Dün kurtarıcı ve kurucu ruha inançlarından dolayı dünyayı dar eden dönüştürücü ruh, bu gün de Hafız Bakan Çiftçi'ye itibar suikastı ve düşmanlık yapıyor.
Bu ülkede bir kurtarıcı ve kurucu ruh var, bir de dönüştürücü ruh. Kurtarıcı ve kurucu ruh; canını dişine takarak, malını ve canını ortaya atan, Cihan Harbi ve Millî Mücadele’yi başarıya ulaştıran ruhtur. Dönüştürücü ruh ise kurtarıcı ve kurucu ruhu bertaraf ederek devlet dairelerinden uzaklaştırmış ve devletin kuruluşunu İslam karşıtlığı üzerine yapılandıran ruhtur. Öyle ki, bir süre sonra malını ve canını ortaya koyan, şehit ve gazi olan kurtarıcı ve kurucu ruh; bu ülkenin garip evlatları konumuna düşmüştür.
Haşlanan kurbağa deneyinde olduğu gibi, her şey yavaş yavaş olduğu için fark etmeden bir süre sonra uğruna savaştıkları değerlerin tek tek ellerinden kayıp gittiklerine şahit olmuşlardır. Buna karşı çıkanlar şehit edilmiş, sessiz kalanlar ise ömür boyu hapsoldukları vicdan azabını çekmiştir.
Bu dönemde bizzat Cihan Harbi’nde gönüllü alay kumandanı olan, daha sonra Mustafa Kemal tarafından Ankara’ya davet edilip resmî törenle karşılanan Bediüzzaman Said Nursî gibi mütefekkirler; iman hakikatleri ile dönüştürücü ruhla mücadeleye başlamış ve defalarca (19 defa) zehirlenerek, onlarca yıl (28 yıl) hapis ve sürgün hayatına maruz bırakılmıştır. İskilipli Atıf Hoca daha önceden yazdığı şapka ile ilgili risalesinden dolayı idam edilmiş, kılık kıyafet kanununa aykırı şal (başörtüsü) satan Şalcı Bacı idam edilmiştir.
Dönüştürücü ruh, kurtarıcı ve kurucu ruha tabiri caizse dünyayı dar etmiş ve bütün mesaisini, denebilir ki, kurtarıcı ve kurucu ruhun dinini ortadan kaldırmak için harcamıştır. Buna da sürekli kılıflar bulmuştur.
Derken, ezanlar dinmesin diye kendi kurtardıkları ülkede ezanlar Türkçeye çevrilmiş, camiler ahır yapılmış, satılmış, olmayacak mekânlara dönüştürülmüştür. Dönüştürücü ruhu takip edenler ise aynı geleneği devam ettirmiştir.
Bugün din düşmanlığını kendisine meslek edinenler, bir taraftan gönüllülük esasıyla Ramazan etkinlikleri düzenleyen Millî Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e saldırırken, diğer taraftan hafız olan ve İskilipli Atıf Hoca’nın mezarını ziyaret eden yeni İçişleri Bakanımız Çiftçi’ye ahlak sınırlarını aşarak saldırıyorlar. Onlara göre ne kadar ehliyetli ve liyakatli olursa olsun, eğer dindarsa yobazdır, gericidir vs.
Oysa asıl yobaz, 100 sene öncesinin ideolojik saplantısına bağlı kalıp değişen dünya şartlarına uyum sağlayamayan bu güruhtur. Daha önce görev yaptığı yerlerde sevilen ve halkla iç içe olan Bakan Çiftçi, son görev yeri olan Erzurum halkı tarafından da sevilen bir gönül ve devlet adamıdır.
Çiftçi Bakan olur olmaz onu tanıyanlar bayram havasına girdiler. Sadece bu vatanın millî ve manevi değerlerine olan hassasiyetinden dolayı değil; aynı zamanda dürüst ve samimi duruşu ile gönüllere taht kuran bir devlet adamıdır.
Tek kriteri din düşmanlığı olanlar ona hemen algı yönetimi ile saldırmaya ve itibarsızlaştırmaya başladılar. Yemin töreninde sokak çocuklarında bile göremeyeceğiniz çirkin hareketlerle onu engellemeye çalıştılar. O ise sadece eskiden olduğu gibi işine odaklandı ve yeminini ettikten hemen sonra vazifeye atıldı.
Sosyal medyada prosedür gereği paylaşımlar yapmak yerine toplumun kanayan yaralarına odaklandı ve gerek uyuşturucu gerek mafya çetelerini hedef aldı. Hazreti Ömer’in (r.a.) “Fırat’ın kenarında bir keçinin ayağı kaysa Ömer’den bilinir” şuuruyla Bakan Çiftçi, “Bu ülkede bir vatandaşımız huzur içinde uyumuyorsa İçişleri Bakanı da uyumayacak.” dedi.
Bütün geçmiş başarılı çalışmalarını görmezden gelip sadece hafız olduğu ve bu ümmetin millî ve manevi değerlerini karakterinde kuşandığı için bin bir algı operasyonu ile Bakan Çiftçi’yi yıpratmaya çalışanların bu saldırılarının, her zaman olduğu gibi, yine akim kalacağından şüphemiz yoktur.
Biz bu ülkenin kurtarıcı ve kurucu ruhu ile Bakan Çiftçi’nin yanındayız. Bu vatanın kendi evlatları, bu vatanı hak ettiği yere getirecek. Bu vatanın her bir ferdini, zararlı akımlar ve ifsat komitelerinin oyunlarından yine bu vatanın öz evlatları koruyacak.
Medine Vesikası ile, birlikte yaşama iradesini sağlayacak olanlar, Bakan Çiftçi gibi Anadolu yiğitleridir. Ve inanıyoruz ki ekinleri ve nesilleri ifsat etmeye çalışan ifsat komitesi ile bu Anadolu yiğitleri sağlam mücadele verecektir.
Biz bu vatanın öz evlatları da kalemimiz, kelamımız ve elimizden gelen her şeyle onlara destek vereceğiz. Anadolu evlatları olarak Nesli İhyâ Medeniyeti İnşâ Mefkûremize hizmet edeceğiz.




YORUMLAR