Reklam
Vedat KAHYALAR

Vedat KAHYALAR

[email protected]

Tarafınızı Seçmek Elinizde

08 Ocak 2026 - 13:48

Tarafınızı Seçmek Elinizde
Bugün kendi muhasebemizi yapalım. Başkalarının değil, kendi muhasebemizi yapalım.

Yaşantımızın, yaptıklarımızın ve özellikle yapmadıklarımızın hesabını kimse bizim yerimize vermeyecek. Ne iktidarlar, ne cemaatler, ne ideolojiler… Yalnızca biz.

Kur’an bu gerçeği net bir biçimde hatırlatır:

“Şeytan onları hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.”
(Mücadele Suresi, 19)

O hâlde durup kendimize soralım:
Allah’ı anmayı unutanlardan mıyız?
Dini, kutsalı, ahlakı hayatın dışına iten; hatta onları değersizleştiren bir yaşam biçiminin tarafında mıyız?

Kavramları unutarak taraf olunmaz

Tevhid neydi?
Vahdet neydi?
Adalet neydi?
Ahlak ?
Liyakat?
Allah’ın en meşhur ismi olan Rab ne anlama geliyordu?

Bunlar soyut kavramlar değil; hayatı nasıl okuyacağımızı, güce ve zulme karşı nerede duracağımızı belirleyen temel ölçülerdir. Allah’ın tarafında olmak, sadece bazı ritüelleri yerine getirmek değil; dünyaya, güce, zulme ve adaletsizliğe karşı ahlaki bir duruş sergilemektir.

Şeytanın Küresel Hakimiyeti
Bugün şeytan, neredeyse bütün dünyada hâkim konumdadır.
İletişimi, medyayı, siyaseti, teknolojiyi, silah üstünlüğünü, finansı, sağlık ve ilaç sektörünü, tarımı ve endüstriyel girdileri kuşatmış durumdadır.

Amerika ve İsrail;
özgürlük, demokrasi, evrensel hukuk, insan hakları, kadın ve çocuk hakları, basın özgürlüğü, yaşama hakkı gibi kavramları dillerinden düşürmezler.
Ama bu değerlerin yalnızca kendi çıkarlarına hizmet ettiği sürece geçerli olduğunu gerçekten göremiyor muyuz?

Bozulan Bilinç: Daha İlk Günden
Allah’ın tarafında olma bilinci, ne yazık ki Peygamberimizin vefat ettiği saatlerden itibaren aşınmaya başladı.
İktidar ve güç mücadelesi, en yüce sözleri ve kutsalları bile kısa sürede eritebildi.
Dünya, çok geçmeden en sevdiklerini bile öldürebilecek bir iktidar çılgınlığına sürüklendi.

Peygamberimizin en büyük endişesi, ümmetin yeniden putlara tapması değildi.
Asıl korkusu; insanların dünyanın malına, gücüne ve ihtişamına aldanarak, farkında olmadan şeytanın tarafına geçmesiydi.

Ve maalesef bu öngörü, tarih boyunca defalarca gerçekleşti.

Bugün İslam coğrafyalarını yöneten güçlerin önemli bir kısmı, meşruiyetini haktan değil; küresel, şeytani güç merkezlerinden alıyor.

İran, Venezuela ve Körleşen Zihinler
Amerika, Venezuela’dan sonra İran’a saldırır mı?
Bu saldırıdan sonra sıranın kime geleceğini dünya az çok biliyor.

Ama bizde hâlâ;
kendini “solcu” sanan aklıevveller,
mezhebini dininin önüne koyanlar,
ırkçı-faşist reflekslerle düşünenler,
bu küresel stratejiyi görmek yerine İran’dan gelecek göçü tartışıyor.

Bu bir feraset körlüğüdür.

Hidayet Nedir?
Hidayet; sadece namaz kılmak, oruç tutmak, umreye gitmek, sakal bırakmak ya da örtünmek değildir.

Hidayet; dogru yola girme,
olaylara karşı doğru tavır alabilme, zulmü okuyabilme, nebevi ferasetle bilinçli düşünmek ve eylemde bulunabilmektir.

Kur’an bu zihniyeti çok açık anlatır:

“Onlara: ‘Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın’ denildiğinde,
‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler.
İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir; fakat farkında değiller.”
(Bakara 11–12)

Slogan Atmak Yetmez
“Kahrolsun İsrail”, “Kahrolsun Amerika” diye bağıranların önemli bir kısmı;
siyonizmin ve emperyalizmin en işlevsel ortakları hâline gelmiştir.

Bunu nereden biliyoruz?
700 günü aşkın süredir devam eden soykırım karşısındaki tavırlarından…
Boykota olan duyarsızlıklarından…
Mazluma gönderilen ya da gönderilmeyen yardımlardan…
Paylaşılan ve paylaşılmayan hakikatlerden…

Allah Görmüyor mu Sanılıyor?
Bir gün bile durmayan petrol sevkiyatlarını…
İsrail’e güç taşıyan gemileri…
Gürcistan, Azerbaycan ve Yunanistan üzerinden gönderilen gıda, tekstil, kimyasal, demir-çelik, su, sebze ve meyve konteynerlerini…
Şer üslerinin dinleme ve gözleme faaliyetlerini…

Bunları gizlice yapınca Allah’ın bilmediğini mi sanıyorlar?

Bu şekilde düşünebilme cüretinin dindeki karşılığını artık herkes kendi vicdanında düşünsün.

Son Söz
Bugün asıl soru şudur:
Kimin tarafındayız?

Allah’ın tarafında olmak;
gürültü değil, bilinç ister.
Slogan değil, bedel ister.
Ritüel değil, ahlak ister.

"Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir."
Zümer 17,18

Ve en önemlisi:
Sürekli bir muhasebe yaparak dikkatlice yaşamakta.

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum