15 Yaşındaki Suçlu Toplumun Aynasıdır
15 Yaşındaki Suçlu, Toplumun Aynasıdır.
Bugün ülkede günlerdir ne tartışıyoruz?
“15 yaşındaki çocuk ceza alsın mı, almasın mı?”
“Yasa değişsin mi, değişmesin mi?”
Yanlış yerden başlıyoruz.
Asıl sormamız gereken soru şudur:
15 yaşındaki bir çocuk suç işleyecek noktaya nasıl geldi?
Bir çocuk suç işliyorsa, bu yalnızca bireysel bir mesele değildir.
Bu, çökmüş aile yapısının, savrulmuş toplumun ve ihmal edilmiş bir neslin resmidir.
O çocuk sadece fail değil; aynı zamanda bu düzenin mağdurudur.
Ve bu yıkımın merkezinde, ne yazık ki en başta aile vardır.
Aile çökerse toplum çöker.
Anne-baba susarsa sokak konuşur.
Ev terbiye vermezse ekran öğretir.
Bugün çocuklarımızda ahde vefa kalmadı.
Sadakat zayıfladı.
Haya ve edep neredeyse unutuldu.
Peki neden?
Çünkü çocuk artık terbiyeyi annesinden babasından değil,
Sosyal medyadan, fenomenlerden, sokak kültüründen alıyor.
Şiddet cesaret sanılıyor, küfür güç sayılıyor, arsızlık özgürlük diye pazarlanıyor.
Evlerde sohbet yok, ekran var.
Sofrada dua yok, telefon var.
Anne-baba örnek olmuyor, sadece nasihat ediyor.
Oysa örneksiz nasihat, boş bir yankıdır.
Sosyal medya ise bu çöküşü hızlandıran en büyük faktörlerden biri hâline gelmiştir.
Çocuğun zihni henüz olgunlaşmamışken,
Her türlü şiddet, ahlaksızlık ve sapkınlık bir “normal” gibi sunuluyor.
Sonra biz çıkıp yalnızca yasaları tartışıyoruz.
Oysa şunu bilmeliyiz:
Ahlak yoksa hukuk yetmez.
Vicdan yoksa yasa kurtarmaz.
Aile yoksa devlet tek başına nesil yetiştiremez.
Çocuk suç işliyorsa,
Bu toplumun aynaya bakma vaktidir.
Çünkü bozuk bir nesil tesadüf değildir;
İhmal edilmiş bir milletin sonucudur.
Ve unutmayalım:
Bir nesli kaybedersen,
Bir vatanı yavaş yavaş kaybedersin.