Asgari Vicdana Sahip Olmak
24 Kasım 2022 - 02:16
ASGARİ VİCDANA SAHİP OLMALI İNSAN
İlgilisine:
İktisadi teşekküller için “olmasa ne güzel olurdu” türünden gider kalemleri vardır. (Doğru-yanlış) Eski Milli Eğitim Bakanı Emrullah Efendi'nin "Şu mektepler olmasaydı, ben bu maarifi ne güzel idare ederdim" veya yine üretim yapan firmaların, belediyelerin, sevilmeyen üvey evladı olan arıtma tesisleri, temizlik işlerinin, yatırım ve maliyetleri bakımlarından, ayrıca zahmetlerinden kaçınmak için her türlü gayret sergilenir. Zira bunlar yüklü maliyetler içerir, getirisi olmaz, alkış alınmaz, kamuoyunun haberi bile olmaz. Kitlelerin karşısına çıkıp bunlarla övünülmez. Bunlar rahatsız edici boyutta kamuoyunun gözüne batarsa, işte o zaman müdahale edilir ve ‘BAŞARDIK’ denilir.
2004 yılında 5199 sayılı kanunun yönetmelikleri hazırlanırken, Valilikte yapılan toplantıda, o tarihlerde sahayı en iyi bilen, sokak hayvanlarının yaşatılması ve rehabilite edilmesiyle ilgili uzmanlığa sahip, Nesrin Çıtırık hanımefendi, ısrarla “kısırlaştırma yapılması” gerektiğini, ileri tarihlerde popülasyon olarak “hak etmedikleri halde” sokakta yaşayan hayvanların rahatsız edici sayılara varacağını, kısırlaştırmanın kanun veya yönetmelikte yer alması, belediyelerin bu işe dahil edilerek devlet erkinin sürekli çözüm üreten tarafta olması gerektiğini ısrarla vurgulamış ve bu kısırlaştırma TBMM’ye ve Bakanlığa rapor olarak girmişti. Nesrin hanımın tecrübesi ve gelecekte yaşanabilecek problemleri öngörmesi açısından taktire şâyandır.
Bu gün sokak hayvanları, itlaf ve bertaraf lobisi tarafından, Müslüman halka ve muhafazakar bir Hükümete, merhamet ve korumacı tavrın aksi yönünde karar almaya yönelik sosyal medya baskısı uygulamıştır. Belediyeler ve yönetimler hizmet verdiği belde halkının içinden çıkmış, aklı başında çözümlere kulak vermelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamaların vicdan yoksunu kişilerin yanlış tevil etmesiyle bu iş toplu itlafa götüreceğe benziyor. Hatırlayınız, harita üzerinden işaretleme yaptırarak sadist ve vicdanı iptal olmuş kimseler, işaretlenen yerlere giderek, ya silahlarıyla, ya da zehirli yiyecek vererek acılar içerisinde kıvrana kıvrana ölen zavallı hayvanların ölüleri sosyal medya da infiale yol açmış, yürekleri yaralamıştı.
Merak ediyoruz, vazifesini yapmayan belediyelerin kabahatlerinin (!) cezasını sokaklarda yaşamaya mahkûm olmuş zavallı hayvanlara mı ödetilecek? “Barınak yok, kusura bakmayın” diyerek vicdanını aldırmış bir veteriner Bürütüs'ün ifadesiyle, “acısız” itlaf mı edilecek?
Esasen yıllarca kısırlaştırma merkezleri kurun diye yalvaran hayvan severlerin sesi duyulmadı, zira orada “alkış yok, getiri yok, yatırım ve istihdam çok” bir durum söz konusuydu.
Şuraya bir not iliştirmek istiyoruz; 20 yıl devlet yönetimi konusunda, yanıp sönen yıldızlar gibi onlarca devlet başkanı ile çalışmış, bize göre devlet ve halk idaresinin pîri olmuş Başkan Recep Tayyip Erdoğan birçok konuda olduğu gibi ya yanıltılmış ya yetersiz bilgi verilmiş, yada emir ve talimatları kasten veya kifayetsiz kimseler tarafından anlaşılamamıştır. Zâtı-âlileri 2023 vizyonu derken, daha fazla çalışma, müreffeh bir ülke, huzur ve barış ortamını işaret ederken, bir takım kimseler tarafından anlaşılmamasına özen gösteriliyor olması ne acı!
Bu bağlamda sokak hayvanlarına gelebilecek zarar, duyguların savrulduğu bir kesitte, kamuoyunda kapanmaz bir vicdan yaralanmasına yol açacaktır.
Bu konuyla ilgili verilecek her kararın,
kabir kütüğüne kaydedileceği unutulmamalı,
Taşköprü Gazetesi
Tarihçi Murat Bardakçı'nın Yazısı ile Birlikte Okunmalı:
İlgilisine:
İktisadi teşekküller için “olmasa ne güzel olurdu” türünden gider kalemleri vardır. (Doğru-yanlış) Eski Milli Eğitim Bakanı Emrullah Efendi'nin "Şu mektepler olmasaydı, ben bu maarifi ne güzel idare ederdim" veya yine üretim yapan firmaların, belediyelerin, sevilmeyen üvey evladı olan arıtma tesisleri, temizlik işlerinin, yatırım ve maliyetleri bakımlarından, ayrıca zahmetlerinden kaçınmak için her türlü gayret sergilenir. Zira bunlar yüklü maliyetler içerir, getirisi olmaz, alkış alınmaz, kamuoyunun haberi bile olmaz. Kitlelerin karşısına çıkıp bunlarla övünülmez. Bunlar rahatsız edici boyutta kamuoyunun gözüne batarsa, işte o zaman müdahale edilir ve ‘BAŞARDIK’ denilir.
2004 yılında 5199 sayılı kanunun yönetmelikleri hazırlanırken, Valilikte yapılan toplantıda, o tarihlerde sahayı en iyi bilen, sokak hayvanlarının yaşatılması ve rehabilite edilmesiyle ilgili uzmanlığa sahip, Nesrin Çıtırık hanımefendi, ısrarla “kısırlaştırma yapılması” gerektiğini, ileri tarihlerde popülasyon olarak “hak etmedikleri halde” sokakta yaşayan hayvanların rahatsız edici sayılara varacağını, kısırlaştırmanın kanun veya yönetmelikte yer alması, belediyelerin bu işe dahil edilerek devlet erkinin sürekli çözüm üreten tarafta olması gerektiğini ısrarla vurgulamış ve bu kısırlaştırma TBMM’ye ve Bakanlığa rapor olarak girmişti. Nesrin hanımın tecrübesi ve gelecekte yaşanabilecek problemleri öngörmesi açısından taktire şâyandır.
Bu gün sokak hayvanları, itlaf ve bertaraf lobisi tarafından, Müslüman halka ve muhafazakar bir Hükümete, merhamet ve korumacı tavrın aksi yönünde karar almaya yönelik sosyal medya baskısı uygulamıştır. Belediyeler ve yönetimler hizmet verdiği belde halkının içinden çıkmış, aklı başında çözümlere kulak vermelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamaların vicdan yoksunu kişilerin yanlış tevil etmesiyle bu iş toplu itlafa götüreceğe benziyor. Hatırlayınız, harita üzerinden işaretleme yaptırarak sadist ve vicdanı iptal olmuş kimseler, işaretlenen yerlere giderek, ya silahlarıyla, ya da zehirli yiyecek vererek acılar içerisinde kıvrana kıvrana ölen zavallı hayvanların ölüleri sosyal medya da infiale yol açmış, yürekleri yaralamıştı.
Merak ediyoruz, vazifesini yapmayan belediyelerin kabahatlerinin (!) cezasını sokaklarda yaşamaya mahkûm olmuş zavallı hayvanlara mı ödetilecek? “Barınak yok, kusura bakmayın” diyerek vicdanını aldırmış bir veteriner Bürütüs'ün ifadesiyle, “acısız” itlaf mı edilecek?
Esasen yıllarca kısırlaştırma merkezleri kurun diye yalvaran hayvan severlerin sesi duyulmadı, zira orada “alkış yok, getiri yok, yatırım ve istihdam çok” bir durum söz konusuydu.
Şuraya bir not iliştirmek istiyoruz; 20 yıl devlet yönetimi konusunda, yanıp sönen yıldızlar gibi onlarca devlet başkanı ile çalışmış, bize göre devlet ve halk idaresinin pîri olmuş Başkan Recep Tayyip Erdoğan birçok konuda olduğu gibi ya yanıltılmış ya yetersiz bilgi verilmiş, yada emir ve talimatları kasten veya kifayetsiz kimseler tarafından anlaşılamamıştır. Zâtı-âlileri 2023 vizyonu derken, daha fazla çalışma, müreffeh bir ülke, huzur ve barış ortamını işaret ederken, bir takım kimseler tarafından anlaşılmamasına özen gösteriliyor olması ne acı!
Bu bağlamda sokak hayvanlarına gelebilecek zarar, duyguların savrulduğu bir kesitte, kamuoyunda kapanmaz bir vicdan yaralanmasına yol açacaktır.
Bu konuyla ilgili verilecek her kararın,
kabir kütüğüne kaydedileceği unutulmamalı,
Taşköprü Gazetesi
Tarihçi Murat Bardakçı'nın Yazısı ile Birlikte Okunmalı:










YORUMLAR