Beklenmedik Bir Davet...
Adana Öğretmenevi'nde önemli bir basın toplantısı... Gazeteciler bir yandan kahvaltılarını yapıyor, diğer yandan gündem değerlendiriyor. Toplantı aslında geç kalınmış bir buluşma. 7.5 yıl sonra bir milletvekili, hem de iktidar partisinin bir milletvekili gazetecileri davet ederek yüz yüze basın toplantısı düzenliyor. Bu bile kendi başına bir haber. İl Başkanlığı döneminde ‘efsane’ lakabı takılan Abdullah Doğru toplantının ev sahibi… Basının karşısında olmak, siyasetçinin hem hesabını verme hem de projelerini doğrudan topluma anlatma fırsatıdır. O gün orada bulunanlar için toplantı bir bilgi paylaşımından öte bir güven mesajıydı.
Toplantının Hikâyesi Bir OTB Yazısı
Toplantının perde arkası ilginçti. Doğru, OTB'lerin hayata geçirilmesi için kanun teklifini veren ve ilk imzayı atan isimlerden biriymiş. Geçtiğimiz aylarda OTB’lerle ilgili bir yazı yazmıştım burada. Köşemde bunu atlamış olduğumu hatırlatan da Abdullah Doğru’ydu. Beni arayıp bu ayrıntıyı aktardığında, eksikliğimi kabul ettim. Meclis kayıtları, yasama tarihine not düşer; küçük bir paragrafın atlanması bazen büyük bir emeği gizleyebilir. Haklıydı. Abdullah Doğru, bu işin mutfağındaki 'baş aşçı'ydı. O yasayı ilmek ilmek dokuyan isimdi. Doğru'nun bu ısrarı, siyasetin sabır ve takibine dair bir örnekti. Yine de kendisine bu eksikliğin tek başıma sorumlusu olmadığımı söyledim. Uzun zamandır şehrimizde yaşanan gelişmelerle ilgili gazetecilere bir açıklama yapmadığı için bazı şeylerin gözden kaçabildiğini ifade ettim. O da bana hak verdi ve bu buluşma böylece gerçekleşti.
Ne diyor Sayın Doğru? "Biz bu yasayla; Karataş’ta, Yumurtalık’ta, Ceyhan’da sadece domates, biber üretmeyeceğiz. Biz gıdayı sanayiyle buluşturacağız. Ürünü tarlada çürümekten kurtarıp, paketleyip, işleyip dünyaya satacağız. Adana, dünyanın gıda üssü olacak."
Sadece merkez mi? Hayır. Heybesinde ilçeler de vardı. Kozan dedi... İmamoğlu dedi... Buralardaki sulama projelerinden bahsetti. Su medeniyettir şiarıyla, Yedigöze Barajı'ndan ovalara akacak bereketin takibinde olduklarını anlattı. Torosların zirvesindeki Tufanbeyli’den, Saimbeyli ve Feke’ye kadar... Kırsal kalkınma hamlelerini, ulaşım projelerini tek tek sıraladı. Özellikle Mansurlu Yolu gibi yılan hikayesine dönen konularda da "Takipçisiyiz, bitireceğiz" diyerek kararlılığını gösterdi.
Betona Yatırım Ölü Yatırım mıdır?
Abdullah Doğru, dersine iyi çalışmış. Önünde dosyalar, rakamlar... Konuşması boyunca kentin ihtiyaçlarını, yapılanları ve yapılması gerekenleri anlattı. TOKİ projelerinden, deprem sonrası konut teslimlerinden bahsetti. Bu somut dil, söylemi propaganda olmaktan çıkarır; sahaya dayalı bir anlatıma dönüştürür. Bu tür yatırımlar iş ve istihdam demektir. Kentte yaşayanlar için huzur, üretici için güven anlamına gelir. Güven ekonomiyi canlandırır. Ekonominin gelişmesi demek de kentin gelişmesi anlamına gelir.
Aşağı Seyhan Ovası Bölgenin Umudu
Abdullah Doğru’nun bölge ile ilgili açıklamalarında aşağı Seyhan Ovası ve bölgesel yatırımlar da öne çıktı. Bu tür projeler tarım, sulama, istihdam bağlantısıdır. Adana için hayata geçecek bir sulama ya da sanayi planı, kent ekonomisinin rotasını etkiler. Doğru'nun anlattıkları, umut tohumlarının hangi toprakta ekildiğini gösterdi.
Çapsızlar, İş Bilmezler
Milletvekili Doğru sakinliği ile tanınan bir isim. Çoğu kimse sesinin yükseldiğini bilmez ancak laf öyle bir yere geldi ki ses tonu birden değişti. Bam teline bastığı yer; Adana’nın sorunlarıydı. Yerel yönetimlerle ilgili eksiklere değindi. Şu an hapiste bulunan Zeydan Karalar başta olmak üzere CHP’li belediye başkanlarına sert sözlerle yüklendi. Haklı olduğu yerler çoktu. Basın mensupları ise merkezi idarenin de Adana’da daha çok görülür olmasını istedi. Başka kentlerde yapılan yatırımların Adana’dan esirgenmemesi gerektiği vurgulandı. Eleştiri, muhatabına yol gösteriyorsa faydalıdır; amaç, sorun üretmek değil, çözüm sunmaktır. Basın toplantısı buradaki dengeyi test etmek için önemli bir sınavdı. Soruların gerçekliği, cevapların ikna ediciliği ve kamuoyunun bilgilendirilmesi noktasında çok kıymetliydi. Önümüzdeki günlerde Adana özelinde bu tartışmaları daha çok yapacağımızı sanıyorum.
Küçük Ama Önemli Bir Adımdı
Bir milletvekilinin gazetecilerle buluşması nezaket ya da kameraya oynamak değildir. Demokrasi dediğimiz yanılsamanın bir alışkanlığıdır. Hesap verme, şeffaflık ve iletişim, güven inşa eder. Bu tutum hem iktidar hem muhalefet milletvekillerine örnek olmalı. Sahada olmak, proje üretmek ve hesap verebilir olmak siyasetin en önemli sınavıdır.
Son Söz; Siyasetçiler Sahnede Olmalı
Basın toplantısı, eksik yazılmış bir köşe yazısını düzeltme fırsatı gibiydi. Bu vesile ile onlarca gazeteci iktidar milletvekiline merak ettiklerini rahatça sorma fırsatı sundu. Toplantının gerçekleştiği yer de bu sıcaklığı fazlasıyla yansıtmış oldu. Öğretmenevi Müdürü Güven Güvener ve ekibine de sözün sonunda teşekkür etmemiz boynumuzun borcu. Her seferinde çıtayı daha da yukarı çekiyorlar.
Son sözümüz şu olsun; Sadece seçim zamanı değil, geçim zamanı da siyasetçiler halkın arasında olabilmeli, gazetecilerle buluşabilmeli. İktidar partisi mensupları da muhalefet de aynı sahnede bu tür açık, yüz yüze ve hesap verici söylemleri daha sık kurmalı. Seçimden seçime sahaya inmek... Bayramdan bayrama toplu SMS atmak... Cenazede, düğünde görünüp kaybolmak vekillik değildir.
Adana siyaseti, ne yazık ki uzun zamandır 'sessiz vekiller' dönemini yaşıyor. Adana’nın en çok ihtiyacı olan şey hizmet umudu. Bu umudu ekecek olanların işi sözde kalmamalı. Sahada, projede ve hesapta görünmeli.
Umarım bu toplantı, Adana siyasetinde 'suskunluk sarmalının' kırıldığı gün olarak tarihe geçer.
Tebrikler Sayın Doğru. Geç oldu ama... Doğrusu bu oldu.




YORUMLAR