MAZLUMDER ADANA ŞUBESİ'NDE VİCDANIN SESİ YÜKSELDİ!
Mazlumder Adana Şubesinin her yıl büyük ilgiyle takip edilen İnsan Hakları Okulu, bu yıl da insan onurunu savunma kararlılığıyla yürekleri harekete geçirdi.
17 Kasım 2025 - 16:42
“SOYKIRIM SUÇUNA KARŞI HAK MÜCADELESİ”
15 Kasım 2025’te derneğin toplantı salonunda düzenlenen programda, insan hakları mücadelesinin öncü isimlerinden Avukat Gülden SÖNMEZ, salonda bulunan herkesin hafızasına kazınan, derin duygular uyandıran bir ders verdi.
Dersin başlığı aslında her şeyi anlatıyordu:
“Soykırım Suçuna Karşı Hak Mücadelesi.”

Av. Gülden SÖNMEZ, dünyanın dört bir yanında yaşanan soykırımların tarihsel arka planını, bu suçların insanlığın vicdanında açtığı kapanmaz yaraları ve adalet arayışının sarp yollarını, hem hukuki hem insani bir dille aktardı. Bosna’dan Ruanda’ya, Arakan’dan Filistin’e kadar birçok coğrafyanın acı dolu hikâyeleri salonda derin bir sessizlik oluşturdu.
“Bir insanın acısı, tüm insanlığın acısıdır,” diyerek başlayan Av. Gülden SÖNMEZ, soykırımın yalnızca bir halkı değil, tüm insanlığın vicdanını yaralayan bir suç olduğunu vurguladı. Katılımcılar, kimi zaman gözyaşlarına hâkim olamayarak anlatılan örneklerin ağırlığını yüreklerinde hissetti.
Soykırımın Evrensel Yarası
Av. Gülden Sönmez, soykırımların coğrafya ya da kimlik tanımadığını belirterek,
“Bir halkın yok oluşu, insanlığın vicdanında kapanmayan bir yaradır,” dedi ve bu suçun tüm insanlığın omuzlarında taşıdığı evrensel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.
Adaletin İzinde Zorlu Mücadele
Hukuki mücadelenin önemine değinen Av. Gülden SÖNMEZ, soykırım suçlarının cezasız kalmaması için uluslararası hukuk mekanizmalarını etkin kullanmanın zorunluluk olduğunu anlattı. Mavi Marmara ve Esad rejimi gibi örneklerde Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yapılan başvuruları hatırlatarak,
“Adalet gecikebilir ama mücadelemiz asla bitmez,” sözleriyle kararlılığı dile getirdi.
Vicdan, Dayanışm
a ve İnsanlık Sınavı
Av. Gülden SÖNMEZ’e göre insan hakları savunuculuğu yalnızca hukuki bir çaba değil, aynı zamanda bir vicdan imtihanı: “Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, kalplerde de kurulmalı. Bu sözler salonda yankılanırken, katılımcıların çoğu insan hakları mücadelesinin bir yaşam sorumluluğu olduğunu bir kez daha idrak etti.
Gazze ve Filistin de: Yakıcı Bir Gerçeklik
Dersin en sarsıcı bölümlerinden biri de Özellikle Gazze ve Filistin’de yaşananlar üzerineydi. Av. Gülden SÖNMEZ, İsrail’in uygulamalarını açık bir dille “soykırım, etnik temizlik ve işgal” olarak nitelendirdi. Uluslararası toplumun sessizliğinin bu acıları derinleştirdiğini söyleyerek, adalet arayışının küresel bir dayanışma gerektirdiğini vurguladı.
Mazlumder İnsan Hakları Okulu, bu buluşmayla katılımcılarına sadece bilgi değil, aynı zamanda insan olmanın getirdiği vicdani sorumluluğu da hatırlattı.
Program, yüreklerde iz bırakan bir çağrıyla son buldu:
Avukat Gülden Sönmez, yürekleri titreten anlatımını şu sözlerle tamamladı:
“Soykırım, insanlığın kanayan vicdanıdır; bu kanı durdurmak, hepimizin namus borcudur.”
Programın sunumu ve konuşmacının takdimi İrfan Can tarafından yapıldı

HABER: TAŞKÖPRÜ GAZETESİ
15 Kasım 2025’te derneğin toplantı salonunda düzenlenen programda, insan hakları mücadelesinin öncü isimlerinden Avukat Gülden SÖNMEZ, salonda bulunan herkesin hafızasına kazınan, derin duygular uyandıran bir ders verdi.
Dersin başlığı aslında her şeyi anlatıyordu:
“Soykırım Suçuna Karşı Hak Mücadelesi.”

Av. Gülden SÖNMEZ, dünyanın dört bir yanında yaşanan soykırımların tarihsel arka planını, bu suçların insanlığın vicdanında açtığı kapanmaz yaraları ve adalet arayışının sarp yollarını, hem hukuki hem insani bir dille aktardı. Bosna’dan Ruanda’ya, Arakan’dan Filistin’e kadar birçok coğrafyanın acı dolu hikâyeleri salonda derin bir sessizlik oluşturdu.
“Bir insanın acısı, tüm insanlığın acısıdır,” diyerek başlayan Av. Gülden SÖNMEZ, soykırımın yalnızca bir halkı değil, tüm insanlığın vicdanını yaralayan bir suç olduğunu vurguladı. Katılımcılar, kimi zaman gözyaşlarına hâkim olamayarak anlatılan örneklerin ağırlığını yüreklerinde hissetti.
Soykırımın Evrensel Yarası
Av. Gülden Sönmez, soykırımların coğrafya ya da kimlik tanımadığını belirterek,
“Bir halkın yok oluşu, insanlığın vicdanında kapanmayan bir yaradır,” dedi ve bu suçun tüm insanlığın omuzlarında taşıdığı evrensel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.
Adaletin İzinde Zorlu Mücadele
Hukuki mücadelenin önemine değinen Av. Gülden SÖNMEZ, soykırım suçlarının cezasız kalmaması için uluslararası hukuk mekanizmalarını etkin kullanmanın zorunluluk olduğunu anlattı. Mavi Marmara ve Esad rejimi gibi örneklerde Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yapılan başvuruları hatırlatarak,
“Adalet gecikebilir ama mücadelemiz asla bitmez,” sözleriyle kararlılığı dile getirdi.
Vicdan, Dayanışm
a ve İnsanlık SınavıAv. Gülden SÖNMEZ’e göre insan hakları savunuculuğu yalnızca hukuki bir çaba değil, aynı zamanda bir vicdan imtihanı: “Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, kalplerde de kurulmalı. Bu sözler salonda yankılanırken, katılımcıların çoğu insan hakları mücadelesinin bir yaşam sorumluluğu olduğunu bir kez daha idrak etti.
Gazze ve Filistin de: Yakıcı Bir Gerçeklik
Dersin en sarsıcı bölümlerinden biri de Özellikle Gazze ve Filistin’de yaşananlar üzerineydi. Av. Gülden SÖNMEZ, İsrail’in uygulamalarını açık bir dille “soykırım, etnik temizlik ve işgal” olarak nitelendirdi. Uluslararası toplumun sessizliğinin bu acıları derinleştirdiğini söyleyerek, adalet arayışının küresel bir dayanışma gerektirdiğini vurguladı.
Mazlumder İnsan Hakları Okulu, bu buluşmayla katılımcılarına sadece bilgi değil, aynı zamanda insan olmanın getirdiği vicdani sorumluluğu da hatırlattı.
Program, yüreklerde iz bırakan bir çağrıyla son buldu:
Avukat Gülden Sönmez, yürekleri titreten anlatımını şu sözlerle tamamladı:
“Soykırım, insanlığın kanayan vicdanıdır; bu kanı durdurmak, hepimizin namus borcudur.”
Programın sunumu ve konuşmacının takdimi İrfan Can tarafından yapıldı

HABER: TAŞKÖPRÜ GAZETESİ









YORUMLAR