Reklam
Reklam

"Başıboş, çocuk, itperest" gibi kavramların kullanılmasındaki asıl gerçek!

Yeryüzünde yürüyen hertürlü hayvan ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi, ancak sizin gibi toplum yani birer ümmettirler. Onların da durumları, rızıkları, ecelleri yazılmıştır. Biz kitapta tek bir şeyi bile ihmal edip, eksik bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzuruna toplanacaklardır.

"Başıboş, çocuk, itperest" gibi kavramların kullanılmasındaki asıl gerçek!
23 Eylül 2022 - 12:12
 “Hayvan öldürmeden insan öldürmeye sadece bir adım vardır"
 Lev TOLSTOY



Hangi teknikle toplumsal yapıyı hedef alıyorlar?
Ne meseleymiş; bitmedi, gitti. Bitmez; çünkü insanın kendiyle olan meselesinden
bağımsız ele alınamaz. Nedir insanın kendisiyle olan meselesine gelince işimiz daha da
derinleşiyor. Girişte derine inmek pek matah bir şey değildir. O yüzden girişte temel konuları
hatırlatmakta fayda var. Türkiye’de sözüm ona iddia o ki 10 milyon başıboş köpek varmış.
Öyle hafife alınacak iddia ve iddia sahipleri yok karşımızda. 1 Peki, gerçek böyle mi? Bunu
kimse bilmiyor, bilemez. Çünkü kimsenin elinde böyle bir veri tabanı yok. Fakat Türkiye’de
kimse zaten buna ihtiyaçta duymuyor. Bilgi genelde manipülasyon aracı olarak eğilerek,
bükülerek istenilen yönde amacına uygun olarak kullanılıyor. Şunu baştan ortaya koyalım ki
anlamsız eleştirilerin önünü alalım. Son dönemde artan saldırganlık davranışları neticesinde
çok üzücü olaylara tanık oldu. Can kayıplarımız oldu. Yavrularımız yaşamını yitirdi.
Hepimizin yüreği yandı. Yapılması gerekenler yapılmayınca maalesef sonuçlar çok üzücü
oldu. Önlem alması gereken yetkisizler herkes gibi sadece üzüldü. Buraya kadar yine de her
şey anlaşılır. Biz de tam bu noktada devreye girdik ve yetkisizlere yetkili olduklarını
hatırlatıp, yapılması gerekenler için kamuoyu baskısı oluşturmaya çalıştık. Acılı ailelerle
birlikte sorunun çözümü için birlikte hareket etmeye çalıştık. Sorun belli çözümü vardı.
Kanun, yasa, yönetmelik hepsi eksik fazla ortadaydı. Siyasi irade de soruna duyarsız kalmadı
ve ilerlemeye başladık. Tam bu sırada nasıl? Nerden? Kim olduklarını bilemediğimiz ki
sonradan anlamış olsak da ne yaptıklarına anlam veremediğimiz bir güruh türedi. Hep
ölümden, öldürmekten ve uyutmaktan bahsediyorlardı. Açıkçası önceleri pek de ciddiye
almadık. Yok canım dedik. Yapamazlar. Bu kadim topraklar buna izin vermez. Merhamet var
dedik. Ciddiye almaya başladığımızda çok geç kalmıştık. İzmir’den geldi acı haber. (2)

--------------------

(https://www.haberturk.com/son-dakika-kopek-tartismasinda-komsularini-katletti-3-kisiyi-oldurdu-3467033)

------------------

Mesele sadece sokak hayvanları meselesi değil hedef ülkenin orta geleceği ve güvenliği!

