YENİ ÇEYREK YÜZYILA HOŞ GELDİNİZ
Yeni bir yıla merhaba. Çeyrek yüzyılı geride bıraktık. Yirmi birinci yüzyılın ikinci çeyreğine girdik. Bu önemli bir dönemeç. Ben sadece yeni bir yıla girdik diye bakmıyorum. Yeni bir çeyrek yüzyıl diye görüyorum gelecek günleri. Sanki bir asırlık zaman diliminin çeyreklerinden bahsedince daha büyük oluyor sözler.
Hayat akıp gidiyor. Geride bıraktığımız nice yıllar var. Unuttuğumuz anılar, hatırımızdan çıkanlar. Yeni bir yıl ve yeni bir çeyrek yüzyıl. Belki yapmak isteyip de yapamadıklarımız için bir fırsat olabilir. Mesela ben seyahat etmeyi, yeni yerler keşfetmeyi severim ama geçen yıllar içinde pek mümkün olmadı. Her şehri ayrı ayrı gezmek, çarşılarında vakit geçirmek, o şehirlerin insanlarını gözlemlemek gibi bir hayalim var. Hafta sonları bir şehir seçip oraya gitmek ve oradaki insanların her gün önlerinden geçip gittiği o mekanları incelemek isterim.
Bir gün İstanbul’daydım. Bir belediye otobüsüyle boğazdan geçiyorduk. Hiç kimse manzaraya bakmıyordu -ben hariç- o otobüsteki herkes oradan hergün geçiyordu belki ama hiçbiri hiç bir zaman nereden geçtiklerine bakmıyordu. Ne kadar da güzeldi oysa manzara! Yorgundular, ayakta gidenler vardı saatlerce. Sıkılıyorlardı, daralıyorlardı, bunalıyorlardı ve manzara akıllarına gelmiyordu. Sıradandı belkide… Bense manzaranın tadını çıkaracak kadar yabancıydım o şehre: İstanbul’a. Çok severim İstanbul’da olmayı. Otogardan ya da havalimanından metroya, metrobüse bindiğimde etrafı seyreylerim. Havası çok değişiktir, biraz Karadeniz, biraz Marmara. İnsanları ise hızlı ve öfkeli.
Sonra bir doğu şehrine gitmek isterim. Orada turistik yerleri gezmenin dışında çarşıyı dolaşmak isterim. Çarşıdaki insanları, esnafı gözlemlemek isterim. Başka bir gün Ege, başka bir gün Akdeniz’de başka bir şehir. Sonra belki dünyadaki şehirleri gezmek mümkün olabilir. Gezmek bana hep muhteşem gelmiştir. Gezmeyi, -çoğu zaman gezemesem de- severim. Bir hobi gibi düşünebilirsiniz bunu.
Yeni yılın ve yeni çeyrek yüzyılın bana yeni şehirler görmeyi getirmesini dilerim. Umarım, bir çok şehirde bulunur, birçok yeri gezerim. Hele de her şehrin o şehre özel tatlarına bakmak da ayrı bir güzellik. Mesela İzmir’de kumru yemek, yengen yemek güzeldir. Oraya da gitmek isterim. Yıllar önce yaşadığım bu şehrin sokaklarında dolaşmak, anılarımın olduğu caddelerde gezmek -duruyorsa- oradaki lokantaları görmek isterim.
Diyarbakır mesela. Doğduğum topraklarda anılarım çok küçük yaşlara denk geliyor. Görmek isterim Diyarbakır’ı tekrar. Çarşısında dolaşmak, surları gezmek, mümkünse yaşadığım yerleri görmek isterim.
Sözün özü, gezmek güzel şey. Bu yeni çeyrek yüzyılda, bu yeni yılda olabildiğince çok yer gezmek ve güzel yurdumuzun birçok yerine gitmek isterim. Yorumlarda buluşalım: Siz nereleri görmek istersiniz ve neden?