Reklam
Misafir Kalem

Misafir Kalem

Misafir Baştacı

Siyonizmin yörüngesindeki kişiler, kurumlar, ülkeler...

28 Ocak 2026 - 13:31

Siyonizmin yörüngesindeki kişiler, kurumlar, ülkeler 
Ali TUNAY
Daha geçen gün, Siyonizmin yörüngesindeki Amerikan rejiminin SDG üzerinden Kürtleri nasıl sattığını konuşuyordu kamuoyu…

Amerika rejimi, bölgemizdeki bütün stratejik hamlelerini İsrail merkezli yapar. Yapmak zorundadır; çünkü küresel dünya sermayesinin omurgası Siyonizmdir. Etkin bir güçtür. Bu etkinliğin zirve ülkesi de Amerika’dır. Amerika’da başkan seçilmenin yolu, Siyonizme biatten geçer.

Gelelim İsrail’e…

İsrail; katil bir geçmişe sahip, siyonist bir topluluğun zorla ve kanla işgal ettiği, dünya ülkeleri örgüt kayıtlarında sınırları belli olmayan istisnai bir yerdir.
Her ülkenin sınırları vardır ama İsrail’in sınırları BM kayıtlarında yoktur. Zira her on-on beş yılda biraz daha genişler. Adına “güvenlik” diyerek etrafını işgal eder (Golan, Şebaa Çiftlikleri vb.).

İsrail, etrafındaki bütün ülkelere göz diken bir kötülüktür. Bölgemize ait değildir. Bizden değildir.
Bu yüzden onunla beraber olana hep kuşkuyla bakarız.

Nereye bulaşmışsa orada faşizmin tohumlarını ekmiştir. Halkların birliği için değil; ayrılığı, kavgayı, düşmanlığı büyütmek için para, imkân ve eğitim konusunda cömerttir İsrail.

Elindeki medya gücüyle, üç kuruşluk bir adamdan başından kabiliyet fışkıran bir lider çıkarmak onun işidir. Bölgedeki her ülkede alttan alta yaptığı iş budur. İşi bittiğinde satmak da onun işidir.

Kürtlere yıllarca belli bir amaç için yanaştı. Onlar için değil, kendisi için yaptı bunu. Silah verdi, Avrupa ülkelerinde alan açtı, Kuzey Irak’ta yardım etti, Suriye’de petrol kuyuları verdi…
Sonunda da “işimiz bitti” dedi. Amerika üzerinden söyledi bunu. Yarın bakarsın yine döner yüzünü. Dönmüşse eğer, yine yarım bir iş kalmış demektir. Kendi için…

İsrail’in rabbi paradır. Birine para veriyorsa, yarın daha fazlasını elde etmek içindir. Kullanacaktır onu ve yatırımından daha çok kazanacaktır. Bin TIR silah vermişti; Suriye’yi aldı.

Şimdi…

Son on yıldaki ivmeye bakılırsa, Siyonistlerin Azerbaycan’a iyice göz diktiği açık seçik görülüyor. Körfez monarşilerini hiç olmadığı kadar sağıyor ama alternatiflerini de düşünüyor. Enerji ülkesi Azerbaycan’dan, tek ülke olarak mevcut ihtiyacının yaklaşık %40’ı kadar yüksek bir enerji ithal ediyor. Karşılığında silah veriyor.

Karabağ meselesinden sonra Azerbaycan’a, ayağını yerden kesen bir “güç zehri” enjekte etmeye çalışıyor. Siyonizmin çalışma biçiminde bu zaten vardır:
“Arkandayız koçum” der. Buna dair bir-iki pratik geliştirir… (Karabağ meselesi bir yönüyle de budur.)
Buradan karşılıklı ilişki gibi görünen bir bağımlılık üretir.

Bu bağımlılığın devamı için Azerbaycan’ın mutlaka önemli bir düşmana ihtiyacı vardır. O düşman sayesinde kendisine mahkûm olacaktır. Azerbaycan’ın Amerika’yla ilişkisi de İsrail’den geçecektir. Bir yan çizme yaşandığında, darbe kıtalar ötesinden bile gelir.

İsrail, Azerbaycan’ın taşıyabileceğinin çok ötesinde bir İran düşmanlığı yüklüyor ona. Medya marifetiyle Tebriz’i “alıyor”, İran’ı bölüyor, oradaki Azerileri “azat” ediyor. “Âli Başkomutan”ı dünya Türklerinin lideri falan yapıyor.

Biliyor ki bu işler akşamdan sabaha olmaz. Siyonizmin en büyük marifeti; sabrı ve stratejik planına uyguladığı sürekliliktir.

Gördünüz ya da duydunuz: Daha geçenlerde Somali’den Somaliland çıkardı. Kimse tanımadı o tefrika topluluğunu ama Siyonizm bu; dişini geçirdiği her ülkeye bu konuda baskı uygulayacaktır. Çünkü o bölgedeki sahil ona lazımdır.

(Elbette “İran’ın Yemen’de ne işi var?” diye soran bizim mürteci akıl, bunu sorgulamaz. Belki haberi bile yoktur.)

Siyonist kötülük, Azerbaycan’ın Türkiye ile olan bağına şimdilik ses çıkarmıyor. Ama alttan alta ona da çalışıyor. Yarın bir gün İsrail ile Türkiye arasında bir tercih durumu ortaya çıkarsa, Azerbaycan’ın tercihinde kendisinden yana “zorunluluklar” üretmeye çalışıyor. Siyonizmin ayak bastığı yerde öncelik; ahlaksızca kendi çıkarıdır.

“Turan yolu”nun “Trump yolu”na dönüşme hikâyesi az bir şey değildir. Amerika üzerinden bölgeye çul serilmektedir. Amerika, İsrail demektir. Amerika’nın, İsrail’in hiçbir teklifine hayır deme imkânı yoktur.

Sözüm şudur:
Kürtlere çemkiren, Siyonizmle bağ kurduklarını her gece kafamıza kafamıza vuran televizyonların eli çubuklu “acar analistleri”, her nedense Azerbaycan’da her geçen gün dikey ve yatay kapsama alanı artan bu siyonist hamlelere karşı niçin bu kadar kör ve sağırdır?!

Bu da ayrı bir manidarlıktır…

Ali Tunay

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum