Amerikan Rejiminin tarihini bilmek zorundasınız
Ali TUNAY
Çocuğunuzun doğum günü gibi olmalı bu. Hayatınızın siyasal-tarihsel bilinci olmalı. Toprağınızda doğru ve düzgün bir yaşamı arzuluyorsanız eğer, nâmahrem arzulara karşı sizde bir basiret olmalı.
Üzerinde yaşadığımız coğrafya zengin, münbit olduğu kadar nazlı gelin misalidir; göz çoktur üzerinde, korumalısınız da.
Bugün 60-70 yaşında olup 1980 öncesi Türkiye'nin siyasal kamplaşmasında sağ-sol pozisyon alanların %90'ına sorun o günlerden pişmanlıkla bahseder. "Kandırıldık" en çok duyacağınız söz olur. Altından Amerikan Rejimi çıktı.
Köy Enstitülerini kaldırma hikayesini araştırın sonra. Altında yine Amerikan Rejimi var ve bu bugün bir pişmanlıktır. Menderes'ten açıkça istiyorlar bunu. Kapatacaksın diyorlar. Oysa geleceğimizdi...
Amerika'nın bu coğrafyada uyguladığı "kaos siyaseti" yeni değildir. Hep var ve ona bel bağlayanlar için de mutlak refah, mutluluk, gelişmişlik, muassır medeniyete ulaşma, toplumsal huzur yoktur.
Amerikan Rejimine kayıtsız-şartsız itaatte olan her ülkede bastırılmış huzursuzluk vardır. Yöneticiler zengin, halk fakirdir. Bilim geridir. Toplumun derininde mutlaka bir yerde bir bölünmüşlük vardır. Ama ırk, ama mezhep, ama aşiret ama taife...
Araştırın. Hatta dolar çöplüğü olan şehir devletlere dahi bakın. Küçültülmüş Körfez Monarşilerine gidin, göreceksiniz o bölünmeyi...
Acı olan ne biliyor musunuz?
Bu bölünmüşlükte de yine herkesin umudu Amerika olmuş, iyi mi.
Herkes üste çıkmak, iktidar olmak, muktedir olmak için daha fazla Amerikancılık peşinde. Körfez Monarşilerinde her Amerikancı Kralın bir kabus muhalifi vardır ve o, koltuğunda hep diken üstündedir. O yüzden korkaktır ve Amerika'nın bir dediğini iki yapmaz.
Denklem şu: Muhalif kesim koltuğa oturmak için Amerikancılık yapar diğeri koltuğu kaybetmemek için...
Amerika ise hep kazanandır.
Yüzyıllardır Batı Asya'da durum budur.
Şimdi Suriye'de, Kürtler Amerikancı. HTŞ Amerikancı.
Amerikan Rejimi, İkisini de ne tutacak ne bırakacak. Yıılar birbirini kovalayacak. O arada zenginlikler taşınacak. Nesiller birbirine düşman doğup, düşman ölecek. Kah biri öne çıkacak kah diğeri.
Kürtler bölünecek bu arada. HTŞ içinde mualifler olacak. Onlar kendi içinde Amerikancılık oynacak. "Ben sana daha uygunum" diye Amerika'ya gönüllü ajanlık, taşeronluk yapılacak. Bölge insan karekteristiği daha da bozulacak.
Amerika, Suriye'yi yönettiğini sanan güce karşı hep darbeci bir damar besleyecek. Bazen o damardan istihbarat dahi verecek. Bazen muhalif kesime yapacak bunu. İktidardaki onu yok etmesin diye korumaya alacak.
"Amerika Büyük Şeytandır" sözü, hasbelkader değidir. Halkları uyandırma zilidir. Çalar saattir.
Aslında ben bilinmeyen birşey demiyorum. Bu kısa ömrümde gözümün önünde olanlardan, şu anda pratiği olanlardan çıkarım yapıyorum.
Kısa örnek Irak olsun: Şiiler, Kürtler en çok ezileniydi o toprakların. Amerika işgal etti. İkisi de üste çıktı.
1) Önce Irak, Devlet kabiliyetini yitirdi.
2) Şiiler bölündü. Her sokak bir aşirete çıktı. Ezilmiştiler, muktedir oldular ama içlerinde bölündüler.
3) Kürtler de aynı. Her yıl bilmem kaç kez çatışırlar birbirleriyle. Barzani-Talabani-Goran...
Örneğin Barzani Aşireti iktidardır ama titrektir hep. Kalmak için emire amâdedir. Üste itaatkar, alta zulümkârdır.
Bu sadece onun yaptığı da değildir. Katar'dan Mısır'a, böyledir. Amerika buralardaki halkın sancısınıı bilendir ancak günü geldiğinde bağırtısına hoparlör tutandır. Adını halk hareketi koyup "sıradaki gelsin" diyerek iktidar atı değiştirendir.
Dolayısıyle Suriye'de ölen hiçkimse Amerika'dan değildir. Zenginlikler onlarındır sadece. Amerikancılar hiçbir zaman özgür ve mutlu olmayacak. Olamayacaklardır.
Bu, Amerikan Rejiminin Siyonizmden öğrerisidir.
Özgürlük bilinç ister.
Onurlu yaşam basiret...
Amerika'ya bel bağlamış hiçkimsenin mutlak mutluluğu olmaz.




YORUMLAR