Devlet-i Aliye Ocakları'ndan "Mescid-i Aksa Baskını" Basın Açıklaması
Devleti Aliye Ocakları Adana il başkan ve yönetim kurulu üyeleri ve vatandaşların katılımıyla, İsrail'in Mescid-i Aksa baskını saldırılarıyla ilgili basın açıklaması yapıldı.
08 Nisan 2023 - 17:38
Devleti Aliye Ocakları; " Kudüs Kırmızı Çizgimizdir "
Mescid-i Aksa saldırılarını, her Ramazan rutin haline getirdikleri saldırıları kınayan ve tel'in eden bir basın açıklaması yapıldı.
Yapılan basın açıklamasında ;
"Bulunduğu coğrafyayı kana bulayan bu Siyonist terör örgütü, hiç bir dini veya hukuki hassasiyet gözetmeksizin kendi başına buyruk hareketle bütün Ortadoğu’yu gözyaşına mahkûm ediyor. Maalesef bu durum tamamen Ümmetin ve ümmetin liderlerinin suskunluğundan kaynaklanmaktadır. Lakin şunu bilmelidirler ki zalimin zulmü hiçbir zaman karşılıksız kalmadı yine kalmayacaktır." vurgusu yapıldı.
Basın açıklaması Metni;
Devleti Aliyye Ocakları Basın Açıklaması
Değerli Kardeşlerim,
Maalesef her yıl olduğu gibi bu yıl da mübarek Ramazanı Şerif ayında, yine terörist Israilin Haremi Şerife postalları ile girerek, ibadet halindeki savunmasız ve silahsız Müslüman kardeşlerimize saldırmasına şahit olduk.
Bulunduğu coğrafyayı kana bulayan bu siyonist terör örgütü, hiç bir dini veya hukuki hassasiyet gözetmeksizin kendi başına buyruk hareketle bütün Ortadoğuyu gözyaşına mahkum ediyor. Maalesef bu durum tamamen Ümmetin ve ümmetin liderlerinin suskunluğundan kaynaklanmaktadır. Lakin şunu bilmelidirler ki zalimin zulmü hiçbir zaman karşılıksız kalmadı yine kalmayacaktır.
Buradan katil İsraile sesleniyorum, Önce kendi tarihinize ardından bizim tarihimize iyi bakın. Bakın ki zulmün karşılıksız kalmadığını, mazlumların ahının zalimlerden nasıl alındığını görün. Görün ki mahremimize el uzatmayı aklınızdan bile geçirmeyin, görün ki bu güne kadar yaptıklarınızın burnunuzdan fitil fitil gelene kadar karşılıklarını alacağınızı anlayın.
Hz Ömer r.a efendimiz 636 da Kudüs’ü feth ettiğinde Bizans boyunduruğunda inim inim inliyordunuz zulmü biz durdurduk, bölgeyi sukûna gönülleri sürûra gark eyledik. İlya’yı Kudüsü Şerif yaptık.
Daha sonra hırs ve tamahınızdan dolayı çıkardığınız fitneler neticesinde sebep olduğunuz 88 yıllık Haçlı zulmüne Sultan Selahaddin ile dur dedik. Bizim tarih boyunca girip ihya ettiğimiz Haremi Şerif ve Kudüs’ü, siz tarih boyunca imha ettiniz.
Fakat fitnenin kol gezdiği Kudüs Şerifi bu sefer de Hadimül Harameyn Eş-şerifeyn Yavuz Sultan Selim Han ile sükunete kavuşturduk. Bizim meslegimiz zalimin tahtını başına geçirmektir. Sizin mesleğiniz ise zülm ve haksızlık ile fitne fesadın kaynağı olmaktır. Lakin karşınızda Kudüs ve Mescidi Aksayı ve dahi
tüm Ortadoğuyu asırlarca adalet ve huzur ile muhafaza eden, idare eden, hiçbir karşılık beklemeksizin ihya eden Osmanlı torunları vardır.
Selahaddinler, Yavuzlar, Abdülhamidler tükendi zannetmeyin. Biz yine geleceğiz. İhanet üzerine kurduğunuz saltanatınızı başınıza geçirmeye, günahsız sabîlerin gözyaşlarının, kanını akıttığınız kardeşlerimizin hesabını sormaya geleceğiz.
Bu sefer öyle bir geleceğiz ki sizin kökünüzü kazıyacak, akıttığınız kanda boğacak, yeniden Ortadoğuda çıban başı olmamanız için cehennemin dibine yollamaya geleceğiz. Öyle geleceğiz ki arkasına saklanacak ne bir taş, ne de bir garkad ağacı dahi bulamayacaksınız.
Kardeşlerim, Kudüs bize Sultan Abdülhamid Hanın mirası ve emanetidir. Bugün olacakları tahmin ettiği için hayatı pahasına Kudüs ve Mescidi Aksayı Yahudi tasallutundan koruyan Abdülhamid
Hanı tahttan indirdiler, sonrası malûm. Kan ve gözyaşı, sönmüş ocaklar, öksüz ve yetim kalan yavrular, sahipsiz kalan bacılar, zindanlarda geçen yıllar. Kısaca Abdülhamid Handan sonra
bölgede acı dinmedi.
Peki emanet sahipsiz mi? Asla. Asla Abdülhamid Hanın emaneti sahipsiz değil.
Rasûlullah s.a.v efendimizin emaneti sahipsiz değil, Selahaddinin, Yavuzun emaneti sahipsiz değil. Nasıl 636 da girdi isek, 1071 de, 1187 de, 1516 da girdi isek bugün de Kudüse, Mescidi
Aksaya hazırlanıyoruz, onun için gayret ediyoruz, gecemizi gündüzümüze katıp yine girecek ve zalimin tahtını başına geçireceğiz.
Müjdeler olsun kardeşlerim, zulmün sonu gelmiş, zalimin zulmü bir milletin uyanışına sebep olmuştur. Nasıl Ayasofyayı açtı isek sırada özgür Mescidi Aksa da kılınacak namazlarımızı var. Zaman ve zemin hazır, sefere çıkacak ordunun neferleri olarak sizlere müjdeler olsun.
Rabbim en kısa zamanda Mescidi Aksa da fatih komutanlar ve fethin aslanları ile şükür secdelerine kapanmayı cümlemize nasip eylesin.
Cumamız ve Ramazanımız mübarek olsun, bütün dünyada zalimler kahrolsun, onların kahrolmasına da yine Osmanlı torunları
olarak bizleri vesile kılsın Rabbimiz...
Mescid-i Aksa saldırılarını, her Ramazan rutin haline getirdikleri saldırıları kınayan ve tel'in eden bir basın açıklaması yapıldı.
Yapılan basın açıklamasında ;
"Bulunduğu coğrafyayı kana bulayan bu Siyonist terör örgütü, hiç bir dini veya hukuki hassasiyet gözetmeksizin kendi başına buyruk hareketle bütün Ortadoğu’yu gözyaşına mahkûm ediyor. Maalesef bu durum tamamen Ümmetin ve ümmetin liderlerinin suskunluğundan kaynaklanmaktadır. Lakin şunu bilmelidirler ki zalimin zulmü hiçbir zaman karşılıksız kalmadı yine kalmayacaktır." vurgusu yapıldı.
Basın açıklaması Metni;
Devleti Aliyye Ocakları Basın Açıklaması
Değerli Kardeşlerim,
Maalesef her yıl olduğu gibi bu yıl da mübarek Ramazanı Şerif ayında, yine terörist Israilin Haremi Şerife postalları ile girerek, ibadet halindeki savunmasız ve silahsız Müslüman kardeşlerimize saldırmasına şahit olduk.
Bulunduğu coğrafyayı kana bulayan bu siyonist terör örgütü, hiç bir dini veya hukuki hassasiyet gözetmeksizin kendi başına buyruk hareketle bütün Ortadoğuyu gözyaşına mahkum ediyor. Maalesef bu durum tamamen Ümmetin ve ümmetin liderlerinin suskunluğundan kaynaklanmaktadır. Lakin şunu bilmelidirler ki zalimin zulmü hiçbir zaman karşılıksız kalmadı yine kalmayacaktır.
Buradan katil İsraile sesleniyorum, Önce kendi tarihinize ardından bizim tarihimize iyi bakın. Bakın ki zulmün karşılıksız kalmadığını, mazlumların ahının zalimlerden nasıl alındığını görün. Görün ki mahremimize el uzatmayı aklınızdan bile geçirmeyin, görün ki bu güne kadar yaptıklarınızın burnunuzdan fitil fitil gelene kadar karşılıklarını alacağınızı anlayın.
Hz Ömer r.a efendimiz 636 da Kudüs’ü feth ettiğinde Bizans boyunduruğunda inim inim inliyordunuz zulmü biz durdurduk, bölgeyi sukûna gönülleri sürûra gark eyledik. İlya’yı Kudüsü Şerif yaptık.
Daha sonra hırs ve tamahınızdan dolayı çıkardığınız fitneler neticesinde sebep olduğunuz 88 yıllık Haçlı zulmüne Sultan Selahaddin ile dur dedik. Bizim tarih boyunca girip ihya ettiğimiz Haremi Şerif ve Kudüs’ü, siz tarih boyunca imha ettiniz.
Fakat fitnenin kol gezdiği Kudüs Şerifi bu sefer de Hadimül Harameyn Eş-şerifeyn Yavuz Sultan Selim Han ile sükunete kavuşturduk. Bizim meslegimiz zalimin tahtını başına geçirmektir. Sizin mesleğiniz ise zülm ve haksızlık ile fitne fesadın kaynağı olmaktır. Lakin karşınızda Kudüs ve Mescidi Aksayı ve dahi
tüm Ortadoğuyu asırlarca adalet ve huzur ile muhafaza eden, idare eden, hiçbir karşılık beklemeksizin ihya eden Osmanlı torunları vardır.
Selahaddinler, Yavuzlar, Abdülhamidler tükendi zannetmeyin. Biz yine geleceğiz. İhanet üzerine kurduğunuz saltanatınızı başınıza geçirmeye, günahsız sabîlerin gözyaşlarının, kanını akıttığınız kardeşlerimizin hesabını sormaya geleceğiz.
Bu sefer öyle bir geleceğiz ki sizin kökünüzü kazıyacak, akıttığınız kanda boğacak, yeniden Ortadoğuda çıban başı olmamanız için cehennemin dibine yollamaya geleceğiz. Öyle geleceğiz ki arkasına saklanacak ne bir taş, ne de bir garkad ağacı dahi bulamayacaksınız.
Kardeşlerim, Kudüs bize Sultan Abdülhamid Hanın mirası ve emanetidir. Bugün olacakları tahmin ettiği için hayatı pahasına Kudüs ve Mescidi Aksayı Yahudi tasallutundan koruyan Abdülhamid
Hanı tahttan indirdiler, sonrası malûm. Kan ve gözyaşı, sönmüş ocaklar, öksüz ve yetim kalan yavrular, sahipsiz kalan bacılar, zindanlarda geçen yıllar. Kısaca Abdülhamid Handan sonra
bölgede acı dinmedi.
Peki emanet sahipsiz mi? Asla. Asla Abdülhamid Hanın emaneti sahipsiz değil.
Rasûlullah s.a.v efendimizin emaneti sahipsiz değil, Selahaddinin, Yavuzun emaneti sahipsiz değil. Nasıl 636 da girdi isek, 1071 de, 1187 de, 1516 da girdi isek bugün de Kudüse, Mescidi
Aksaya hazırlanıyoruz, onun için gayret ediyoruz, gecemizi gündüzümüze katıp yine girecek ve zalimin tahtını başına geçireceğiz.
Müjdeler olsun kardeşlerim, zulmün sonu gelmiş, zalimin zulmü bir milletin uyanışına sebep olmuştur. Nasıl Ayasofyayı açtı isek sırada özgür Mescidi Aksa da kılınacak namazlarımızı var. Zaman ve zemin hazır, sefere çıkacak ordunun neferleri olarak sizlere müjdeler olsun.
Rabbim en kısa zamanda Mescidi Aksa da fatih komutanlar ve fethin aslanları ile şükür secdelerine kapanmayı cümlemize nasip eylesin.
Cumamız ve Ramazanımız mübarek olsun, bütün dünyada zalimler kahrolsun, onların kahrolmasına da yine Osmanlı torunları
olarak bizleri vesile kılsın Rabbimiz...









YORUMLAR