TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Ayhan Barut'a Şap Aşısı ve Hastalıkları Hakkında Sorularımız ve Verdiği Cevaplar

Bilindiği gibi geçtiğimiz ayların ve içinde bulunduğumuz ay itibariyle, hayvancılık konusunda cevapları aranan ve sonuçlarının can yakıcı olması, ülkenin gıda ve hayvancılık açısından adeta gıda krizinin tetikleyicisi olan şap hastalığı ve buna bağlı binlerce hayvanın ölümüne yol açan felaketin telafi edilmesi, tekrarlanmaması, tedbirlerinin alınması gerekmektedir. TBMM Tarım Komisyonu üyesi ve ziraat mühendisi, CHP Adana Milletvekili Barut'a Sorduk;

Taşköprü Gazetesi olarak sorularımız:

Aşılamaya giden personel, şap aşısı konusunda sertifika sahibi midir?

Uygulamaya giden personelin eğitimleri tam, şap hastalığı ve aşı konusunda tatmin edici bilgi ve donanıma sahip midir?

Aşılar, hastalık olmadan mı, hastalık devam ederken mi yapıldı?

Hayvan sahiplerinin hayvanları veya çiftlikleri hastalık öyküsü var mıydı? Talepleri oldu mu?

Aşıların, formülündeki bileşen oranlarının kontrolü yapılmış mıdır? Kim ve hangi kurum tarafından?

Yurt genelinde yüksek sıcaklıkların olduğu bir durumda soğuk zincir prosedürü ve protokollerine riayet edildi mi?

Soğuk zinciri muhafaza edecek (+2 ~ +8) donanım var mıydı, varsa o donanım türü ve markası nedir?

inaktif virüs parti kontrolleri test raporları var mıdır, rapor örnekleri ibraz edilebilir mi?

Yukarıdaki sorulara verilebilecek cevaplar doğrultusunda mâli sorumluluk ve yol açtığı zararlar nasıl tazmin edilecek?Meclis Tarım Komisyonu üyesi M.V. Ayhan Barut'un Cevapları:
Şap hastalığı, Avrupa ülkelerinde 30-40 yılda bir sınırlı görülürken, Türkiye’de hastalık neredeyse her yıl görünür hale gelmiştir. Bu sene görülen yeni tipteki salgın şeklindeki şap hastalığı, hayvan varlığımızı, halk sağlığını ve ülkemizin gıda egemenliğini tehdit etmektedir. İktidar algıyı bırakıp büyüyen riski önlemek yerine lafı dolandırmakta, sorumluluğunu yerine getirmemektedir. Türkiye'nin çok uzun süredir kamuda ciddi bir liyakat sorunu yaşadığı, stratejik alanlarda yeterliliği bulunmayan, iktidara yakınlığı sayesinde ilerleyen görevliler eliyle krizler büyümektedir. Aslında ülkemiz Şap Enstitüsü gibi kurumlarımızla bu alanda etkin olabilecek haldeyken işbilmez yöneticiler, ilgisiz ve yetersiz bürokratlar eliyle sorunlar yumağında debelenmektedir. Sorunuzla bağlantılı olan bu yönlerin dışında, orman yangınlarına müdahale eden kahraman görevlilerin bile ekipman ihtiyacını karşılamayan Bakanlık, aşılama konusunda da benzer tutum içinde olduğu görülüyor. Salgınla mücadele eden ekiplerin sayıca yetersiz, mihrakta aşılama nedeniyle çaresiz, aşıdan veteriner hekim yetersizliğine her konuda eksik olduğu anlaşılmaktadır. Kamuoyuna yeterli ve ayrıntılı açıklama yapılmadığı için personelin şap aşısı konusunda sertifika sahibi olup olmadığı Bakanlık tarafından açıklanmalıdır. 

AKP iktidarının liyakatsiz yönetim anlayışı her yerde sorunları büyütüyor, mevcut sorunların üstüne başka başka problemler çıkıyor. Kamuda özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı'nda personel eksikliği acı biçimde görülürken veteriner hekimden ziraat mühendisine, gıda mühendisinden orman mühendisine yeterli istihdam sağlanamıyor. Bir de bunun üstüne liyakatsiz yönetim anlayışı eklenince sorunlar katmerlenerek artıyor. Salgınla mücadelede ülkemizin ve veteriner hekimlerimizin bilgi birikimi ve deneyimine diyecek sözümüz yok ama liyakatsiz yönetim anlayışı, kamucu adımların yeterli atılmaması, iktidarın süreci kesin çözüm hedefiyle değil algı operasyonları üzerinden yürütmesi sorunuza net yanıt vermemizi engelliyor. Gönül isterdi ki açık biçimde salgınla mücadele ciddi olarak sürüyor diyebilseydik. Ne yazık ki durum budur, Bakanlığın sorunuzla ilgili yanıtları kamuoyuna açıklaması bizim de dileğimizdir.

Resmi verilere göre ülkemizin yaklaşık 17 milyon büyükbaş ve 55 milyon civarında da küçükbaş hayvan varlığı bulunuyor. Bu sene Kurban Bayramı’nda 3 milyon 516 bin 226 büyükbaş,  kesilen küçükbaş kurban sayısı ise 3 milyon 84 bin 909 olarak duyurulmuştu. Ocak ve Mart aylarında görüldüğü bildirilen şap hastalığıyla ilgili yeterli önlem almayanlar yüzünden bu kriz şimdi daha da içinden çıkılmaz hale geliyor. Kurban Bayramı’ndan önce şap hastalığı için bazı önlemler ve kısmi yasaklamalarda bulundular ancak bayram olunca tamamen yasaklamadılar. Kurban Bayramı’ndan sonra şap hastalığı iyice yaygınlaştı, çünkü yeterli tedbiri almadılar veya bile isteye almadılar. Bu sürecin devamında mihrakta aşılama duyuruları yapılmış, ancak hastalığın yayılma hızı gözetilince aşılamanın da ulusal eylem planı çerçevesinde değil lokal ve bölgesel ele alındığı görülmektedir. Burada kapsamlı bir risk analizi ve buna uygun eylem seferberliğinden ziyade hastalık var veya yok demeden, bunu araştırma gereği duymadan ne kadar aşı temin edildiyse o kadar aşılama yapılarak sürecin atlatılmaya çalışıldığı görülmektedir. 

Şap salgınıyla mücadelede biraz da amiyane tabirle 'El yordamıyla' hareket eden bakanlık ve ilgili bürokratlar, Ulusal seviyede aşılama ve salgınla mücadele sistemi uygulayamadığından ve günü kurtarmaya dönük adımlar atıldığından sorunuzun yanıtını olumlu vermek mümkün görünmüyor. Salgınla mücadelede bakanlığın ve iktidarın şeffaf olmaması, uyarı ve önerileri dikkate almayarak önlemler konusunda yetersiz kalması, büyüyen krizin varlığı da hayvan ve çiftlik takibinin de yapılamadığını göstermektedir. 

Ülkemizin göz bebeği sayılan Şap Enstitümüz tüm dünyada saygınlığı olan ve bugüne dek ürettiği değerler ve varlığıyla koruyup kollamamız gereken, daha çok desteklenip geliştirilmesi gereken en önemli kurumlarımızdandır. Kovid salgınında üstlendiği rol dahi düşünülse, bugüne kadar salgınlarla mücadelede üstlendiği misyon gözetilse ne demek istediğimiz daha net anlaşılacaktır. Bu anlamıyla kurumumuzun AKP'nin liyakatsiz yönetim anlayışı sonucu zarar gördüğü, misyonuna uygun gerekli adımları atamadığı anlaşılmaktadır. Ancak bu olumsuz tabloya rağmen Enstitümüz ve fedakar mensuplarıyla birlikte canını dişine takarak çalışmakta, bu salgını önlemeye dönük mücadele sürdürmektedir. Literatürde aşıların nasıl hazırlanacağı, formülü ve bileşeni, uygunluğu, etkinliği, bilimsel ve yönetsel denetim ilgili kurum ve kuruluşların sorumluluğundadır. Bunlarla ilgili tüm yol ve yöntemlerin kayıt altına alınıp denetlendiği, ulusal ve uluslararası ölçekteki hakem kurum ve kuruluşların kontrolünde, onayında ve denetiminde olduğunu düşünmek istiyoruz. Tüm bunlarla beraber sorunuzun yanıtının kamuoyuna açıklama yapılmadığı içn Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ayrıntılı olarak verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.  Şap hastalığı nedeniyle hayvan pazarları ve kesimhaneler kapalıdır; birçok bölgede karantina uygulanmaktadır. Canlı hayvan sevkiyatları yapılmamakta, hayvan giriş-çıkışları kısıtlı durumdadır. Ülkemizin hayvan varlığı, halk sağlığı ve gıda egemenliği tehlikeye düşmüştür. Esas sorun, ülkemizin hayvan varlığını tümüyle tehdit eden bu salgınla aynı Kovid salgınında olduğu gibi kapsamlı bir planlama yapılamamasıdır. Şapla ilgili, aşılama ve aşı üretimine ilişkin sorunların aşılamaması, krizi büyütmektedir. Bu da sorunun büyüyerek mali açıdan da devasa zararlara yol açmayı sürdüreceği anlamına geliyor. Yeterli denetim yapmayan, etkin görev ve sorumluluk anlayışıyla hareket etmeyen, ulusal düzeyde salgınla mücadele hattı oluşturamayan tüm sorumluların adli ve idari açıdan hesap vermeleri, hukuk önünde gerekirse yargılanmaları gerekir.

şap hastalığı nedir şap hastalığı belirtileri şap hastalığı tedavisi şap hastalığı nasıl bulaşır şap hastalığı ne demek ayhan barut