Tarihler 10 Haziran 2022’yi gösteriyordu. Saat 16:00 sularında gerçekleştirilen katliamda aynı aileden
3 can hayatını kaybetti. Döngül Köşek eşi Yahya Köşek ve kızları Funda Güçlü hayata vahşi
bir şekilde yaşamdan koparılırken 2 evlat da annesiz kaldı. Katil’in ağzındaki “başıboş”
ifadesi beyin altına nasıl girildiğinin de göstergesi oldu. Tarifsiz acının ardından yine
gündeme aynı güruh geldi. Geleceği ve olacakları bilmişlerdi. Kan akacak dediler, sabrımız
kalmadı dediler, silahlanıyoruz dediler ve dediklerinin hepsini yaptılar. Kimdi bunlar?
Nereden çıkmışlardı? Arkalarındaki güç odakları kimlerdi? Ne istiyorlardı bu ülke
insanlarından? Neden sürekli katliam çağrısı yapıyorlardı ve yaptılar.
Duyarlı ve merhamet sahibi bir avuç insan tüm organize kötülük girişimlerine karşı
durmaya çalıştılar. Ses oldular. Su oldular. Aktılar organize kötülük karşında. Hem
kendilerine karşı fiili saldırılardan korunmaya çalıştılar 3 . Palalı ve silahlı saldırganların
organizasyonu kıtalar ötesinden yönetilmekteydi. Mesele sadece sokak hayvanları meselesi
olmaktan çıkarılmıştı. Hedef ülkenin orta geleceği ve güvenliğiydi. Kaos planı devreye
sokulmuştu sanki. Bu konuda duyarlı ve öngörü sahibi gazeteciler uyarılarını yapmıştı. 4 Ama
pek sesleri duyulmadı. Yerleşik medya düzeni küreselcilerin sözcüsü gibiydi sanki. Aynı
tonda aynı sertlikte ölüm ve uyutmaktan bahsediliyordu. 5 Evet hüküm verilmişti ve artık
haramilerin söyledikleri duyuluyordu ekranlarda. Ama bazı STK’lar merhametli gazeteciler,
bir iki sanatçı ve özellikle gönüllüler her şeye rağmen vazgeçmediler mücadelelerinden.
Sordular, sorguladılar ve çözüm üretmeye çalıştılar.

Bunların başında Gazeteci Arzu Erdoğral yer almaktadır. Sanatçı Cenk Eren,
Gazeteci Gaffar Yakınca’da bu sorunun çözümü için büyük çaba sarf edenlerden.

---------------------------------------

 (https://www.haberturk.com/son-dakika-kopek-tartismasinda-komsularini-katletti-3-kisiyi-
oldurdu-3467033
)
3 (https://www.ntv.com.tr/turkiye/sitede-kopek-besleyen-aileye-palali-saldiri-5-
gozalti,1XT5lKz_k0iDqABPMl8uTg)

4 (https://www.aydinlik.com.tr/koseyazisi/kopekler-ve-multeciler-320187)
5 Uyutulmalı... Çünkü başka çaresi yok! ( https://www.haberturk.com/yazarlar/sevilay-yilman-2383/3481842-ya-evinize-alacaksiniz-ya-da-barinagi-kabul-edeceksiniz)

-------------------------
iyilikten yana Radyo programcısı Zeki Kayahan Coşkun’un da bu sürece insani katkısı da çok değerlidir. Gönüllü hayvanseverler de gecesini gündüzüne kattı. AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut’ta bu konuda büyük duyarlılık gösterdi. Sayıları bir kaçı geçmese de kaos ortamı çıkarmak isteyenlere karşı hiç durmadılar. (Arzu Hanım hem gazeteci olarak tüm plaza medyasındaki öldürelim çığlıklarına karşı durmaya çalışıyor hem de sahada çözüm üreterek adeta sessiz destan yazıyordu. Ürettikleri çözümleri ilgililere rapor olarak sundular. Çözümün sadece talep edeni değil parçası olmak için ellerinden geleni yapmaktalar. Geliştirdikleri proje ile bu konuda samimiyetlerini ortaya koydular. Projenin adı “Mancacılık 2022” ve projenin amacı insanların ve hayvanların güvenliğini sağlamak. İnsanların ve hayvanların mutlu olmasını sağlayacak altyapıyı uygulamaya koymak. Hayvanların doğru şekilde beslenmesi, eğitilmesi, ihtiyaçlarının giderilmesi, insanların korkularının önüne geçilmesi olarak ifade edilmektedir. (6) Bu bağlamda soruna hem merhamet dolu hem gerçekçi çözümler sunan
HAYKADER gibi STK’ların dinlenip muhatap alınarak ilerlenmesi gerekmektedir. Umarım
bu süreç çok fazla uzamaz. Bu yazının başında belirtilen derin meselenin psikolojik yönlerini
başka bir yazıda ele almak umudu ve inancıyla.

