Mafya Dizileri Artık "Final" Desin!
Haftada üç tane mafya dizisi izleyen gençlerin mafya olma hevesinden şikayetçi oluyoruz.
Ne bekliyordunuz?
Mafya dizisi izleyip iyi ahlaklı, topluma faydalı, kitap okuyan, araştıran, sürekli gelişen bir gençlik inşaa edilebilir mi?
Ekrandaki “Kolay Para” yalanına son verilmeli..!
Çalışmadan kazanılan para, toplumun en tehlikeli illüzyonudur. Bugün bu illüzyon, mafya dizileriyle parlatılıyor.
Ekranda sunulan dünya; emek vermeden zengin olmanın, korku salarak güç kazanmanın, suçla “itibar” elde etmenin cazip bir hikâyesi gibi anlatılıyor. Oysa gerçekte bu yolun sonu ya mezar ya hapishane ya da geri dönülmez bir çöküştür.
Uyuşturucu, kara para, silah ticareti, insan kaçakçılığı… Bunlar sadece suç değil; toplumun damarlarını kurutan zehirlerdir. Ama dizilerde bu karanlık alanlar, çoğu zaman “karizma”, “güç” ve “başarı” ambalajıyla sunuluyor.
Bir diğer tehlike sosyal medyada türeyen youtuberlar:
Sosyal medya eliyle, paylaşım içerikleri beş para etmez youtuberlar türedi. Yapay, estetik güzellik, kaynağı şüpheli zenginlik, ucuz espriler, bazen de çıplaklık üzerinden milyonlarca takipçi topladılar. Bu yetersiz rol-modeller araya giden nesillere yol açtı.
Sorun şu: Sürekli izlenen şey, zamanla normalleşir. Normalleşen şey ise meşrulaşır.
Genç zihinler, alın teriyle kazanmanın değerini değil; kısa yoldan zengin olmanın cazibesini öğrenirse, bu sadece bireysel bir sapma değil, toplumsal bir çürüme başlatır.
Hiçbir senaryo, suçun gerçek bedelini ekranda olduğu kadar “estetik” gösteremez. Gerçek hayat, dizilerdeki kadar affedici değildir.
Toplum olarak şunu net söylemeliyiz:
Suç romantize edilemez.
Kolay para masum değildir.
Ve emek, her zaman en büyük değerdir.
Aksi halde, izlediğimiz hikâyeler bir süre sonra yaşadığımız gerçeğe dönüşür.
Editör