Dijital çağın hızla gelişen dünyasında oyunlar, yalnızca bir eğlence aracı olmaktan çıkmış; çocukların ve gençlerin zamanını, dikkatini ve iradesini tüketen güçlü bir bağımlılık alanına dönüşmüştür. Özellikle son yıllarda oyun sektörünün bilinçli olarak tasarladığı ödül mekanizmaları, rekabet unsurları ve hızlı başarı hissi, gençlerin zihin yapısını derinden etkilemektedir.
Bugün birçok aile benzer bir cümleyi dile getiriyor:
“Oğlum bir türlü oyundan kopamıyor.”
“Kızımın öfkesi oyun yüzünden kontrol edilemez hâle geldi.”
Gerçek şu ki;
Sanal dünyada kazanılan her seviye, gerçek hayatta kaybedilen bir adımdır.
Çünkü oyun bağımlılığı, çocuğun hem psikolojik gelişimini hem akademik ilerleyişini hem de sosyal uyumunu doğrudan zayıflatmaktadır.
Dijital Oyun Bağımlılığı Nedir?
Dijital oyun bağımlılığı, ferdin oyun oynama davranışı üzerinde kontrolünü kaybetmesi; oyunu hayatının merkezine alması ve oyun dışındaki sorumluluklarını ihmal etmesi durumudur. Burada özellikle kritik olan ayrım şudur:
Oyun oynamak ≠ oyun bağımlılığı
Eğer çocuk oyunu kontrol edebiliyorsa bu zararlı bir hobidir
Eğer oyun çocuğu kontrol ediyorsa bu bir bağımlılıktır
Bağımlılığın temel göstergesi, çocuğun oyun dışında keyif alamaması ve “bırakamama hissi”dir.
Dijital Oyunlar Neden Bu Kadar Bağımlılık Yapıyor?
1. Hızlı Ödül ve Dopamin Döngüsü
Modern dijital oyunlar, psikolojik bağımlılığı tetiklemek için denebilir ki özel olarak tasarlanır.
Puanlar, rozetler, seviye atlamalar ve anlık ödüller; beyinde dopamin salgısını artırır.
Bu durum, çocuğu tekrar tekrar oyuna yönlendirir.
Sanal Güç ve Kimlik İnşası
Gerçek hayatta kendini yetersiz hisseden bir çocuk, sanal dünyada kahramana dönüşür:
Daha güçlü,
Daha başarılı,
Daha görünür.
Bu sahte güç hissi, zamanla çocuğun gerçek sorumluluklardan kaçmasına neden olur.
Rekabet ve Sosyal Baskı
“Takım seni bekliyor”, “günlük görev açıldı”, “son şans” gibi mesajlar, oyun şirketlerinin bilinçli taktikleridir. Bu baskılar, özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde bağlılığı artırır.
Gerçek Hayatın Zorluğu ve Oyunların Kolaylığı
Gerçek hayat emek, sabır ve süreklilik ister.
Oyunlar ise hızlı ve zahmetsiz “başarma hissi” sunar.
Bu da çocuğu gerçek hayattaki sorumluluklardan uzaklaştırır. Sosyal hayattan dijital sosyale sürükler, bağımlı yapar.
Dijital Oyun Bağımlılığının Belirtileri
Bir çocuk veya genç şu davranışları sergiliyorsa ciddi risk vardır:
Oyun süresini kontrol edememe
Oyunu bıraktığında öfke ve huzursuzluk
Derslere ve sorumluluklara ilgisizlik
Uykusuzluk, gece oyun oynamak için gizlice uyanma
Aileyle sık tartışma
Sosyal ilişkilerden uzaklaşma
Yalan söylemeye başlama
En belirgin işaret: Oyundayken mutlu, oyundan çıkınca huzursuz olmak.
Çocuklar ve Gençler Neden Daha Savunmasız?
Çünkü çocukluk ve ergenlik döneminde:
Dürtü kontrolü zayıftır
Sabır ve erteleme becerisi düşük seviyededir
Gerçek hayatta başarı fırsatları sınırlıdır
Oyunlar “kolay başarı” sunar
Özellikle erkek çocuklarında bağımlılık riski daha yüksektir. Çünkü pek çok oyun rekabet, güç, hız ve şiddet temaları üzerine kuruludur.
Dijital Oyun Bağımlılığının Sonuçları
Psikolojik Etkiler
Dikkat dağınıklığı
Öfke kontrol sorunları
Kaygı, huzursuzluk
Gerçeklik algısında bozulma
Akademik ve Sosyal Etkiler
Ders başarısında ciddi düşüş
Okuldan kopma eğilimi
Arkadaş çevresinden uzaklaşma
İletişim becerilerinin gerilemesi
Ahlaki ve Karakter Boyutu
Sabırsızlık
Sorumluluktan kaçış
Haz odaklı yaşam
Emek bilincinin körelmesi
Haz büyüdükçe irade küçülür.
Ailelerin Sık Yaptığı Hatalar
“Evde dursun, oynasın” düşüncesi
Tam yasak koyarak iletişimi koparmak
Kendi ekran bağımlılığını görmezden gelmek
Sorunu geç fark etmek
Çocuğun duygularını anlamadan müdahale etmek
Çocuk oyuna değil, boşluğa bağımlı olur. Yani çocuk boşluğa düştüğü taktirde bağımlı olur. O boşluk ilgi, bağ, başarı ve anlamla dolmadığında oyun doldurur.
Dijital Oyun Bağımlılığına Karşı Bilimsel ve Sağlam Çözüm Önerileri
Net ve Tutarlı Dijital Kurallar
Yaşa göre günlük oyun sınırı ve 12 yaşa kadar kutu oyunu
Gece oyununa kesin sınır
Ders–oyun dengesi
Kuralların ailece konuşulması
Oyun Boşluğunu Doğru Doldurmak
Oyun yasaklanınca ortaya çıkan boşluk mutlaka doldurulmalıdır:
Spor
Kitap
Sanat
Üretim
Görev ve sorumluluk
Akran etkinlikleri
Bunlar olmadığı sürece oyun bağımlılığı yeniden hortlar. Pedagoji, bir uyarıcıyı kaldırınca yerine başka uyarıcı yerleştir, der.
Başarıyı Gerçek Hayatta Yaşatmak
Çocuğun:
Küçük görevler alması,
Yaptığı işlerin takdir edilmesi,
Somut başarılar kazanması, oyuna olan ihtiyacını ciddi şekilde azaltır.
Anlam ve Hedef Eğitimi
Bir gencin hayatında hedef yoksa oyun hedefi olur.
Anlam yoksa oyun anlamın yerine geçer.
Anlamı olan genç, sanala kaçmaz.
Anlam ve gaye birlikte mefkûreyi oluşturur.
Sanal Kahramanlık, Gerçek Hayatta Geçersizdir
Dijital, doğru kullanıldığında bir araçtır.
Ancak sınırlar kaybolduğunda; çocuğun dikkatini, iradesini ve geleceğini tüketen bir alışkanlığa dönüşür.
Aileler olarak görevimiz:
Yasaklayarak değil yönlendirerek,
Korkutarak değil bilinçlendirerek,
Cezalandırarak değil rehberlik ederek çocuklarımızı bu bağımlılıktan korumaktır.
Gerçek hayatta başarmayı yakalayan çocuk, sanalda kahraman olmaya ihtiyaç duymaz.
Dijital Oyunlarda Gizli Tehdit: İslamofobi
Son yıllarda birçok popüler dijital oyun, fark edilmeyen fakat son derece tehlikeli bir içerik akışıyla gençlerin zihnine İslamofobik kalıplar yerleştirmektedir. Pek çok oyunda “terörist”, “düşman”, “hedef” gibi olumsuz karakterlerin Müslüman sembollerine, Orta Doğu coğrafyasına veya İslami kültüre benzetilmesi; çocukların bilinçaltında İslam’ı tehlikeyle özdeşleştiren yanlış bir algı oluşturmaktadır. Bu durum, hem inanç kimliğini zedelemekte hem de gençlerin kendi değerlerine karşı yabancılaşmasına yol açmaktadır. Oyun şirketleri bunu çoğu zaman bilinçli bir stratejiyle yaparak kültürel kodları dönüştürmekte ve Müslüman gençleri kendi medeniyet köklerinden uzaklaştırmaktadır.
Adnan Kalkan
Psikoloji Bilimi Uzmanı I Aile Danışmanı
[email protected]
Youtube: @adnankalkan01
İnstagram: @adnankalkan01




YORUMLAR