
Daha önce bu köşede yazdım.
Açık açık, bağıra çağıra sordum.
Lafı hiç dolandırmadan, "Epstein’in Adana sorumlusu kim?" diye başlık attım.
Sağır sultan duydu,
Fizandaki adam okudu,
Bizim yetkililerimizse nedense bir türlü duymadı, görmedi.
Amerika’da patlayan, dünyanın en iğrenç, en karanlık, en mide bulandırıcı pedofili ağı olan Epstein dosyalarından bahsediyorum.
Milyarderlerin, kokuşmuş siyasetçilerin, sözde elitlerin özel uçaklarla gidip küçücük çocuklara tecavüz ettiği o lanet adadan…
İşte o adanın kanlı ucu, döndü dolaştı, bereketli topraklara, memleketimiz Adana’ya dayandı.
İncirlik Üssü iddiaları ortalıkta saçılıyor, pislik paçalardan akıyor.
Doğumevlerinde ailelerine "öldü" denilerek İncirlik üzerinden yurt dışına satılan o kayıp bebekler konuşuluyor.
Deprem döneminde enkaz altından çıkarılıp sırra kadem basan, bir daha haber alınamayan masum yavrularımızın akıbeti, bu karanlık ağlarla ilişkilendiriliyor.
Televizyon ekranlarında gündüz kuşağı programlarında telaşla üstü kapatılan, sosyal medyada anaların feryat ettiği dosyalar bunlar.
Ortada kapı gibi iddialar var.
Kan donduran, vicdan sahibi insanın uykularını kaçıran, yediği lokmayı boğazına dizen iddialar.
Peki, devletin kademelerinde ne oluyor?
Bildiğimiz; kocaman bir hiç.
Kimseden 'Tık!' yok.
Herkes organize şekilde ölü taklidi yapıyor.
Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği o kritik yere.
Günlerdir sosyal medyada, gazetelerde, televizyon ekranlarında Adana’dan bir ailenin ismi dönüp dolaşıyor.
Evet, Adana’da yaşayan, bu kirli dosyalarla, bu mide bulandırıcı ağla adı yan yana anılan aile ve dostları…
Bu sapıklıkları "zaman aşımına uğramış" diyerek yok sayabilir ya da münferit bir olay olarak görebilir miyiz?
Özel bir okulda bir öğretmeninin tuvalete kamera yerleştirmesi basit bir adi olay mıdır?
O öğretmenin, o okulun sorumlularının Epstein ile bağlantıları var mı?
Kim kardeşim bunlar?
Özellikleri ne?
Hangi yapıya hizmet ediyorlar?
Nasıl yüce yüce makamlara hak etmedikleri halde gelmişler.
Hayvan savunuculuğu ayağı altında bunca serveti nereden edinmişler?
Diplomatik dokunulmazlıkları mı var, yoksa arkalarında ağababaları mı var?
Konu dünyanın en büyük çocuk istismarı şebekesinin Adana ayağı…
Öyle susup kalınacak, arkasına saklanacak bir mesele değil.
Adana’nın kaçırılan, 'yok' edilen çocuklarından bahsediyorum.
Neden herkes lal oluyor?
Neden herkesin dili tutuluyor?
Yetkililerin birçoğu neden üç maymunu oynuyor?
Buradan devletin tepesinde oturanlara sesleniyorum.
Lafı eğip bükmeden, Türk milletinin vicdanı adına doğrudan soruyorum.
Yeni İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi…
Bu Epstein dosyalarında adı geçen Adanalıların tepesine en kısa zamanda binmenizi bekliyoruz?
Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek…
Bu vahim iddiaları ihbar kabul edip üzerine gitmenizi bekliyoruz.
Adana’da savcılık yapanlar…
İddialarla ilgili resen soruşturma başlatmanızı bekliyoruz.
İnanıyorum ki bu memlekette mangal yürekli Cumhuriyet savcılarımız hala var.
Gelelim memleketin mülki amirlerine, Adana'yı yönetenlere.
Adana Valimiz Sayın Mustafa Yavuz…
Bu iddialar sıradan dedikodular değil;
Adana’nın onurunu, şerefini, bu şehrin namusunu doğrudan ilgilendiriyor.
Siz o koltukta Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve Adana’yı temsil ediyorsunuz.
Başta o malum aile ve dosyada adı geçen diğer şahıslar hakkında emniyetin, istihbaratın kayıtlarında ne varsa ortaya çıkarın ve gerekeni yapın.
Gerekiyorsa yetkilileri de alın yanınıza kameralar karşısına geçip bir basın toplantısı düzenleyin ve Adanalının yüreğine su serpecek, kamuoyunu tatmin edecek açıklamalar yapın.
Adana İl emniyet Müdürümüz de bu konuda elini taşın altına koymalı.
Bu iş daha çok su götürmez/götürmemeli.
Birileri bu güzel ülkeyi muz cumhuriyeti sanmasın.
Burası çadır devleti değil.
Bu devlet, kendi öz evlatlarını, bu memleketin yoksul çocuklarını küresel sapıklara peşkeş çekenlerin yakasına yapışmalı.
Çocuklarımızı koruyamadığınız, yavrularımıza sahip çıkamadığınız bir düzende, neyin güvenliğinden, neyin adaletinden, hangi bekadan bahsedebiliriz ki?
Ben kendi adıma söz veriyorum.
Fikri takibimi yapacağım ve bu işin ortaya çıkması için elimden geleni ardıma koymayacağım.
Ancak benim yapacaklarım sınırlı.
Devletimizin başında bulunanlar ise bu hainlere, bu alçaklara öyle bir ders vermeli ki;
Bir daha kimse böyle bir kepazeliğe kalkışamamalı.
Sayın Bakanlarım!
Sayın Valim!
Sayın Savcılarım!
Sayın Adana İl Emniyet Müdürüm!
Bu karanlık bağın Adana ayağını aydınlatıp suçluları kodese tıkmalısınız.
Aksi halde tarih hiçbirimizi affetmez.
Millet, Adana’nın çocuklarına reva görülenleri unutmaz.
Bir an önce harekete geçmenizi bekliyoruz.
Çünkü biliyoruz; Bu dosya kapanırsa, yaralar kapanmaz.




YORUMLAR