6 (https://haykader.com/haberler-86/mancacilik-2022-projesi-nedir.html)

Mesele sadece sokak köpekleri değilmiş de peki neymiş?

Bu güruhu mesele kavramıyla ortaya serilmememiz bizim meseleyi geçte olsa fark
ederek üstüne daha ciddiyetle eğilmemizdendir. Yoksa bunlar bir davayı mesele yapacak ya
da kendi inançları uğruna bedel ödeyecek tipler değil. Daha çok boş heva ve heveslerinin
peşinde yaşayan tipler. Keşke daha deruni olsalar.
(7) ben de meselemi hiçliğe bıraktım. 
oh! oh!
artık tüm dünya benim öz malım!
oh! oh!
sonu geldi şölenin, şarkıların,
dibini de tükettin fıçıdaki şarabın!
tortusunu tümüyle dışarıya boşaltın!

Bu yönüyle kullanışlı olduklarını belirttiğimiz arkadaşların, hangi irade, kimler tarafından Atlantik ötesi bağlantılarıyla; Türkiye’de kimleri Devlet’e, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Cumhurbaşkanı Başdanışmanına, Bakanlara, hayvan severlere karşı nefret diliyle hedef alarak yönlendirdikleri gerçek gazeteciler tarafından zaten çok yazıldı ve çizildi.
8 Biz biraz daha işin altta yatan psikolojik yönlerini ele alalım. İnsanları kategorize etmemek lazım gibi süslü lafları bir yana bırakarak size büyük kitaptan bahsetmek istiyorum. Yok öyle düşündüğünüz gibi değil. Bizim dünyanın büyük kitabı. Halk arasında DSM-5 9 olarak son haliyle bilinen o meşhur kitap. Sanırım 1952’den bu yana mukaddes kitap

--------------------------------

7
https://www.google.com/search?q=benim+meselem+goethe&safe=active&rlz=1C1NDCM_trTR974TR974&ei=S
78iY467HqGHxc8Pr5em2A8&start=10&sa=N&ved=2ahUKEwjOjLebj5b6AhWhQ_EDHa-
LCfsQ8NMDegQIARBa&biw=1269&bih=661&dpr=1.5

8 https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/devleti-ve-cumhurbaskanini-tehdit-edenlere-aciktan-destek/711790

 --------------------------
olarak hayatımızdaki yerini koruyor. İnsanları tanılayıp, paketleyip ya da etiketleyerek bir
dosya haline getirmek çok tercih ettiğimiz bir şey olmasa da, mesele sessiz kullara düşman
insanımsılar olunca, celali isyanları gibi fırtınalar kopuyor yüreklerde. Bir nebze rutinin dışına
çıkalım. Şimdi meselenin özündeki bireysel yöne eğilmemiz gerekiyor. Yok, öyle bu sessiz
kullara düşman olanların çocukluğuna falan inecek değiliz. Ne zamanımız var buna ve de
oralarda bizi pek matah şeyler beklemediğinin farkındayız. Biz daha çok bu yapıda
insanımsıların bireysel olarak cemiyet içerisindeki gizli ve tehlikeli durumlarını ele alarak
ilerleyeceğiz. Bunların bir kısmı herkesin bildiği psikopat diye tabir edilen bir grup. Ki her
şeyin içini boşaltarak hayatımıza önemli katkılar sunan ‘popülerci’lerin idolünün tabiriyle
psipisikopatlar. (10) Literatürdeki ifadesiyle anti sosyal kişilik bozukluğu. Ama inanın bildiğimiz
haliyle psikopat daha anlamlı.

‘ Psikopatlar, insanları büyüleyen, onları kendi istedikleri şekilde yöneten, yaşamda
acımasızca kendilerine bir yol açan ve bunu yaparken de, arkalarında kırık kalpler, yıkılmış
beklentiler ve boşalmış cüzdanlardan oluşan geniş bir iz bırakan toplumsal yırtıcılardır.
Vicdandan tamamen yoksun olan ve başkalarına karşı hiçbir şey hissetmeyen psikopatlar,
bencilce istediklerini alır, canlarının istediğini yapar, bu arada en ufak bir suçluluk ya da
pişmanlık duymaksızın toplumsal kuralları çiğner ve beklentileri umursamazlar. Dehşete
düşen kurban umutsuzluk içinde sorar "Bu insanlar kimler?" "Neden böyleler?" "Kendimizi
onlardan nasıl koruyabiliriz?" Bu ve benzeri sorular, yüzyılı aşkan bir süredir klinik
tasarımların ve deneysel araştırmaların ve çeyrek yüzyıldır da kendi çalışmalarımın odak
noktası olmasına karşın, psikopatın ölümcül gizemi özellikle son birkaç on yıldır açığa
çıkmaya başlamıştır.’ (11)

