Talip KOKTAŞ - Şair Yazar

Talip KOKTAŞ - Şair Yazar


12- KAHVALTI HAZIR!

01 Haziran 2024 - 00:00

Sanırım sonundayız gecenin, belki de ömrün! Hangisi kulağa daha hoş geliyor, bilemedim! Uyku denen salgından kurtulunca insanlar, uyanışı ve dirilişi başlar mı şehrin. Belki bugün, bu sefer geçmişin intikamı olarak Japonya'dan Amerika'ya düşer bomba… Katliamın her türlüsüne karşıyız ama içimizdeki volkanların soğumasını ümit etmek de suç olmasa gerek. Çocuklar minik elleriyle temizliyor bulutları. Pirincin içindeki taşı ayıklar gibi günden ayırıyor geceyi. Gece, işten dönen yorgun bir baba misali usulca giriyor evine. Vardiya değişimi! Güneş doğuyor!

Yok, öyle değilmiş bütün bu anlattıklarım! Hala bir kâbus görüyor dünya ve her yer hala karanlık! Simyacı en büyük katil, idama yürüyor, koca bir ömür duruyor avuçlarında. Bir damla sudan mütevellit insan bir parça bezin arasına sığınca sırrı çözülüyor bütün simyaların.

Yok, öyle de değilmiş bu gördüğüm rüya! Bomba diyor biri öteden… Yahu çadıra işler mi bomba? Korkma! Alarmı çalıyor akıllı telefonumun! Avrupa ile aramızda iki saat fark, bir asra denk geliyor. Uykuda herkes, kimsenin çalmıyor alarmı! İnsanlık kurşuna dizilmeye hazır mülteci, savunmasız! Ve ne de masum ölüyor çocuklar çalan alarmlarla… Ve savunmasız! Gazze mi? Bu dünyadan uzakta, henüz uyanılmamış rüyaların ütopik başkenti olarak duruyor, galaksinin en gizemli yerinde!

Sanırım bunların hepsi bir rüya ve ben uyanıyorum. Çocuklar beni kahvaltıya çağırıyor. Şimdi hatırladım, bugün hafta sonu, biraz fazla uyumuşum. Hayat devam ediyor (mu?) kaldığı yerden.

Hangisi gerçek, hangisi rüya?

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum