Talip KOKTAŞ - Şair Yazar

Talip KOKTAŞ - Şair Yazar


Teknolojik Vehamet - 2

07 Aralık 2023 - 02:43

Teknolojik Vehamet - 2

Vahamet, teknoloji ile birleşince atom bombası oluyor adı, katliamlar, soykırımlar, entegre edilmiş ruhlar, nükleer tehditler, köleleştirilmiş beyinler, yaşayan kalpsizler mezarlığı…
Durum çok vahim, lakin gönüllü esirleriyiz bu devrin. Kelepçe niyetine taşıyoruz telefonları. Bileklerimiz değil, zihnimiz kelepçeli. Sorsan herkes hür… Özgürlük sloganları havadan paraşütsüz çakılıyor yere. Yerle yeksan gerçeklik, sanallık olarak kol geziyor her yerde.
Bilgi seli sokaklar, akıl damlıyor paçalardan. Kalp camdan fanusun içinde koruma altında. Eskimesin diye dokunmuyor hiç kimse. Şimdi sızlaya sızlaya izliyor bütün olanları. Kalp sızısıyla düş kaybından ölüyor insanlık. Sosyal medya mezarlığına gömüyorlar, mezar taşında binlerce “like”.
Obez bir nesil büyütüyor göğsünde sütü kesilen anneler. Aç kalmasın diye akıllı telefonlarla besliyorlar. Sütü kesilince devam sütü yetişiyor aç midelerin imdadına. Sonrası mamalarla, masallarla uyutulan nesiller. Gazını almak babalara kalıyor. Sırtını sıvazlayarak büyütülen çocuklara “gak” deyince ekmek, “guk” deyince su veriliyor. Bozuk psikolojileri psikolog tamirhanelerinde onarılıyor. Hepsi zeki ama çalışmıyor hiçbiri.
“Ağaç yaşken eğilir!” diye diye şimdi bütün dalları kırık ağaçların. Eğitimi de birleştirdik robotik kodlamayla. Kıtalar aşmak ne ki gezegenler dolaşıyoruz hülyalarda. Sanal gerçeklik gözlükleri ile izliyoruz akıllı tahtaları. Tebeşir tarihin çöplüğünde, öğretmenlerin hepsi şimdi çocuk bakıcısı… Uzaktan eğitim pandeminin mirası… Ödev kontrolleri yemek yapan annelere kaldı. Gözlük vücuttan bir uzuv ve BT sınıfında unuttuk bütün öğrencileri.
Şiirler dahi yapay zekâ imzalı. Sanat kuyruğu kıstırılmış kedi. Samanlıkta iğne aramak bu çağda insan bulmak. Zekâ küpleri el çabukluğu marifet, yüzde ona yaklaşıyor zekâ seviyesi. Satranç ustalarının hepsi eşiğinde intiharın… Uçurum uçurum büyüyen bir çarenin koynunda yalnızlığın.
Kutsal kitaplar duvarların en güzel süsü. Dijital dedikleri şey kalbin örtüsü. Oh ne ala, bütün dünya bilgi havuzu. Herkesin elinde bol reklamlı Google kullanma kılavuzu. Kitaptan uzaklaşınca yol tarifi kaldı kılavuzlara. Kılavuzunu şaşıranın başında dolanıyor karga.
Herkes herkese yabancı, herkeste yapmacık bir sohbet havası. Çaylar soğuyor masada, en hızlı yazan şampiyon sosyal medyada. Bol takipçi oluyor ödülü. Yanındakiler yabancı, yalnızlaşıyor gönlü. Aile kavramı tozlu raflarda kaldı. Tozunu almaya Almanya’dan abim geldi.
Muasır medeniyetlere el sallıyoruz sanallık balonundan. Herkes bilgin, âlimler güvenlik duvarına takılı. Kimlik tespitinden geçemediler, tanımsız eleman şimdi tamamı. Hiçbirinin kaydı yok Facebook hesaplarında. Kimse uymuyor fetvalara, onlara sorsalar da.
Son kullanma tarihi geçmiş kredi kartıyla işlem yapıyor emekliler. Bu çağın kaydından düştüklerinden bihaber. Maaş kuyruğunda geçiyor ömürlerinin yarısı, hepsi teknolojinin yaralısı. Fotoğraf yüklemeyi öğrenemediler İnstagrama. Eski albümlerde kaldı hatıra. Dizinin dibinde büyüttükleri torunları bir dizinin reklam arası, sanal oyunlardan dinliyor geleceğin masallarını.
Kripto en kutsal ödeme aracı. Bununla yıkacağız Amerika’yı. Kirli paralara dokunmaya gerek kalmadı, aklandı şimdi tamamı. Borsa en karlı yatırım aracı. Altın takmıyor kadınlar, saklı hepsi kasalarda. Hırsıza değil, zamana güvenmiyor hiçbiri. Her adım başı parayla meşgul insanlar… Ne de güzel diyor Zarifoğlu; “Halk aşksızsa sokaklar banka dükkânlarıyla dolar.”
Sosyal ağların tüm suçlusu oldu örümcekler. Sistemin hâkim olduğu mahkemede ilk celsede idamla yargılanacaklar. Toz konmuyor kimseye, herkes haklı. Suç altın kürkte, askıda asılı. Ferman buyuruyorsunuz katliamına bütün hayvanların. Sadece hayvan hakları savunucularının kulaklarını tıkayın.
***
Zaman saatli bomba, kırmızı ile mavi kablo arasında yaşama. Zaman, eskilerde gün, hafta, ay, mevsim, yıl, asırdı; şimdilerde saat, dakika, saniye, dahası hapsoldu saliselere. Sineğin saniyede kaç kanat çırpışı hesaplansa da bir çocuğun başını okşamayalı nice zaman oldu ya. Kaybediyorsun, kayboluyorsun ey dünya! Kum saati döndü tersine. Kumları sayılı, tüketiyor kendini. Maçın son düdüğünü çalacak İsrafil’i bekle.
Batı denilen medeniyet çocukların en hazin kâbusu... Her yanı karanlık, avuçları bomba dolu… Teknoloji, ipi elinde yedi başlı ejderha, onunla korkutuyor bütün çocukları. Gecenin karanlığında çocuk düşleri bahardır. Her gecenin bir sabahı vardır. Hangi karanlığa sığınırsa sığınsın insan, güneş batıdan battığı günün sabahında doğudan doğacaktır.
Firavun boğuldu Musa’nın asasında, Nemrut’u tokmaklayan bir sinek olduğunu unutma. Teknoloji denen yamyamdan artık korkma. Kendi vahameti, getirir sonunu. Sen yeter ki duy içindeki sesi. Açma düğmesiyle aynı kapatma düğmesi!

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum