Reklam
Ramazan YÜKSEL

Ramazan YÜKSEL


AKIL KALIBI KADAR FİKİR

21 Mart 2026 - 18:44


AKIL KALIBI KADAR FİKİR

Fikirler ve teklifler, herkesin akıl kalıbına göre şekil alır.

Aynı dünyaya bakarız ama aynı şeyi görmeyiz. Çünkü mesele gözde değil, zihindedir.

Zihin dar ise fikir daralır.
Zihin genişlerse, imkânlar da genişler.

Bu yüzden zihnin elastikiyeti hayati bir meseledir.
Çalışmayan zihin körelir, zorlanmayan zihin gelişmez.
İnsan, zihnini ne kadar esnetirse, o kadar yeni yol görebilir.

Ama bu yolun önünde ciddi engeller vardır.

Nostalji…
Geçmiş, olması gerektiği kadar hatırlandığında kök olur;
fazlası ise yük olur.

Geçmişe takılan zihin, geleceğe yürüyemez.
Bir diğer engel ise travmaların sürekli hatırlatılmasıdır.

İnsana sürekli geçmiş acılar telkin edilirse, zihin kendini korumaya alır.
Riskten kaçınır, denemekten uzaklaşır. Böylece daha başlamadan kaybetmeye hazırlanır.

Çünkü insana ne söylenirse, zihin ona göre şekil alır.

Eğer sürekli “kaybedersin” denirse, insan kaybetmeye hazırlanır.
Ama “kazanırsın” denirse, o kazanmanın yollarını aramaya başlar.

İnsan zihni, kendisine gösterilen hedefe çalışır.
Dikkat neredeyse, enerji oraya akar.
Enerji neredeyse, sonuç orada ortaya çıkar.

Bu yüzden mesele sadece hedef koymak değil, o hedefi doğru telkinle beslemektir.

Bir insana “kimsenin çözemediği bir problem” verildiğinde, zihin çoğu zaman geri çekilir.
“Nasıl olsa çözülememiş” diyerek vazgeçer.

Ama aynı problem;
“Bu seni geliştirecek, bu problem üzerinde düşünmek bile aklını büyütecek”
diye sunulursa, zihin çalışmaya başlar.

Çünkü insan sadece sonuca değil, anlama da yürür.
Anlam varsa çaba vardır.

Bunun en güzel örneklerinden biri;
General Garcia'ya Mektup hikâyesinde anlatılır.

Askere bir görev verilir;
Zor, belirsiz, belki de imkânsız…
Ama görev alan kişi sorgulamaz, ertelemez, bahane üretmez.
Yola çıkar ve yerine getirir.

Onu diğerlerinden ayıran şey bilgi değil, zihnindeki telkindir.

Yapılacak.”

İşte bütün mesele burada düğümlenir:

İmkânsızlık anlatılan zihin durur.
Hedef gösterilen zihin yürür.

İnsan sınırlı bir dikkat ve enerjiye sahiptir.
Bu kıymetli sermaye ya korkulara harcanır ya da hedeflere yönlendirilir.

Korkuya yönelen zihin daralır.
Hedefe yönelen zihin yol bulur.

Ve neticede şu hakikat ortaya çıkar:
İnsana imkânsızlık telkin edilirse vazgeçer.

Ama hedef, anlam ve kazanma ihtimali gösterilirse;
en zor şartlarda bile yol arar, bulur ve yürür.

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum