HAKKIN YANINDA, ZULMÜN KARŞISINDA OLMAK

Vedat KAHYALAR

HAKKIN YANINDA, ZULMÜN KARŞISINDA OLMAK

Dün Bosna-Hersek insanlığın gözü önünde soykırıma uğrayınca hepimiz Bosnalı olduk. Ben Adana Bosna Dayanışma Grubu başkanı oldum. Konferanslar, seminerler, yürüyüşler ve kermesler yapıp destek olduk.

Sonra Çeçenistan savaşı başladı. Aynı şekilde Adana’daki duyarlı insanlar olarak benzer etkinliklerle destek olmaya çalıştık. Hepimiz Şehid Dudayev’i ve mücahitlerini destekledik.

Myanmar’da, Rohingya bölgesindeki Müslümanlara soykırım uygulandı. 1 milyona yakın kişi Bangladeş’e kaçıp Arakan kamplarında zor şartlarda yaşamaya başladı. Biz o zaman da Arakanlı olduk. Uçakla 11 saat seyahat edip o kamplara gittik Adanalı dostlarla. Adana’nın desteklerini, selamlarını götürdük. Destek olduk.

Mısır’da Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye düzenlenen ABD-İsrail kökenli komplo esnasında da biz, direnen ve şehid olan binlerce Mısırlı ile birlikteydik.

Aynı şekilde Libya’da, Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da ve Afrika’daki emperyalist saldırılarda da Müslümanlarla, insan kardeşlerimizle kalp kalbe birlikteydik.

7 Ekim 2023’te AKSA TUFANI başladı. 1948’den beri süren alçak soykırım ve Filistinlilerin mallarına, evlerine, arazilerine el koyma sürerken HAMAS karşı saldırı başlattı. O günden beri Gazze’li, Filistin’liyiz. 100 binden fazla Müslüman katledildi, şehirler yıkıldı. Duyuru, yardım, eylem ve dua içinde olduk Gazzeliler için.

Bugün siyonizmin ve sapık evangelizmin vahşi saldırıları İran’a yöneldi. Daha ilk günden 167 küçücük kız öğrenci grubu ve 14 öğretmen okullarında şehid edildiler. İran dinî lideri Ali Hamaney; eşi, kızı, gelini, damadı ve torunuyla birlikte evlerinde katledildi. Sonrasında Körfez Arap devletlerindeki ABD üslerinden, İsrail’den ve ABD savaş gemilerinden saldırılar başladı. Yüzlerce sivil insan hayatını yitirdi. Bu sefer de İranlı olduk. Sesimizle, yazılarımızla ve dualarımızla destek olmaya çalıştık.

Nerede ehli kıbleye, Müslümana ve insanlığa zulüm ediliyorsa karşı çıkmanın imanın gereği olduğuna inandık. Karşı çıkarken mazlumun mezhebine, ırkına veya bölgesine bakmadık.

Bugün İran’la olan dayanışma üzerimize farz olan şerefli bir vazifedir. Bu dayanışmayı küçük farklılıklarımız üzerinden sabote etmeye çalışan küçücük beyinli ırkçı, mezhepçi bir güruh var. Şunu iyi bilsinler ki tarihin yanlış tarafında, hakkın değil zulmün tarafında yer alıyorlar. İran’ı destekleyenler mezheplerini değiştirmediler. Bu insanlar sadece tevhid ve vahdet algıları açık, akıllı ve duyarlı insanlar. Ben de bu süreçte hakkın yanında olmaya çalışanlardan biriyim.

İşin gerçeği şu: Venezuela’daki emperyalist operasyonda da Maduro ile birlikteydik. Dualarımız ve tarafımız onunlaydı.

Nerede zulüm varsa, sömürü varsa, soykırım varsa; dinleri, dilleri, ırkları ne olursa olsun oralı oluruz.

…OLMALIYIZ…

Dedikodu ve gıybet haramdır. Hele Ramazan ayında hiç yakışmaz.

Yapmayın!

Kalbiniz kaldırmıyorsa ehli kıbleye destek olmaya, bari zalimin işine gelen sözü söylemeyin; susun. Bazen susmak ateşe perde bile olabilir.

Hakkın, hakikatin safında kalabilmek en birinci görevimizdir.