Bu Sefer de Umman (Engin Deniz) | Ali Tunay
Ali Tunay
Amerika Kötülük Rejimi’nin insan yüzü Trump, son olarak Umman’ı da “havaya uçurmakla” tehdit etti.
Daha önce İran’ın medeniyetini yok edeceğini söylüyordu. Kanada’yı bitireceğini, Danimarka’yı yerle bir edeceğini, Suud Kralı’na kıçını öptüreceğini, isterse Avrupa’yı bir günde perişan edeceğini…
Rusya, Ukrayna’yla ateşkes yapmazsa batıracağını, Venezuela’ya çökeceğini, Küba’yı işgal edeceğini, Çin’e vergiler koyacağını…
Vesaire, vesaire işte!
Şımarık tabii.
Belki de haklı…
Amerika Rejimi karşısında esaslı bir duruş ortaya koymazsa dünya, bu taife daha çok fütursuz olacaktır.
Amerika şu ana kadar dünya sermayesinin başkenti ve sermayenin %90’ı da siyonizmin elinde.
Siyonizm ise bu sermayeyi; kişiliksiz, korkak, kirli yönetimlerce idare edilen ülkeleri sömürerek elde ediyor.
Kurulan bir ağ var; itiraz edene ağır baskılar, sabotajlar ve savaşlar yüklüyor. Onu alt ederken, yandan bakanlara da korku salıyor.
Umman (Engin Deniz), Hürmüz Boğazı’nın İran’a bakan kısmı.
Boğazı İran lehine avantajlı kılan coğrafi özellik ise şu: Kıyının derinliği İran karasuları içinde. Devasa yük gemileri o kenardan geçmek zorunda. Umman’a yaklaştıkça derinlik azalıyor. Bu, “hiç geçiş olamıyor” anlamına gelmiyor tabii; ancak güvenli geçiş İran lehine.
İran, Amerikan Kötülük Rejimi’nin müzakere masasındayken kendisine saldırması ve bunu iki kez tekrarlaması, aynı zamanda terörist bir saldırıyla Direniş Önderi Seyyid Ali Hamaney’i öldürmesi sonrası Amerika’ya acı bir yenilgi yaşatacağını söyledi.
Amerika ve dünya önce bunu küçümsedi. Hamaset saydı. Toplumu sakinleştirme hamlesi bildi. Hürmüz hiç akıllarında değildi. (Oysa ruhu şad olsun, Hacı Kasım vakti zamanında bundan bahsederdi.)
Ve ancak Hürmüz kapatılıp sonra yeni bir rejimle açıldığından beri Amerika, bir çıkmazın içine girdiğini anladı. Çok sert saldırılar yaptı. Minab’daki saldırıdan sonra birçok sivil alanı daha bombaladı. Agresif vurdu. Nükleer silahı almak için İran içine indirme yaptı. Ancak şu ana kadar da eli boş. Havadan yere inemiyor.
İran, bir el daha yükseltmek ve Umman’a — onun da lehine olacak şekilde — “Hürmüz’de Ortak Yönetim” teklifi sundu.
Amerika istihbaratı, Umman’ın buna oldukça sıcak yaklaştığını ve bölgesel Amerikan hegemonyasının daha da zayıflayacağını görünce, acele şekilde Trump’ın ağzından “seni yok ederiz” sözünü dillendirdi. Umman’ı açıkça tehdit etti.
Ve tabii bölge ülkelerinden yine çıt yok.
Kimse egemen bir ülkeye yapılan tehdidi kınamadı.
Oysa aynı sözleri İran söyleseydi, birçok bölge dışişleri bakanı yataklarından kalkıp pijamayla kameraların karşısına geçerdi. “Kabul edilemez”ler sıraya girerdi.
Umman dik durdu.
Amerika’ya sert karşılık verdi.
Yaptığı işin doğru olduğunu, egemen bir ülkenin hiçbir uluslararası kurala aykırı davranmadığını tane tane anlattı ve Umman’ın barış, huzur ve denge ülkesi olduğunu söyledi.
Açıklama öyle tırsık falan değildi.
Dik bir duruş kokuyordu.
Amerika artık yeniliyor…
İran ona karşı “Sivrisinek Stratejisi” denen metodu uyguluyor; keyfi karakterine vuruyor.
Savaşı uzatıyor.
Kilitleyip cephe ülkelerini artırıyor.
Üs noktalarında zorluyor.
Müttefiklerinde strateji değişikliği yaratıyor.
Amerika’yı yoruyor…
Siz bakmayın Trump’ın tweet âlemine…
Sahada işler hiç beklemediği kadar sarpa sarmış durumda ve her geçen gün daha da arap saçı hâline geliyor.
Umman, Yemen’e sınırdır.
İran’a kıyıdır.
İkisi arasında bir karakter temsilidir.
Makul oldukları için bölgede makbuldürler.
Sakin ama aynı zamanda diğer Körfez monarşileri gibi yapay değildirler.
Köklüdürler.
Gelenekselciliği modernizme kurban etmeyenlerdir.
Birçok ihtilaf sahibi devletin buluşma yeri olmuşlardır.
Krizleri yönetmişlerdir.
Sır saklamışlardır.
Öyle Suud, BAE ve Katar krallıkları gibi değildir.
Burası sultanlıktır.
Sultan ile kral arasında fark vardır.
Halkı gözetendir.
Uçarı, hafif ve basit değillerdir.
Trump’ın “havaya uçururuz” sözü karşısında bırakın korkmayı, o sözün özrünü almaya kadar gideceklerdir.
Ağa’nın ruhu şad olsun.
Sözü belleğimizde yer bulsun:
“Amerika’yla dostluk etmenin maliyeti, düşmanlıktan yüksektir.”