“Sadece Bir Duygu Değil,
Bir Ömürlük Bağ„
ANNE SEVGİSİ
Biyolojik olarak, insana hayat veren kişiyle kurulan bağ doğumla sona ermez. Çoğu insan anne sevgisini yalnızca bir duygu, bir şefkat hali ya da hatıralarda kalan bir sıcaklık olarak düşünür. Oysa gerçek şudur: Anne ile çocuk arasındaki bağ yalnızca manevi değil, aynı zamanda bilimsel olarak da kanıtlanmış fiziksel bir gerçekliktir.
Bilim dünyası bu olağanüstü bağı maternal mikrokimerizm adıyla açıklar. Hamilelik sırasında anneden gelen bazı hücreler plasentayı aşarak bebeğin vücuduna geçer ve onun dokularına yerleşir. Bu bile başlı başına hayranlık uyandırıcıdır. Fakat asıl mucize, bu hücrelerin doğumdan sonra kaybolmamasıdır.
Bu hücreler yalnızca kısa süreli bir iz bırakmaz; yıllar boyunca, hatta bazen onlarca yıl boyunca çocuğun bedeninde yaşamaya devam eder. Üstelik pasif bir şekilde durmazlar. Araştırmalar, anneden gelen bu hücrelerin çocuğun kalbinde, akciğerlerinde, karaciğerinde ve bağışıklık sisteminde bulunabildiğini ortaya koymuştur. Yani anne, çocuğunun yalnızca dünyaya gelmesine değil, hayatta kalmasına da görünmez bir şekilde destek olur.
Bu hücreler adeta içeride çalışan sessiz bir koruyucu gibidir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesine, enfeksiyonlara karşı daha hızlı yanıt verilmesine ve vücudun savunma mekanizmalarının daha bilinçli hale gelmesine katkıda bulunurlar. Kısacası anne, çocuğunu yalnızca kucağında değil, bedeninin içinde de korumaya devam eder.
Bu bağ sadece hamilelikle sınırlı değildir. Doğumdan sonra emzirme süreci de bu mucizevi ilişkiyi güçlendirir. Anne sütü yalnızca bir besin değildir; aynı zamanda bağışıklık sinyalleri taşıyan, uzun süreli hafıza oluşturan ve bebeğin sağlığını destekleyen özel bir kaynaktır. Anne sütüyle bebeğe sadece hayat verilmez; aynı zamanda hastalıklara karşı direnç, güç ve dayanıklılık da aktarılır.
Bu yüzden bir insan “Annem hep içimde yaşıyor” dediğinde bu yalnızca bir özlem cümlesi değildir. Bu, bilimsel olarak da açıklanabilen bir gerçektir. Çünkü annenin bir parçası, gerçekten de çocuğunun içinde yaşamaya devam eder.
Fakat anne sevgisi yalnızca biyolojik bir olayla anlatılamayacak kadar büyüktür. Anne sevgisi; fedakârlığın en saf, en temiz halidir. Uykusuz kalmayı göze alan, kendi açlığını unutan, çocuğunun acısını kendinden önce hisseden bir yürektir anne. Bazen bir söz söylemeden bile evladını anlayan bir sezgi, bazen de yalnızca varlığıyla huzur veren bir limandır.
Anne, insanın düştüğünde kaldıran eli, karanlıkta yol gösteren ışığıdır. Herkesin sırt çevirdiği yerde bile dua eden, umut eden, bekleyen bir kalptir. Çoğu zaman bir anne, evladının mutluluğunu kendi mutluluğundan önde tutar. Çünkü annelik, sadece bir rol değil; başlı başına bir adanmışlıktır.
İşte bu yüzden anneler yalnızca çocuk büyüten insanlar değildir. Onlar merhametin, sabrın ve şefkatin yeryüzündeki en canlı örnekleridir. Bir anne bazen evladına hayatı öğretir, bazen ona sabretmeyi gösterir, bazen de hiçbir şey söylemeden yanındayım diyebilen bir güç olur.
Bu değer, inancımızda da en açık şekilde ifade edilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, yalnızca kendisine kulluk edilmesini emretmekle kalmaz; bunun hemen ardından anne ve babaya iyi davranılmasını da kesin bir emir olarak bildirir. Bu, anne-babaya gösterilecek sevgi ve saygının ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu gösteren en güçlü mesajlardan biridir.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) de annenin değerini insanlara en etkili şekilde anlatmıştır. Kendisine “İyi davranmama en layık olan kimdir?” diye sorulduğunda tereddüt etmeden “annen” diye cevap vermiştir. Üstelik bu cevabı bir kez değil, üç kez tekrar etmiş; ancak ondan sonra babayı zikretmiştir. Bu söz, annenin hakkının ve fedakârlığının insan hayatındaki yerini anlatan en güçlü örneklerden biridir.
Sonuç olarak anne sevgisi yalnızca bir duygu değil; hem bilimsel hem manevi yönü olan eşsiz bir bağdır. Anne, çocuğuna sadece hayat vermez; hayatının her anında onu koruyan, büyüten, güçlendiren bir rahmet kapısı olur. Bazen bir dua, bazen bir gözyaşı, bazen de sessiz bir dokunuşla insanın kalbinde yaşamaya devam eder.
Ve belki de en gerçek cümle şudur: Anne sevgisi geçmez… Çünkü anne, yalnızca yanımızda değil, içimizdedir.




YORUMLAR