Özünde öyle çok pisi pisi diyerek sevimli hale getirilecek bir durum yok. Kendilerini
şöyle özellikleriyle gösterirler.

--------------------------

9 The diagnostic and statistical manual of mental disorders kısaltması, amerikan psikiyatri birliği tarafından yayınlanan, zihinsel hastalıklara tanı koymaya yardımcı kitabın son versiyonu.
10 ‘Pisi psikopatım billah yaparım’
11 Robert D.HARE, Vicdansızlar/ Anti Sosyal Kişilik Bozuklukluğu, HYB Yayınları, 2006, İstanbul

-------------------------------

‘Toplumda "Psikopat" diye tanımlanan kişilerin dahil olduğu bir kişilik bozukluğudur.
Birçok davranışları ile uzun süre toplumsal yasalara ters düşen, suç sayılan davranışlar
gösteren kişiler bu tanı sınıfına girerler. Çocukluk çağında davranım bozukluğu (conduct
disorder) tanısı alan bu kişilere 18 yaşından sonra antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konur.
Bu kişiler toplum kurallarına uyma güçlükleri ve öfkelerini kontrol edememeleri nedeni ile
sık sık karakollara düşerler ve tutuklanırlar. Rahatsızlıkları ile ilgili içgörüleri olmadığı için
aldıkları cezaları kendilerine haksızlık olarak algılarlar.’

Bu kişilik bozukluğu için tanı kriterleri:

 Tutuklanması için zemin hazırlayan eylemlerde tekrar tekrar bulunmakla belirli, yasalara uygun toplumsal davranış biçimine ayak
uyduramama

 Sürekli yalan söyleme, takma isimler kullanma ya da kişisel çıkarı, zevki için başkalarını atlatma ile belirli dürüst olmayan tutum.

 Dürtüsellik (impulsivite) ya da gelecek için tasarılar yapmama

 Yineleyen kavga dövüşler ya da saldırılarla belirli olmak üzere sinirlilik ve saldırganlık

 Kendisinin ya da başkalarının güvenliği konusunda umursamazlık

 Bir işi sürekli götürememe ya da mali yükümlülüklerini tekrar tekrar yerine getirmeme ile belirli olmak üzere sürekli bir sorumsuzluk

 Başkasına zarar vermiş, kötü davranmış ya da başkasından bir şey çalmış olmasına karşı ilgisiz olma ya da yaptıklarına kendince
mantıklı açıklamalar getirme ile belirli olmak üzere vicdan azabı çekmeme (12)

Sessiz kullara ki bu kavramı da yeri gelmişken biraz açalım,

‘Bilir misiniz yeryüzünün sessiz kullarını? Ağızları vardır fakat dilleri yoktur. Yemek
yerler su içerler yani insanlar gibi beslenirler onlar da. Hz. Mevlana aktarıyor bizlere, Allah
(cc) onlardan bahsederken şöyle buyurmuştur. “Hayvanlar benim sessiz kullarımdır. Onlar
şimdi zulme susuyorlar ama hesap günü konuşacaklardır! ” Yeryüzünün sessiz kulları
hayvanlardır.’ (13)

-----------------------------

12 https://www.psikonet.com/antisosyal-kisilik-bozuklugu_nedir-115.html
13 Sessiz Kullar: https://www.lavinyadergisi.com/product/details/?id=12969


Evet, bu tayfa daha çok sessiz kullara eziyet edip tatmin oluyor ki sahipsizler ve kimse
peşine düşmez diye düşünüyorlar. Ama büyük yanılgı içindeler .‘Bu dilsiz hayvanlar
hakkında Allah’tan korkunuz .’ 14 Tabii onlar meseleyi sadece bir cihetten ele aldıklarından
kendilerince haklılar. Konuyla ilgili yasanın açık hükümlerine rağmen 15 5199 takip ve inatla
savunulması ortaya konulmadıkça yürüklükte olmasına rağmen işlevsiz kalabiliyor. 16 Bu
konuda da pek sorun olacağını düşünmüyorum. Şöyle ki Türkiye’de her ilde her kasabada bu
konuya hassas davranan ve gerekeni yapan cesur yürekli insanlar ve oluşumlar var. Birçok
dernek ve yapı içerisinde umutla ve inançla bu faaliyetleri hiçbir karşılık gözetmeden yerine
getiriyorlar. Ortaya koydukları performansa bakınca isteklendirme kaynakları dikkat çekiyor.
Emir olunduğu gibi dosdoğru yaşamaya çalıştıkları çok belli. Hepsini burada anamamakta
var yine de Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu Başkanı Nesrin Çıtırık,
KaradenizFed Onur Kurulu Başkanı Haydar Özkan, Hayvanları Koruma Kurtarma ve
Yaşatma Derneği Başkanı Erman Paçalı, Hayvan Haklarını Koruma Federasyonu Başkanı
Nihal Kasa ve tabii ki Hayvan Yaşamına Katkı ve Koruma Derneği (HAYKADER) öne
çıkanlardan. Sahada mücadele veren isimlerden biri olan Emine Ertuvan gibi isimleri de
unutmamak lazım. Birçok yerde mücadele veren ve koşturan dostları burada isim isim
yazamasam da hepsi gönlümüzde yazılı emin olun.
HAYKADER hem sahada kurduğu çiftlikle ve tüm Türkiye’de gönüllü ve üyeleriyle hizmette
bulunuyor.

Sadece hayvanlar değil çocuklarımız da tehlikede
14 Resulu Ekrem (sav) Peygamber Efendimizin yaptığı uyarı çok net.
15 Bu Kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.
16 İçişleri Bakanlığı’nın çok anlamlı uygulama ve desteklerini bir kenara not etmekte fayda var. Bakanımız Sn.Süleyman Soylu’nun talimatıyla 2020 yılında çevre, doğa ve hayvanlara yönelik işlenen suçların engellenmesi, işlendiyse faillerinin yakalanabilmesi amacıyla Emniyet ve Jandarma teşkilatı bünyesinde Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma birimleri kuruldu. (https://www.icisleri.gov.tr/haydi-uygulamasi-sayesinde-27-bin-758-
ihbara-aninda-mudahale-edildi
.)

HAKADER’de neden üye olduğuma gelince; sahada mücadele verirken hem de geliştirdiği
projelerle 17 yaşanılan sorunlara çözüm ortağı olarak katkı sunuyor. Konunun özüne tekrar
dönersek sessiz kullara her türlü eziyeti, yakmayı 18 , zehirlemeyi 19 gözünü kırpmadan yapan bu güruh bizim hemen bakınca orada tanıyacağımız tiplerden oluşmuyor sadece. Toplumda
kendilerini normal tipler gibi gösterip, ellerine fırsat geçince içlerindeki vahşeti ortaya
çıkarabiliyorlar. Şimdilik bunu sessiz kullar üzerinden yapsalar da, kendi çocuklarımıza da
her an için tehlike oluşturuyorlar.

‘Hayvanlara yönelik şiddet ve insanlara yönelik şiddet arasında bir bağ olup olmadığı konusu
seri katiller ve nitelikli cinayet suçları işleyen kişileri geçmiş profillerinde hayvanlara şiddet
uyguladıklarının fark edilmesi ile bilimsel araştırmalara konu olmuştur.’ (20)

Dolayısıyla başta söylediğimizi hep hatırlatacağız meselenin sadece hayvan hakları
meselesi olmadığını katil sürülerinin hep yüzüne vuracağız. Meselenin özünün, bir canlıya
zarar vermekse ki şimdilik sesiz kullar tercih ediliyor, hayvana verilen zarar ile yine bir canlı
türü olan savunmasız çocuklara zarar verme potansiyeli olarak arada Çin seddi olmadığını
biliyoruz. Ve buna asla izin vermeyeceğiz. Şimdilik son sözü alta yazalım ama bilin ki
yazmaya ve mücadeleye devam edeceğiz.

Neden özellikle “Başıboş, çocuk, itperest, hayvanperest” gibi kavramları kullanıyorlar?


Meselenin kavramsal boyutuna da değinmek isteriz. Malum meseleler kavramsız (21)

----------------------------------

17 https://haykader.com/haberler-86/mancacilik-2022-projesi-nedir.html inceleme ve desteklemekte fayda var.
18 https://www.haberturk.com/video/haber/izle/sariyerde-vahset-yavru-kopegi-diri-diri-yaktilar/730212
19 https://www.hurriyet.com.tr/gundem/9-yavru-kopegi-kopek-etiyle-zehirlemisler-42068236
20 https://www.ibaness.org/bnejss/2020_06_special_issue/24_Karakaya_et_al.pdf
21 Kavram İng. concept, notion

-----------------------------
kavranmaz. Nakıs kalırız. Refleksif 22 düşünmeyle karşımızdaki yığının düşünsel dünyasına
burnumuzu tutarak giriş yapalım. Dayanılmaz bir koku olsa da bunu yapmak zorundayız.
İnsan ne düşünüyorsa biraz da odur. Bu güruhun düşünsel dünyası da bizi pek şaşırtmadı. Bu
dünyanın ne menem bir dünya olduğunu hakkında ipuçlarını kullandıkları kavramlardan
anlıyoruz. Bu yığının düşünsel çöplüğüne dair ufuk açıcı yazıları kaleme alan Gazeteci Arzu
Erdoğral’ın 23 dikkat çektiği özellikle bunlar tarafından belli kavramların kullanılması
meselesini bu bağlamda ele almak gerekir. Nedir bu kavramlar dönderip dönderip aynı
kavramları kullanarak belli bir teknikle toplumsal yapıyı hedef alıyorlar. Kullandıkları
kavramlardan en çok öne çıkanları şunlar; BAŞIBOŞ, ÇOCUK, İTPEREST,
HAYVANPEREST liste uzatılabilir. Faka bunlar bize yeter. Üzerinde duracağımız ve bu
yığının sıkça kullandığı kavramlar bunlar.

‘Bugün bizim "algı yönetimi" olarak tanıdığımız, incelediğimiz konu, yaklaşık 15
yıl öncesine kadar bir psikolojik savaş yöntemiydi. Bugünkü şekliyle adlandırılması ise ABD
Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yapıldı. Buna göre, algı yönetimi genel olarak
"hedef kitlenin güdülerini, amaçlarını, duygularını etkilemek ve yönlendirmek amacıyla
derlenmiş bilginin yayılması faaliyeti" olarak tanımlanıyor. Bu yalnızca kitlelerin değil,
çeşitli yöntemlerle gerçeklik görüntüsünün tasarlanması, örtbas ya da psikolojik operasyonlar
aracılığıyla bir "enformasyon çevresi" şekillendirerek karar vericilerin davranışlarını
yönlendirme amacını da içeriyor.’ 24

Sahipsiz yerine ki onların ve her şeyin bir sahibi var ve O (25) bize yeter özellikle...

---------------------------------

Bir şey üzerinde birçok ayrı algıları kapsayan genel düşünce. (https://kelimeler.gen.tr/kavram-nedir-ne-
demek-182832)
22 Refleksif düşünme nedir? Kendini bir obje gibi ele alıp, kendi hakkında ve kendi düşünceleri ile ilgili düşünme
durumudur. Bir öze dönüşü ifade ederek, düşünme üzerine düşünmedir.
23 Devlet’e, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Cumhurbaşkanı Başdanışmanına, Bakanlara, hayvanseverlere tehdit,
iftira, hakaret! ( https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/devleti-ve-cumhurbaskanini-tehdit-edenlere-aciktan-destek/711790 )
24 https://www.lacivertdergi.com/dosya/2022/08/24/gecen-yuzyildan-gunumuze-psikolojik-harp-ve-algi-yonetiminin-kisa-tarihi

