Ümmet-i Muhammed'in Miraç'ı
Ümmet-i Muhammed’in Miraç’ı
Yıldırım Demirci
Müslümanların Miraç’ı Kudüs’ün özgürleştiği gündür. Ümmet-i Muhammed Miraç’a yükselmek istiyorsa Kudüs’ü, Gazze’yi, Filistin’i, Doğu Türkistan’ı ve zalimin esareti altında inim inim inleyen tüm mazlum coğrafyayı özgürleştirmelidir. Şimdi söylem değil eylem zamanı…
Bugün hepimiz sıcak ortamlarımızda klavyenin başında kandil mesajları paylaşma yarışına girdik. Siyonist İsrail’in, Filistin topraklarındaki soykırım ve insanlık dışı vahşetini yazılı ve sözlü kınama mesajları ve temennilerin durduramadığını gördük. Selahaddin Eyyubi Cuma hutbesinde iken bir genç bağırır: “Ey Selahaddin Kudüs esir. Sen burada konuşuyorsun.” Selehattin Eyyubi cevap vermez ve Kudüs’ü haçlı işgalinden kurtaracağı güne kadar yani yedi yıl boyunca hiç gülmez. Tarihin bizlere yüklediği sorumluluk Kudüs’ü yeniden özgürleştirmektir.
Bu gece İslam Âlemi Miraç Kandilini idrak edecek. Miraç denilince akla Kudüs gelir. Kudüs’ün simgesi ise Mescid-i Aksadır. XXI. Yüzyılın medeni dünyasında bu kutsal beldede neler olduğunu, Miraç Kandili vesilesiyle bir kez daha hatırlayalım. Filistinlilerin zeytinlikleri kesiliyor, ekinleri yakılıyor, iş yerleri yağmalanıyor, evleri yıkılıyor, gençleri tutuklanıyor, kadınları tecavüze uğruyor ve masum çocukların gözyaşları akıyor. İki milyarlık koskoca İslam Âlemi, sekiz milyonluk Siyonist zulmü karşısında ne yapıyor? Koltuklarımıza kurulup çayımızı yudumlayarak film seyreder gibi HD dev ekranlarımızda zulmü izliyoruz. Biraz duygulanarak kınama mesajlarıyla Müslümanca bir duruş sergilediğimizi zannediyoruz. Yüce Kitabımızın Bakara suresinin 214. Ayetinde: “Yoksa siz, sizden öncekilerin çektiklerini çekmeden Cennet’e girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?” ilahi mesajıyla bizleri uyarıyor.
Eğer Müslümanca bir duruş sergilemek istiyorsak söylemden eyleme geçmeliyiz. İsrail’e sınırdaş olan tüm ülkeler sınır kapılarını kapatmalıdır. İslam ülkeleri İsrail’deki diplomatlarını geri çekmeli ve kendi ülkelerindeki İsrail büyükelçiliklerini sınır dışı etmelidir. İslam ülkeleri İsrail’in sivil ve askeri uçaklarına hava sahalarını ve hava alanlarını kapatmalıdır. İslam ülkeleri İsrail’e ait tüm gemilerin limanlarına girişlerini yasaklamalıdır. İslam ülkeleri kendi NATO’sunu ivedilikle kurmalıdır.
İslam ülkeleri, İsrail’in Filistin topraklarındaki katliam ve işgale son vermesi için bir süre tanımalıdır. Sürenin bitiminde İsrail işgalinden vazgeçmezse Birleşmiş Milletlerin 51. maddesi hayata geçirilerek uluslararası hukukun tanıdığı meşru müdafaa hakkı kullanılmalıdır. Günümüz Hz. Ömerlerinin, Selahattin Eyyubilerin ve Fatihlerin komutasındaki İslam ordusu ihtişamıyla Kudüs’e girmelidir ve şu ferman yayımlanmalıdır, “Ey Kudüs halkı! Gördüğünüz bu İslam sancağı altında canınız, malınız ve namusunuz güvendedir. Herkes ibadetinde, inancında ve yaşayışında özgürdür. Artık Kudüs emin bir beldedir.”
Müslümanların Miraç’ı Kudüs’ün özgürleştiği gündür. Ümmet-i Muhammed Miraç’a yükselmek istiyorsa Kudüs’ü, Gazze’yi, Filistin’i, Doğu Türkistan’ı ve zalimin esareti altında inim inim inleyen tüm mazlum coğrafyayı özgürleştirmelidir. Şimdi söylem değil eylem zamanı…