BİR MİLLETİN ONURU DALGALANAN DEĞERİMİZ.
Bayrağımız Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında yaşayan ve kendini, benliğini, gönlünü Türk hisseden herkesin vicdanını sorgulamadan şeksiz,şüphesiz damarlarında akan kan gibi kabullenilmesi ve savunulması gereken bir semboldür.Mithat Cemal KUNTAY 'ın şiirinde dediği gibi " Bayrakları Bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır."
Bayrağa saygı Yaşamanın diğer bir adıdır.Her bireyin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin çıkar ve menfaatlerini herşeyin üzerinde tutan insan olmak şuurunu taşıması lazım.Bu düşünceyi taşımayan, bu onuru bilmeyen herkes haindir. Vatanın bölünmez bütünlüğüne gölge düşüren herkes haindir.
Bayrak şuuru için Al bayrağımızın gölgesi üzerinde yaşayan her birey için bir "kimlik çatısı" mahiyetindedir.
Kan, Toprak ve Hürriyet
Bayrağa duyulan sevginin duygusal yoğunluğu, onun içindeki sembolizmden beslenir.
Bayrak, milletimizin bağımsızlığının, özgürlüğünün ve kimliğinin en önemli sembolüdür. Tarih boyunca millet olarak bayrağımızı yalnızca bir kumaş parçası olarak değil; uğruna can verilen, değerleri ve idealleri temsil eden kutsal bir emanet olarak gördük.Bu nedenle bayrağa duyulan saygı ve sevgi, toplumumuzun birlik ve beraberliğimizin en güçlü göstergesidir. Ve Kimlik ve aidiyet için Bayrak, milletimizin kimliğini ve kültürünü yansıtır. Bağımsızlık sembolümüzdür. Bayrak, özgürlüğün ve bağımsızlığın kazanıldığını hatırlatır.
Birlik ve beraberlik içinde Toplumun farklı kesimlerini tek bir sembol altında birleştirir.
Bayrağa saygı, yalnızca törenlerde veya resmi günlerde gösterilen bir davranış olamaz. Günlük yaşamda da bayrağımızı korumak, doğru şekilde kullanmak ve onu yüceltmek, vatandaşlık bilincinin bir parçasıdır. Bayrağın yere düşmemesi,yıpranmaması ve doğru şekilde dalgalanması, bu saygının somut göstergeleridir.
Bayrağımıza duyduğumuz sevgi,saygı milletimizin geçmişine ve geleceğine duyulan bağlılıkla iç içedir.
Aynı zamanda Şehitlerimizin hatırasına bağlılıktır.
Milletimizin değerlerine sahip çıkmaktır.
Gelecek nesillere aktarılacak mirastır.
Bayrağa olan saygı ve sevgi,milletimizin ruhunu ayakta tutan en güçlü değerlerden biridir. Bayrak, yalnızca bir sembol değil; geçmişin fedakârlıklarını, bugünün birlik duygusunu ve geleceğin umutlarını temsil eden kutsal bir emanettir. Ona gösterilen saygı ve sevgi, aslında milletin kendisine gösterilen saygı ve sevgidir.
Bayrağımıza duyulan Sevgi ve Onun Ruhumuzdaki Yeri apayrıdır. Herşeyden önce gelmelidir.
Yalnızca gökyüzünde dalgalanan bir sembol değil, o milletin kalbinde atan bir ritimdir. Her dalgalanışında şehitlerimizin fedakârlığını, gazilerimizin cesaretini ve halkın özgürlük tutkusunu hatırlatır. Ona baktığımızda, geçmişin acılarını ve zaferlerini, geleceğin umutlarını aynı anda görürüz.
Bir çocuğun okul töreninde bayrağa bakarken gözlerindeki parıltı, bir askerin nöbet tutarken bayrağımıza verdiği selam, bir annenin şehit evladının tabutuna sarılı bayrağı öperken döktüğü gözyaşı.
İşte bayrağa duyulan sevgi, bu anların hepsinde gizlidir.
Bayrak, milletin ortak duygularının rengidir. Kırmızısı, dökülen kanların hatırasını taşır; beyazı, barışa ve temiz bir geleceğe olan inancı simgeler. Her dalgalanışında, “Biz buradayız, dimdik ayaktayız” der.
Bayrağa Saygı, Kendimize Saygıdır
Bayrağa gösterilen saygı, aslında milletin kendi değerlerine gösterdiği saygıdır. Onu korumak, yüceltmek ve hak ettiği şekilde dalgalandırmak, geçmişe duyulan minnetin ve geleceğe duyulan sorumluluğun ifadesidir. Bayrağa saygı, bir milletin kendi ruhuna sahip çıkmasıdır.
Bayrağımıza olan sevgi, kalplerimizdeki en saf duygulardan biridir.
O, bizi birleştiren, aynı gölgenin altında kardeş kılan bir semboldür. Bayrağımıza baktığımızda yalnızca bir kumaş görmeyiz; tarihimizin, kültürümüzün, özgürlüğümüzün ve geleceğimizin ta kendisini görürüz.
Bayrağımız Milletimizin Ortak Vicdanı olmadıkça ortak sevgisi olmadıkça bir milletinde hürriyeti bağımsızlığı olamaz.
Bayrak, ulusumuzun egemenliğini temsil eden teknik bir sembol olmanın çok ötesinde, o toplumu oluşturan bireylerin ortak hafızası, vicdanı ve haysiyetidir. Bir bez parçasını "mukaddes" kılan şey, ona yüklenen anlamlar silsilesi ve uğrunda göze alınan fedakarlıklar verilen canlar dökülen kanlardır. Kimlik İnşası için bayrağımız, İnsanlık tarihi boyunca semboller, toplumumuzu bir arada tutan en güçlü tutkallar olmuştur. Bayrak sevgisi, bireyin kendisini daha büyük bir bütünün parçası olarak hissetmesini sağlar. Bu sevgi, sadece bir coğrafyaya ait olma hissi değil, aynı zamanda o coğrafyada yaşanmış acılara, kazanılmış zaferlere ve ortak değerlere sahip çıkma iradesidir. Türk bayrağı özelinde konuşacak olursak; kırmızı, bir varoluş mücadelesinin; hilal ve yıldız ise gökyüzünün ebedi rehberliğinin bir yansımasıdır. Bu sevgi, bir estetik hayranlıktan ziyade, bir sadakat beyanıdır. Rüzgârla dalgalanan her kıvrım, milletimizin özgürce nefes alışını temsil eder. Bu yüzden bayrak, sadece resmi binaların üzerinde yükselen bir aksesuar değil, her evin başköşesinde saklanan bir onur nişanesi olmalıdır.
Geleceğe Taşınan Bayrak sevgisi statik bir duygu değildir; kuşaktan kuşağa aktarılan dinamik bir mirastır. Bir çocuğun, göndere çekilen bayrağı izlerken hissettiği o tarif edilemez heyecan, aslında binlerce yıllık bir genetik hafızanın dışa vurumudur. Bu sevgi, toplumsal dayanışmayı güçlendirir, zor zamanlarda bir "kenetlenme noktası" işlevi görür.
Bir milletin hürriyetine olan tutkusunun, toprağına olan sadakatinin ve geleceğine olan inancının somutlaşmış halidir. Onu sevmek; tarihi sevmek, adaleti savunmak ve bağımsızlığı bir yaşam biçimi olarak benimsemektir. Bayrağımız göklerde süzüldüğü sürece, o milletin iradesi de diri kalmaya devam edecektir.




YORUMLAR