşamada vurgulanmalıdır.

Hangi yaşta ve cinste olursa olsun, her insanın aş, iş ve yeryüzünün sunduğu nimetlerden, kendi bireysel yetenek ve çabalama koşulları içerisinde, insana yaraşır bir biçimde yararlanmasının doğal ve devredilemez bir hak olduğu ifade edilmelidir. Bununla birlikte, bireyler arasında üstünlük kurma saikiyle değil; yetenek, zekâ, emek ve çabanın ortaya koyduğu değer ölçüsünde, birlikte bir arada ekolojik yaşam düzeni içinde dengeli ve hakkaniyetli bir paylaşımın esas olduğunu anlat.

Dileğimi Adana Seyhan Baraj Gölü'ne mayaladım. 


1 Nisan yalnızca bir şaka günü değil; aynı zamanda insanlığın daha adil, daha dürüst ve daha sahici bir dünyada yaşayacağımız yeni bir dünya düzeni arayışının başladığı bir gün olsun.

Bu dileğimi, hoş bir dilek; hatta bir ütopya ve "bir nisan şakası" gibi görebilirler.  Öyle veya böyle, bu ütopya sahibi, bilgi, bilinç, sorumluluk sahibi insanlar elbette insanlık için sağlıklı bir çevrede adaletli ve demokratik bir yaşamı talep edeceklerdir. Ayrı-gayrı gözetmeksizin doğal çevreyi koruyan, adaleti ve liyakat esas alan daha iyi bir yaşamı istemek insana yakışan bir davranıştır. Sabahattin Ali’ye atfen  "Herkese içindeki iyilik kadar iyi bir hayat dilerim" ifadesiyle herkes dilediği iyiliği ister.

Her türlü zorluğa ve ayrışmaya rağmen insanca bir yaşamın mümkün olacağını hep beraber sağlayabiliriz. Baharın o canlılığı ve güzelliği bizlere sağladığı coşku ve yenileme ile yaşamı yenileyebiliriz. O zaman ütopyamız gerçekleşsin diye mücadeleyi sürdürüyoruz.

Tahterevallinin diğer ucunda da ben merkezli, hep bana, hep bana diyen, kaç bin kilometre öteden gelip başkasının evini başına yıkmaya çalışan kötüler olacak tabii. Tabii ki, herkese yaşam hakkını savunmak, “ yalnızca bana yaşam hakkı” diyenlerden daha anlamlı ve önemlidir. Her biri kendi dünyasında davranabilir; sonuçta hak kazanacaktır.
1 Nisan 2026, Adana

Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar