Ey insan hakları örgütleri!
Ey uluslararası kurum ve kuruluşlar!
Ey dünyayı yönettiğini iddia eden devlet adamları!
Neredesiniz?
Bugün Filistin’de sadece insanlar öldürülmüyor…
Bugün insanlık idam ediliyor.
Bir çocuk düşünün…
Henüz hayatı tanımamış, annesinin dizinin dibinde büyümeyi bekleyen bir çocuk…
Evinden alınıyor, korkutuluyor, susturuluyor ve ardından yok ediliyor.
Bu mudur sizin adalet dediğiniz?
Bugün İsrail, bir masumu evinden alıyor, onu suçlu ilan ediyor, kendi çıkardığı cani yasalarla göstermelik yargılıyor ve ardından idam ediyor. Neden? Arz-Mevud’a ulaşmak için…
Peki soruyorum:
Zulmeden her devlet kendi zalim yasasını yaparsa, o yasa adaletli olur mu?
Hayır!
Bu adalet değildir.
Bu, gücün zulme dönüştüğü karanlık bir düzendir.
Ve daha acısı…
Bu zulüm sadece yapanların suçu değildir.
Bu zulme sessiz kalan herkes bu suça ortaktır.
Bu Bir Savaş Değil, Sistematik Bir Yok Etme Soykırımıdır
Filistin’de yaşananlar bir çatışma değil, bir savaş değil…
Bu açıkça bir yok etme soykırım politikasıdır.
Bir halk, kendi toprağında, kendi evinde, kendi kimliğiyle var olma mücadelesi verirken; karşısında sadece ahlaksız bir orduyu değil, küresel katil ve zalim bir sistemi bulmaktadır.
Bu sistemin adı bellidir:
Siyonizm.
Siyonizm, sadece bir ideoloji değil;
adaleti yok sayan, hakkı ezip geçen, gücü kutsallaştıran bir tahakküm anlayışıdır.
Bugün Filistin’de yaşanan zulüm, yalnızca bir coğrafyanın ve Müslümanların meselesi değildir.
Bu, tüm insanlığın vicdanını ilgilendiren bir meseledir.
Çünkü bugün Filistin’de susturulan bir çocuk, yarın başka bir coğrafyada susturulacak başka bir insanın habercisidir. Öldürülen bir insan, başka insanların öldürülmesine emsaldir.
Amerika’nın Açık Desteği ile Katliam
Ve geliyoruz meselenin en acı tarafına…
Bu zulüm, yalnızca İsrail’in gücüyle yürümüyor.
Bu zulüm, arkasına aldığı küresel destekle büyüyor.
Amerika’nın “desteği” denilen şey, aslında sadece destek değildir.
Bu, açık bir soykırım ortaklığıdır. Epstein dosyalı Trump’ın cani katliamıdır.
Silah veren, destekleyen, görmezden gelen her güç;
o kurşunun tetiğine basanla aynı sorumluluğu taşır.
Bugün bir çocuğun üzerine yağan bomba sadece İsrail’in değil;
o bombaya göz yuman herkesin ortak eseridir. Hem batılı devlet yöneticilerinin hem de Müslüman devletlerin kukla yöneticileridir.
Sessiz Kalanlar da Ortaktır!
Ey insanlık!
Zulüm karşısında tarafsızlık diye bir şey yoktur.
Zulüm karşısında sessizlik, zalimin yanında durmaktır.
Tarafsızlık bu durumda namussuzluktur.
Aslolan Hakk’tan yana olmaktır.
Bugün konuşmayan, yarın hesap veremez.
Bugün görmezden gelen, yarın bu zulmün bir parçası olarak anılacaktır.
Torunları dedelerini yuhalayacaktır.
Unutmayın!
Tarih sadece zalimleri yazmaz…
Sessiz kalanları da yazar.
Nitekim “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.”
Bu Bir Vicdan Sınavıdır”
Bugün herkes bir sınavdadır.
Devletler sınavda…
Kurumlar sınavda…
Aydınlar, akademisyenler, gazeteciler.
Fikir adamları sınavda.
Herkes ama herkes sınavda…
Bu sınavın sorusu nettir:
“Zulmün karşısında nerede durdun?”
Tarafsız kalamazsınız!
Çünkü tarafsızlık, zulmün görünmez kalkanıdır.
İnsanlığa Çağrı: Ayağa Kalk!
Ey insanlık!
Artık susma zamanı değil…
Artık izleme zamanı değil…
Artık konuşma değil, harekete geçme zamanıdır!
Gazze’de masumlar öldürülüyor.
Çocuklar, idama giden masum babalarının ardından acı acı ağlıyor.
Sokağa çık!
Ses ver!
Tepki göster!
Yasa çıkar!
Ordu kur!
Müdahale et!
İnsanlık izzetini ve adaletini kurtar!
Çünkü bu zulüm, sessizlikten güç alıyor.
Eğer bugün ayağa kalkmazsan, yarın ayağa kalkacak bir zemin bulamayacaksın.
Bu Hesap Sorulacak
Şunu herkes bilsin:
Hiçbir zulüm ebedi değildir.
Hiçbir zalim sonsuza kadar hüküm süremez.
Firavun nasıl en güçlü olduğu anda geberdi ise Siyonist terör örgütü de Amerika ile beraber çökecek.
Bugün güç sahibi olanlar, yarın hesap verecek.
Bugün susanlar, yarın susamayacak.
Ve o gün geldiğinde herkes şu soruyla yüzleşecek:
“Sen o gün neredeydin?”
Biz diyoruz ki:
Biz zulmün karşısında durduk.
Biz sessiz kalmadık.
Biz insanlığımızı kaybetmedik.
Biz haykırdık.
Biz Hakk’tan yana olduk.
Peki ya siz?





YORUMLAR