Birileri bizi yine kandırmaya çalışıyor!
Yağmur geçen senelerden biraz fazla yağıp (mevsim normallerinin hala altında) yollar kanala, alt geçitler denize dönünce yaşadığımızın bir doğal afet olduğunu söylüyorlar.Muhtara o kadar bütçe verseniz mahallesine yaptığında; "Bu zaten benim görevim. Bunu da yapmazsam ne yapacağım ki?" diye düşünüp reklamını yapmaya çekineceği D400 Bulvarı’ndaki alt geçitlerin reklamını bina giydirmelerine kadar yaptıran Adana Büyükşehir Belediyesi'nin ne kadar başarılı(!) bir iş yaptığını bu yağmurlarda bir kez daha gördük.
"86 günde domates yetiştirilirdi biz alt geçit yaptık" dedikleri alt geçitler domates sulama kanalına döndü.
Yoksa topraksız tarım usulü ile o göletlerde domates mi yetiştirecek Adana Büyükşehir Belediyesi?
Maalesef...
Zeydan Karalar'ın mühendislerinin kapasitesi bu.
Mesela yeni bir yol açarlar.
Asfalt dökmeyi bırakın kaldırımları bile döşerler.
Üç gün sonra bu olmadı deyip yeniden yaparlar.
Asfalt döktükleri caddelere, bulvarlara bakın en ufak bir yağmurda oralar da off-road pistine döner.
Şehir Hastanesi önünde bir yaya üst geçidi yaptı Adana Büyükşehir Belediyesi. Asansörlü ve yürüyen merdivenli...
Gerekli bir şey mi? Vallahi evet.
Ancak 25 yıl önce Gaziantep'te bile olan asansörlü, yürüyen merdivenli üst geçidi 2025 yılında "Adana'ya ilk biz yaptık" diye övünmek de ancak bu zihniyete yakışırdı.
Üstelik koca şehirde bir tane yapılan üst geçidin reklamı ve açılış konseri için maaliyetinden kat kat fazla para harcadılar.
Ben; "CHP'nin (istisnalar hariç) yerel yönetimde başarılı olabilme şansı yok!" dediğimde bana kızanlar kendi eylem ve söylemleri ile her seferinde beni haklı çıkardılar.
Alın işte!
Muhtarlar bile eleştiri yağmuruna tutuyorlar Belediye Başkanlarını.
Her neyse!
Büyükşehir'in hiç bir şey yapmadan her şeyi yapıyormuş görüntüsünü şimdilik bir kenara bırakalım.
Biraz da Seyhan ve Çukurova Belediyelerin odaklanalım.
Seyhan Belediyesi de Çukurova Belediyesi de işçi ve emekçileri ile nasıl dalga geçiyorlar farkında mısınız?
Yol arkadaşlarına neyi reva görüyorlar?
Seyhan Belediyesi işçilerine yüzde 2, Çukurova Belediyesi ise yıllık yüzde 3 zam teklif etti.
Enflasyon resmi rakamlara göre bile yüzde 30’ların üzerindeyken belediyelerin personeline önce yüzde 0 sonra utanma belasına yüzde 2-3 zam teklif etmesi en kibar deyimiyle işçiye yapılan büyük bir ayıptır.
Üstelik Seyhan Belediyesi alacakların 24 ay, Çukurova ise 12 ay taksitle ödenmesini önerdi. Bu ayıp oğlu ayıptır.
Borcun işçi başına Çukurova’da 190-200 bin, Seyhan’da 170- 350 bin lirayı bulduğu yazalım da meselenin ne kadar önemli ve büyük bir sorun olduğu daha net anlaşılsın.
Yani gece gündüz çalıştırdılar.
Mesai yaptırdılar.
Maaş ödemeye gelince emekçinin hakkına göz diktiler.
Haklarını vermediler ve şimdi de "Taksitle ödeyelim" diyorlar.
Şakaysa komik değil gerçekse hiç değil...
Eminim CHP'li Belediye Başkanları; "Şu vatandaşlar olmasa, hiç işçi çalıştırmasam belediyeyi ne güzel idare ederim" diye düşünüyordur.
Meselenin en sorumlu taraflarından birisi de yerel seçimleri bir ölüm kalım meselesine çevirip muhalefeti diri tutan ve seçilemeyecek, tartışmalı, beceriksiz adayları vatandaşın önüne koyan bu sebeple de küslüğe neden olup kendi içinde bütünleşmeyi sağlayamayan iktidardır.
Yine de ne olursa olsun bu kent bu yöneticilerden daha iyisine layık.
Algı yönetimiyle becerisizliklerinizi bir yere kadar saklayabilirsiniz Sayın başkanlar!
Unutmayın!
Hem sandıkta, hem de tarih önünde hesap vereceksiniz bu millete.
Yine unutmayın ki; gerçeklerin mutlaka ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.
Algıyla yaptığınız (!) belediyecilik buraya kadar.
Yolun sonu görünüyor.




YORUMLAR