İÇ’İN DIŞ’A TESİRİ 2026/7
مَا فِيكَ ظَهَرَ عَلَى فِيكَ
Mâ fîke, zahara alâ fîke.
Özünde olan şey sözüne yansıma yapar.
Sendeki (içindeki) şey ağzında (dilinde) zahir oluyor.
Dervişin (insanın) fikri, diline, zikrine ve
konuşmasına yansır.
Zikri davranışlarına, sonra davranışları ahlak ve yaşayışına tesir eder.
H. 9. yılında yaşayan Nahiv, Belagat ve Mantık âlimi Şeyh Hâlid el-Ezherî, ilim talebelerinin ders çalışmaları için lambaları yakar ve onlara hizmet ederdi. Bir gün dedi ki: kendilerine
hizmet ettiğim şu öğrencilerden ne eksiğim var, niye ben de onlar gibi ilim tahsil etmiyorum? İlim tahsil etti ve Nahiv ilminde otoriter oldu.
Burada ilim erbabını ve ilim talebelerini severek hizmet etmek, onu saygın bir âlim olmaya kadar götürdü.
Bu konuda senedi zayıf sayılan bir rivayet şöyledir:
Ya öğrenen ol ya öğreten ol ya seven ol ya da dinleyen ol, beşinci olma helak olursun.
Taberânî, Mu‘cemü’l-Kebîr: 8752
Beşinci olma yani, buğz etme.
İlim ehline yakın olunca onlara imreniyor, seviyor, dinliyor; kalbi ve özü
ile de benimsiyor, bu sefer kalıbı ile iştirak ediyor, öğreniyor, öğretiyor; dünya durdukça ilim ehlinin istifade edeceği eserler kaleme alıyor.
Burada iç dışa, dış da içe tesir ediyor.
Adı geçen bu âlim, bedeni ile ilim yolunda olan öğrencilere hizmet ederken, içinde ilim aşkı doğuyor; bu sevgi ve aşk onu okumaya itiyor ve saygın bir âlim oluyor.
Vaktini güzel yerlerde ve güzel insanlarla güzel şeylerle değerlendiren kazanır.
Allah’ım! Bizlerin ve bütün mü’min kardeşlerimizin özünü, sözünü, kalbini ve kalıbını; içini dışını razı olduğun kıvama ulaştır. Âmin.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
07/01/2026 Çarşamba




YORUMLAR