Reklam
Okan ARIK

Okan ARIK


MANEVİ CEPHEDE ÖZGÜRLÜK HAYKIRIŞI

12 Mart 2026 - 09:02

MANEVİ CEPHEDE ÖZGÜRLÜK HAYKIRIŞI
İstiklal Marşı; bizim milli mutabakat metnimizdir, gönül anayasamızdır. Türk milletinin cesaret, inanç, vefa ve kardeşlik nitelikleri ile oluşmuş mayasıdır.105 yıldır, milletimizin maşeri vicdanında yankı bulmaktadır. Bu marş; en çok da Türk milletine yakışmaktadır. Mazisi şan, şeref ve mücadele ile dolu bir milletin ateşle imtihan olduğu zor zamanlarda yüreğinden çıkan diriliş muştusu olmuştur.

İlhamını Peygamberimizin (s.a.v) hicret ederken Sevr Mağarası’nda müşriklerin Efendimiz’e verebileceği zarardan tedirgin olan Hz. Ebubekir’e bakarak “Korkma, hüzünlenme Ya Ebubekir, Allah bizimledir.” nidasından almıştır. Mehmet Akif, şiirine bu duygularla “Korkma” diye başlamıştır. Yedi koldan öz yurdumuza saldıran işgalcilere karşı koyan Mehmetçiğe seslenerek adeta direniş ruhu üflemiştir.

İstiklal Marşı, her şey olup bitmişken değil; cephede savaş, kora kor devam ederken yazılmıştır. Zor zamanların eseridir. Düşmana karşı Anadolu’da tutuşan heyecan ateşini koruyacak, zafer inancını canlı tutacak manevi bir hamle yapılması gerekiyordu. Bu hamle, sözle olacaktı. Tarih boyunca söze değer vermiş, söz medeniyeti kurmuş bir milletin sözle moral bulması çok doğaldı. Savaş sadece cephede kazanılmazdı. Cephe gerisinde halkın ve ordunun moral gücünü yüksek tutacak, manevi cephenin güçlenmesine destek olacak bir şeyler yapılmalıydı. İşte bu düşünceden yola çıkarak 1920 yılı sonunda Batı Cephesi komutanı İsmet İnönü tarafından İstiklal Marşı teklifi yapıldı. Bu teklif hemen kabul gördü.

Maarif Vekaleti (Eğitim Bakanlığı)  İstiklâl Harbi'nin millî bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla 1920'de beş yüz lira ödüllü bir marş yarışması düzenledi. Yarışmaya ülke genelinden toplam 724 şiir katıldı. Eser gönderenler arasında Kâzım Karabekir, Hüseyin Suat Yalçın ve Kemalettin Kamu gibi tanınmış isimler de vardı. "Çanakkale Şehitlerine" ve "Bülbül" gibi şiirlerin sahibi Mehmet Âkif', "Böyle bir yarışmada ödül için şiir yazmam" dediği için bu yarışmaya katılmamıştı.

Son şiir gönderme tarihi olan 23 Aralık 1920'den sonra Eğitim Bakanlığı, eserleri incelemiş ancak içlerinde İstiklal Marşı olabilecek bir eser bulamamıştı. Mehmet Akif, Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey'in kendisine yazdığı 5 Şubat 1921 tarihli davet mektubundan ve araya giren hatırını kıramadığı dostlarının ricasından sonra fikrini değiştirerek Ankara'daki Hamamönü Taceddin Dergâhı'ndaki odasında, Türk Ordusu’na hitap ettiği şiirini kaleme aldı ve Bakanlığa teslim etti. 

Hamdul­lah Suphi Bey, Akif'in şiirinin önce cephede asker arasında okunma­sına karar verdi. Batı Cephesi Komutanlığına gönderilen şiir, cephedeki askerin beğenisini kazandı. İstiklal Marşı, 17 Şubat 1921 tarihinde Hâkimiyet-i Milliye ve Sebilürreşad gazetelerinde yayımlandı, on iki gün sonra ise Konya'da Öğüt gazetesinde yer aldı.

Ön elemeyi geçen yedi şiir, 12 Mart 1921'de Mustafa Kemal'in başkanlığını yaptığı Meclis oturumunda tartışmaya açıldı. Mehmet Akif'in şiiri, Meclis kürsüsünde Hamdullah Suphi Bey tarafından okundu. Şiir okunduğunda milletvekilleri büyük bir heyecana kapıldı, eser beğeniyle tekrar okundu ve diğer şiirlerin okunmasına gerek görülmedi. Mehmet Akif'in şiiri coşkulu alkışlarla kabul edildi.

İstiklal Marşı; Anadolu’nun tüm şehirlerinde, meydanlarında, tarlalarında, okullarında, cephelerinde coşkuyla okundu. Halkımıza ve ordumuza moral kaynağı oldu.

Mehmet Akif, kazandığı beş yüz liralık ödülü şehit yakını yoksul kadın ve çocuklara iş öğreterek yoksulluklarına son vermek için kurulan Darül Mesai Derneğine bağışladı. O zor şartların adamıydı. Soğuk Ankara günlerinde cebinde palto alacak parası yokken bile aldığı ödülü hiç dokunmadan bağışlayacak kadar büyük bir yüreği vardı.

 Şair ayrıca, Kahraman Ordumuza ithaf ettiği İstiklâl Marşı'nın Türk milletinin eseri olduğunu beyan etmiş ve İstiklal Marşı'nın güftesini, şiirlerini topladığı Safahat adlı eserine dahil etmemiş, onu Türk milletine hediye etmiştir.

Sevr Mağarası’ndan ilham alan Akif, Türk milletine pranga vurmak için hazırlanan Sevr Antlaşması’nı yırtan iradeye teşekkürünü böyle etmiştir.

Türk milleti de İstiklal Marşı’nın yazıldığı günden bugüne İstiklal Marşı’nı kendine kılavuz ederek Mehmet Akif Ersoy’a minnetini dile getirmektedir.


12 Mart 1921 İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılında aynı ruh ve heyecandayız. Rabbim, Akif merhumun ruhunu şad eylesin. “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.”

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum