Telefon çaldı... Arayan, Yeniden Refah Partisi Adana İl Başkanı Özkut Özdemir. Sesinde tatlı bir telaş... Tatlı bir heyecan. "Cuma büyük gün" dedi... "Erbakan Hocamızı Anma ve Anlama toplantımız var. Sayın Genel Başkanımız Fatih Erbakan da teşrif edecekler. Sizi de mutlaka aramızda görmek isteriz." Davete icabet sünnettir. Hele ki konu... Türk siyasetinin "Ağır Ağabeyi", yerli ve milli duruşun sarsılmaz kalesi, nezaket ve devlet adamlığının sembol ismi, Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan olunca... Elbette gidilir.Adana’nın Öz Evladı ErbakanÇoğu kimse bilmez... Ya da siyasetteki o devasa gölgesinden dolayı hep gözden kaçırılır. Erbakan Hoca, aslında Adana'nın öz evladıdır. Kökleri bu bereketli topraklardadır. Baba ocağı neresi mi? Kozan... Saimbeyli. Babası, Ağır Ceza Reisi Mehmet Sabri Bey... Bu bölgede asırlarca hüküm sürmüş, Toroslar'ın asil ve boyun eğmez Selçuklu cengaveri Kozanoğulları soyundan gelir. Annesi Kamer Hanım ise... Sinop'un ileri gelen, saygın ailelerinden. Yani... Hoca'nın o tavizsiz duruşunun mayasında, Toroslar'ın o serin, asil ve dikbaşlı rüzgârı vardır. Yarın Adana... Aslında kendi evladını, Toroslar'ın zirvesinden kopup gelen o büyük devlet adamını bağrına basacak.
Davasına Adanmış Bir ÖmürSiyaset... Kimine göre makam, kimine göre şöhret veya zenginleşme aracı. Ama onun lügatinde siyasetin tanımı bambaşkaydı. Masa başında yazılmış bir senaryo değil, inanılmış bir ömürdü onunki. "Davam" kitabını okuyanlar bilir. Kendi kelimeleriyle, o muazzam ömrü tek cümleye sığdırır: "Siyaseti bir cihad olarak gördüm." Ve peşinden ekler... Bugün siyaset yapan herkesin altını kırmızı kalemle çizip çerçevelemesi gereken o tarihi manifesto: "Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım." Sırrı tam olarak buradaydı... İnancı tamdı. Eğilmedi... Bükülmedi... Ve asla vazgeçmedi.
Kıbrıs Fatihi ErbakanVe... Kıbrıs. Onu anıp da o tarihi destanı es geçmek olur mu? Asla... Yıl 1974... Hoca, koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcısı. Ada'da soydaşlarımız katlediliyor... Rum mezalimi arşa dayanmış. Amerika'sı, Avrupa'sı parmak sallıyor... "Sakın ha" diyorlar, "Harekete geçerseniz ambargoyla mahvederiz." Herkesin tereddüt ettiği, "Acaba diplomasiyi mi denesek?" diye birbirine baktığı o kritik an... O, Toroslar'ın o boyun eğmez, o tavizsiz inadıyla yumruğunu masaya vuruyor. "Gerekirse bütün dünyayı karşımıza alırız, o adaya çıkacağız!" diyor. Millî Görüş'ün o sarsılmaz siyasi aklını ve kararlılığını ortaya koyarak harekâtın başlama emrini veriyor. Bugün Kıbrıs'ta bağımsız bir Türk devleti varsa... Akdeniz'de, Mavi Vatan'da başımız dik, alnımız açıksa... Bunda en büyük pay "Kıbrıs Fatihi" Erbakan'ın o yiğit duruşunun, o mangal gibi yüreğinindir.
Zor Yıllar; 28 ŞubatÇok zor yıllardı. Başbakanlık koltuğuna oturdu... O dönem çok kısa sürdü ama yaptığı işler asırlara bedeldi. İşçiye, memura, emekliye tarihin en büyük, en eşi benzeri görülmemiş zammını verdi. Cumhuriyet tarihinde eşine az rastlanır şekilde Denk Bütçe yaptı. Havuz sistemiyle, faiz lobilerinin, rantiye sınıfının sömürü hortumlarını bıçak gibi kesti attı. Ama... Devrin egemen güçleri rahatsız oldu. Küresel baronlar, içerideki uzantılarıyla birlikte düğmeye bastı. Ve... "Bin yıl sürecek” denilen "Türkiye'nin kara lekesi 28 Şubat postmodern darbesi gerçekleştirildi.
İktidarı Bin Yıl SürecekO meşum günleri unutmak mümkün mü? Tanklar Sincan'da demokrasiye balans ayarı bahanesiyle yürüdü... Başörtülü gencecik kızlar üniversite kapılarında, ikna odalarında ağlatıldı... Medya, sermaye ve apoletliler el ele verdi... Zulüm, memleketin üstüne bir karabasan gibi çöktü. Hoca'nın iktidarı belki o gün vesayetçiler tarafından sonlandırıldı ama... Milletin kalbindeki iktidarı asırlık bir çınara dönüştü.
Dünyalara Sığmayan VizyonSadece Türkiye mi? Onun vizyonu bu sınırlara sığmayacak kadar engindi. İslam dünyası darmadağındı, kan ağlıyordu... O, kurtuluş reçetesini yazdı. Gitti, D-8'i kurdu. Müslüman ülkeleri tek çatı altında topladı. "Biz biriz, beraberiz, Yeni Bir Dünya kuracağız" dedi. Batı'nın sömürü çarkına çomak soktu. Şu an Gazze'de yaşanan katliamlara bakınca, Erbakan'ın İslam Birliği vizyonunun ne kadar hayati olduğunu insan bir kez daha kahrolarak anlıyor.
Hayalleri Bir Bir GerçekleşiyorBugün... Dönüp geriye bakıyoruz. Hoca'nın "Gümüş Motor" ile başlayan yerli üretim sevdası... O günlerde kürsülerden haykırdığı "Ağır sanayi hamlesi"... "Kendi tankımızı, kendi uçağımızı yapacağız" hedefleri... Hepsi, ama hepsi birer birer gerçek oluyor. Yerli İHA'lar, SİHA'lar, KAAN'lar, TCG Anadolular gökleri ve denizleri yarıyor. O gün ona gazete manşetlerinden "Hayalperest" diye saldıranlar... Bugün onun açtığı yolda inşa edilenleri izliyor.
Erbakan’ı Anmaya ve Anlamaya DavetlisinizYarın... Adana'da, Yeniden Refah Partisi lideri Sayın Fatih Erbakan'ın katılımıyla büyük bir vefa örneği sergilenecek. Özkut Özdemir Başkan ve teşkilatı iyi hazırlanmış. Şehrin caddeleri ve bulvarları afişlerle dolu. Adana... Kozanoğulları'nın o vakur, o bilge, o büyük evladını, Necmettin Erbakan'ı anacak. Sadece anmakla kalmayacak... Çok daha iyi anlayacak çünkü Erbakan’ı anlamak, aslında Türkiye’nin son elli yılını anlamaktır. Belki de önümüzdeki elli yılı…
Mekânı cennet, makamı ali olsun.