Siyah kurdele...
Aylardan bahar, günlerden hafta ortası, renklerden siyah...
Yine yeniden ölenlere rahmet, kalanlara sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Yine yeniden insanlığımızı sınıyoruz. Yine yeniden kim suçlu kim güçlü diye oturumlar gerçekleştieiyoruz. E hal böyle olunca her kafadan bir ses, her ihmalden de bir sessizlik çıkıyor ortaya.
Eceli böyle karşılamak istemez hiçbir yaratılmış... Suçu suçlusu, gücü güçlüsü bir yana, günün yaslı olanında şimdi gözler. Ahirete uğurladığımız canların yakınları mı acılı, yoksa tüm Türkiye ya da Dünya mı bunu da anlamış değilim ben.
"Böyle her şey iyi, hiç bir sorun yok" diyerek devam ederken hayatlarımıza, bir anda "Nasıl da düşünemedik tahmin edemedik vay efendim önlem alamadık" vs vs gibi ifadeler çürüdü de kokuyor bile ağzımızda.
Can çıktı huy çıkmadı dedikleri bu mu acaba? Ne zaman Hz.Peygambere (s.a.v) kulak verip eşeği sağlam kazığa bağlayacağız onu da kestiremiyorum artık. Olduktan sonra da, öldükten sonra da tek cümle yukarıda zikrettiklerimiz işte. Tekrar edelim efendim haydi hep birlikte; " "Rahmet olsun, başsağlığı ve sabır dilerim"
İyi gün dostu diye bir deyim var duydunuz mu kıymetli okurlarım. Bu sistemin iyi gün dostu yok malesef. Herşey yolundayken kontrol etmek, varsa eksik düzeltmek, olay olmadan olay yeri incelemek.Tabirimi mazur görün. Şimdi biz önlem alan iyi gün dostları mıyız? Yoksa olduktan sonra dizine vurup alelacele önlem koyan tayfa mıyız ? Bu arada bu son cümlenin muhatabı kötü gün dostu oluyor galiba. Buna da kıymetli okurum karar versin.
Şimdi gelelim Eğitim Şart ifadesine.
Neye göre kime göre şart!
Eğitim aile de başlar bu ne terbiyesizlik diyen öğretmen mi suçlu, tüm yükü öğretmene bırakıp, bir de ne yapıyor bu öğretmenler, anca öğretmenler odasında çay kahve diyen ebeveynler mi ? Tabi bir de hiçbirisi olup dışarıdan müdahale eden çok bilmişler de var. Teorik bilgilerle muameleyi ve akıl vermeyi sevenler ordusu diyorum ben onlara. Tabirim mazurdur ben kefilim.
Sorumluyuz efendim! Ben Anne olarak, sen ve sizler her şey olarak! Ben sen o , biz siz onlar, yani tüm dünya!
Sessize alındı şimdi çığlıklar. Karar el hak ilahi adaletin! Unutulmaz elbet ama alışılır buna da.
Sonuç, onlarca can, pişmanlıklar, keder ve korku dolu aileler, eğitim sistemini gün gün sorgulayan öğretmenler...
Sene olmuş 2026, ahir zamana çoktan adım attık hissi ne de ağır geliyor benliğimize. Konuşulacak çok şey var aslında. Yüreğimiz kabarcık dolu, dilimizde sustuklarımızın yarası, kalbimiz de keder dolu ağırlık. Söz tükendi, mürekkep bitti. Geriye acı, göz yaşı ve koskoca bir ahh ve keder kaldı şimdi.
Öğretim değil, eğitim şart efendim!
Tek cümle dilimde;
"Milletim Uyan"
Geçmiş olsun Güzel Ülkem, Rahmet olsun masum canlara...
Esra Gül Çente