---------------------------
BAŞIBOŞ kavramını tercih ediyorlar. Bu kavram daha ajitedir ve saldırganlık içeriyor. Kimse
başıboş bir eşi, işi arkadaşı vb. olsun istemez. Buradan hareket eden algı yönetimi eğitimi
almış Atlantik ötesi oluşum sürekli ve sistematik olarak aynı kavramlar üzerinden algı
oluşturmaya devam ediyor. Başıboş kavramını böylesine fütursuzca, sokak canları için
kullanan bu güruh Her türlü gizli saklı ortamda, dijital dehlizlerde, sohbet odalarında, Atlantik ötesi alışkanlıklarıyla hiçbir şekilde kendilerini de kolaylıkla dâhil edebileceğimiz başıboş insan
sorunuyla zerre ilgilenmez. Çünkü samimi değiller. Diğer sıkça tercih ettikleri kavram olarak
çocuk ve çocuklarımız. Tabii çocuklar bizim her şeyimiz, siz bu vahşi grubun çocuk
masumiyeti arkasına sığındıklarına bakmayın, çocuklar zerre umurlarında değil. Bunu sokak
canlarınını yakarak, zehirleyerek katleden bu insanımsılar, bunu çok daha rahat bir şekilde
çocuklarımıza da yapabilir. Bu yönde yayımlanmış çok sayıda bilimsel çalışma
bulunmaktadır. Üzülerek şunu söyleyebiliriz ki salında sokak canlarına taciz, tecavüz dâhil yaptıkları yaşattıkları tüm iğrençlikler birer prova niteliğinde. Bu tür psikopatlar fırsatını bulduklarında sokak canlarından sonra en savunmasız canlılar olan çocuklarımıza yönelmektedirler. Bu tür vahşice taciz, tecavüz ve öldürme haberlerine gazetelerin ikinci sayfalarında çok sık rastlamaktayız. İşte bu samimiyetsiz başıboş tayfası, bu konularda hiç seslerini çıkarmazlar. Çokça kullandıkları diğer bir kavram ise İTperest kavramı. Bu iğrenç grup, Atlantik ötesi etkilenme ve yönlendirmelerinden aldıkları deneyimle toplumun en hassas olduğu manevi çağrışımları fütursuzca kullanmaktadırlar. Sözüm ona bu canlara sahip çıkanlar onlara sevmenin ötesinde fetiş derecesinde ilgi duymakta ve hatta onlara tapınmaktadırlar. İşin garip tarafı bu saçmalığı dile getirip hileli yönlendirme ve toplumsal kışkırtmalar yapmaya

----------------------

(25) ‘Yeryüzünde yürüyen hertürlü hayvan ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi, ancak sizin gibi toplum yani birer ümmettirler. Onların da durumları, rızıkları, ecelleri yazılmıştır. Biz kitapta tek bir şeyi bile ihmal edip, eksik bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzuruna toplanacaklardır.
https://www.kuranmeali.com/AyetKarsilastirma.php?sure=6&ayet=38)
(ENAM:38)

-----------------------------
çalışanların çoğunun hiçbir dini manevi hassasiyete sahip olmamaları. Onlar için her şey araç
haline gelebilmekte ve kendi çıkarları doğrultusunda kullanılmaktadır.

Her şeye rağmen hakikat kendisini ortaya serilmiyor. Sokak canlarına sahip çıkan ve
destek verenler, bu toprakların gerek insani gerek manevi farklı ve birbirini tamamlayan tüm
ortak değerlerinden hareketle ilerlemekteler. Bu konuda öylesine temiz ve samimi duygularla
hareket ettikleri için çoğu zaman kendi olanaklarıyla maddi ve manevi imkânları zorlayarak
ama canı gönülden desteklerini sürdürmekteler. Daha ne yapsınlar ki? Bu toprakları her cihet
ve görüşten samimi insanları kadim merhamet değerlerini yaşatmak uğruna canlarını bile
verdiler. İzmir katliamını unutmayacağız. Bu bağlamda Atlantik ötesinden fonlanan kargaşa
planlamacı uzmanı başıboş tayfasının işi zor. Başaramayacaklar. Bu ülke topraklarında
huzuru bozamayacaklar. Göreceksiniz. Sevimiz ve birlikteliğimiz galip gelecek. Unutmayın
yola ikna edilmişlerle değil inanmışlarla yola çıkılır. Ondan dolayı korksunlar bizden.

Kaynak: HAYKADER


Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum