Reklam
Nezir Ertuğrul

Nezir Ertuğrul


ZORLA TEMİZ TOPLUM OLMAZ

07 Ocak 2026 - 21:40

ZORLA TEMİZ TOPLUM OLMAZ
Kimseyi zorla değiştiremezsin.
Kimseyi zorla kurtaramazsın.
Ve acı olanı söyleyelim: Kimseyi zorla uyuşturucudan da koparamazsın.

Bugün sokaklarımız yanıyor.
Gençlik yanıyor.
Mahalleler, aileler, vicdanlar yanıyor.

Herkes soruyor:
“Bu çocuklar neden böyle?”
“Neden uyuşturucu bu kadar yayıldı?”
“Neden bu kadar çeteleşme var?”

Ama kimse aynaya bakmak istemiyor.

Zorla temiz toplum olmaz.
Baskıyla ahlak inşa edilmez.
Korkuyla nesil yetişmez.

Bir genci sadece yasakla durduramazsın.
Sadece tehdit ederek uyuşturucudan koparamazsın.
Sadece ceza yazarak ruhu boşalmış bir toplumu ayakta tutamazsın.

Çünkü mesele madde değil.
Mesele anlam boşluğudur.

İnsan boşsa dolar.
Kalp boşsa madde girer.
Aidiyet yoksa çete gelir.
İman yoksa her pislik meşrulaşır.

Ama burada da büyük bir yanlış yapıyoruz.
Gençleri sıkıştırıyoruz, bastırıyoruz, damgalıyoruz.
“Adam ol!” diyoruz ama nasıl olunacağını göstermiyoruz.
“Uzak dur!” diyoruz ama tutunacak bir dal vermiyoruz.

Sonra da şaşırıyoruz:
Neden daha çok öfke var?
Neden daha çok isyan var?
Neden daha çok uyuşturucu?

Çünkü zorlanan genç ya kırılır ya da sertleşir.
Kırılan içeri çöker.
Sertleşen sokağa çıkar.

Toplumsal yozlaşma işte burada başlar.
Ahlak nutuklarda kalır, sokaklar bataklığa döner.
Büyükler konuşur, gençler kaybolur.
Devlet bağırır, aile susar, mahalle dağılır.

Şunu artık kabul edelim:
Kimseyi zorla imana getiremezsin.
Kimseyi zorla temiz yapamazsın.
Kimseyi zorla doğru yola sokamazsın.

Ama şunu yapabilirsin:
Örnek olabilirsin.
Sahip çıkabilirsin.
Sınır koyabilirsin.

Bir gence önce şunu hissettireceksin:
“Sen değerlisin.”
“Bu hayat sadece maddeden ibaret değil.”
“Bir yol var ve sen o yola layıksın.”

Bu sözler nutukla değil, yaşamla söylenir.

Mahalle sahipsizse torbacı sahip çıkar.
Aile boşsa çete doldurur.
İman yoksa madde teselli olur.

Sorun gençlikte değil.
Sorun, yönsüzlükte.

Zorla temizlenen sokaklar ilk karanlıkta yine kirlenir.
Ama bilinçlenen bir genç, karanlığın kendisini bile aydınlatır.

Artık karar vermeliyiz:
Gençleri döverek mi kurtaracağız,
yoksa omuz vererek mi?

Bağırarak mı mücadele edeceğiz,
yoksa yaşayarak mı?

Uyuşturucuya karşı en büyük savaş,
karakolda değil;
evde, okulda, camide, sokakta ve örneklikle kazanılır.

Çünkü zorla düzelen toplum çöküşe mahkûmdur.
Ama isteyerek ayağa kalkan bir nesli,
hiçbir bataklık yutamaz.

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum