VA’ZEDEN YÜZÜKLER (2)
2026 / 21
قُلْ خَيْرًا أَوْ فَاصْمُتْ
Kul hayran ev fesmüt
Ya hayır konuş ya da sus.
Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) mübarek bir hadisinin bir kısmı olan yukarıdaki cümle, İmam-ı Âzam (r.a.)’ın yüzüğünde yazılı idi.
İmam-ı Âzam’ın en güzide ve büyük öğrencisi olan İmam-ı Yusuf’un yüzüğünde de şu ibare yer alırdı:
مَنْ تَكَلَّمَ بِرَأْيِهِ نَدِمَ
Men tekelleme bira’yihi nedimeKim ki (bir konuda istişare etmeden) kendi görüşünü ileri sürerse,
onu konuşur ve onunla amel ederse,
pişmanlık duyar (duyabilir).
İmam-ı Âzam’ın ikinci büyük öğrencisi İmam-ı Muhammed’in yüzüğünde de:
مَنْ صَبَرَ ظَفِرَ
Men sabara zafaraKim ki (hayır konuşmayacaksa) sustu, kurtuldu
yazardı.
Âdil halife Ömer b. Abdülaziz’in (r.a.) yüzüğünde ise şu cümle yazılıydı:
رَحِمَ اللّٰهُ مَنْ عَرَفَ قَدْرَ نَفْسِهِ فَاسْتَرَاحَ
Rahimallâhu men ‘arafe kadra nefsihi festerâhaAllah o kimseye rahmet eylesin ki kadrini ve haddini bildi,
orada durdu, haddini aşmadı;
böyle bir kişi rahat eder.
Bazı gönül erleri şöyle dua ederlermiş:
“Allah’ım!
İlim talebelerinin ruhunu alan melekler benim de ruhumu alsın.”
Ve şöyle niyaz ederlermiş:
“Allah’ım!
Dünyadan göçerken son nefesimizde,
bizlerin ve bütün mü’min kardeşlerimizin ruhunu;
bizlere cennetini, affını ve mağfiretini müjdeleyen melekler
teslim alsın.
Âmin.”
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
21/01/2026 – Çarşamba




YORUMLAR