Reklam
Ahmet Özkan

Ahmet Özkan

İlmin Kaleminden

MÜ'MİN 2026/8

08 Ocak 2026 - 16:30

MÜ’MİN 2026/8

المُؤْمِنُ يَأْلَفُ وَيُؤْلَفُ، وَلَا خَيْرَ فِيمَنْ لَا يَأْلَفُ وَلَا يُؤْلَفُ، وَخَيْرُ النَّاسِ أَنْفَعُهُمْ لِلنَّاسِ.

Mü’min ülfet eden ve ülfet edilendir. Ülfet etmeyen ve kendisiyle ülfet edilmeyende hayır yoktur. İnsanların en hayırlısı ise insanlara en çok faydalı olandır.

Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Evsat, 5787

Kur’ân-ı Kerîm’de, başta Mü’minûn Sûresi olmak üzere çeşitli sûre ve âyet-i kerîmelerde mü’minlerin vasıfları tadat edilmektedir.
Rasûlullah Efendimizin parlak sünnetinde ve hadislerinde de mü’minlerin vasıflarını çokça bulmak mümkündür.

Hadîs-i şerîfte, mü’minin ülfet eden ve ülfet edilen olduğu buyrulmaktadır. Böyle olmayanda hayır yoktur. Ayrıca insanların en hayırlısının, onlara en çok faydası dokunan kimse olduğu ifade edilir.

Mü’min, kendine ve insanlara faydalı olması bakımından birkaç şeye benzer:

Mü’min hurma ağacına benzer; meyvesi tatlıdır, yaprakları güzeldir ve sık sık meyve verir.
Mü’min taze ekine benzer; sağa sola eğilir, sendeler ama yıkılmaz.
Mü’min arı gibidir; her çeşit çiçekten alır ve insanlara şifa kaynağı olan bal yapar.
Mü’min, güzel koku satan attara benzer; ya ondan koku alırsın, ya sana koku ikram eder; bunlar olmasa bile yanından geçerken güzel bir koku hissedersin.
Mü’min altın gibidir; çamura düşse de altındır.

Bu hususta şair şöyle der:

إِنَّ الْجَوَاهِرَ فِي التُّرَابِ جَوَاهِرُ
وَالْأُسُودَ فِي قَفَصِ الْحَدِيدِ أُسُودُ

İnne’l-cevâhire fi’t-turâbi cevâhiru,
ve’l-usûde fî kafasi’l-hadîdi usûd.

Cevher toprağa düşse de cevherdir;
aslan, demir parmaklıklar ardında olsa da aslandır.

Allah’ım, bizleri ve bütün mü’minleri;
kendisine, ailesine, çevresine, ümmete ve bütün canlılara faydalı olan,
ülfet eden ve ülfet edilen,
Rasûlullah Efendimizin kutlu medhine mazhar olan kullarından eyle.

Âmin.

Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü

08.01.2026 – Perşembe

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum