BAĞ-SIZLIK AKIMINA KARŞI ŞAHSİYET KALKANI

Ramazan YÜKSEL

BAĞ-SIZLIK AKIMINA KARŞI ŞAHSİYET KALKANI

Kahrolsun 'bireysellik' saçmalığı!

Bağsızlık / bireycilik, çağımızın en sinsi yıkıcı akımıdır.
İnsanı ailesinden, mahallesinden, değerlerinden koparır; sonra da bu kopuşu özgürlük diye sunar.

Oysa bağsız insan güçlü değil, savunmasızdır.
Dayanağı olmayanın direnci olmaz.
Hesap vereceği kimse olmayanın karakteri kalıcı olmaz.

Bizim medeniyetimiz insanı köksüz bir varlık olarak tanımlamadı.
Onu bir zincirin halkası olarak gördü.

Aileyle başlayan, mahalleyle genişleyen, inançla derinleşen bir sorumluluk halkası…

İslam geleneğinde ruhban sınıfı yoktur; insan kul ile Rabbi arasına kimseyi koymaz, Rabbine doğrudan muhataptır.

Bu sebeple Avrupa’nın kilise baskısına karşı geliştirdiği “birey” kavramı bizim tarihsel tecrübemizle aynı zeminde değildir.

Jean-Jacques Rousseau kendi toplumunun yarasına merhem aradı.
Oysa bizim yaralarımız ve bağışıklık sistemimiz farklıydı.

Başkasının reçetesini taklit etmek tedavi değil, dokuyu tahriptir.

Bu topraklarda insan;
baba gölgesinde güven,
anne merkezinde denge,
abi ve ablada rehberlik,
hala ve teyzede ikinci anne şefkati,
komşuda denetim ve dayanışma buldu.

Anadolu’nun mahalle düzeni bir sosyal güvenlik sistemiydi.
“Ayıp olur” cümlesi kanundan önce çalışırdı.

Bugün bağlar zayıfladıkça;
kalabalık arttı ama güven azaldı.
Apartmanlar yükseldi ama komşuluk düştü.
Maddiyat merkez oldu, itibar iptal oldu.

Bağsızlık özgürlük değildir.
Köksüzlük ilerleme değildir.
Yalnızlık medeniyet değildir.

Bu sebeple çözüm geçmişe kaçmak değil;
şahsiyeti yeniden inşa etmektir.

Şahsiyet; kökü olan insandır.
Şahsiyet; sorumluluk taşıyan insandır.
Şahsiyet; öngörülebilir ve güvenilir insandır.

Toplum ancak şahsiyetle ayakta kalır.

ŞAHSİYET KALKANI

10 Temel İlke

    Kökünü Bilme
    Şahsiyet, nereden geldiğini bilir; kökünü inkâr etmez, ondan kaçmaz.

    Sorumluluk Önceliği
    Özgürlük talep etmeden önce görevini yerine getirir.

    Aile Merkezliliği
    Aile, şahsiyetin ilk mektebidir; korunur ve güçlendirilir.

    Hürmet Düzeni
    Büyüğe saygı, küçüğe şefkat; toplumsal dengenin temelidir.

    Bağ Kurma Gücü
    Akrabalık, komşuluk ve dostluk bilinçli olarak yaşatılır.

    Emanet Bilinci
    Mal, makam ve söz; sahiplik değil sorumluluk olarak görülür.

    Öngörülebilir Karakter
    Sözü ile hâli uyumlu, güven veren bir duruş sergilenir.

    Maddiyatı Araç Görme
    Para merkez değil; araçtır.

    Mahalle ve Toplum Bilinci
    Yüz yüze temas ve dayanışma canlı tutulur.

    Bağsızlığa Direnç
    Köksüzlük idealleştirilmez; kök salarak yükselmek esas alınır.

    Protez fikirler, sentetik kalabalıklar üretir