Sen Ne Dersin Yunus Can?
Ne Diyor Pirdaş Yunus?Ben dervişim diyene
Bir ün edesim gelir
Seyirdüben sesine
Varıp yetesim gelir
Sırat kıldan incedir
Kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne
Evler yapasım gelir
Altında Gayya vardır
İçi nâr ile pürdür
Varuben ol gölgede
Biraz yatasım gelir
O da gölgedir deyu
Tân eylemen hocalar
Hatırınız hoş olsun
Biraz yanasım gelir
Ben günahımca yanam
Rahmet suyunda yunam
İki kanat takınam
Biraz uçasım gelir
Andan Cennete varam
Cennette huri görem
Huri ile gılmanı
Bir bir koşasım gelir
Derviş Yunus bu sözü
Eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çekenBir Molla Kasım gelir!
Yunus Emre sözü süslemek için söylemez. O, kalbi neredeyse sözü de oraya koyar. Bu yüzden dizeleri yüzyıllar geçse de eskimez; çünkü anlattığı şey insanın hâlidir.
“Ben dervişim” diyene seslenirken aslında bir iddiayı yoklar. Dervişlik bir unvan mıdır, yoksa yük mü? Yunus’un derdi budur. Lafla değil, sesle… Yani içtenlikle.
Sırat’ı anlatır: kıldan ince, kılıçtan keskin. Ama orada durmaz. “Oraya varıp evler yapasım gelir” der. Korkunun üzerine güven koyar. Geçip gitmekle yetinmez; orada durmayı, orada yaşamayı söyler. Bu, meydan okuma değil; teslimiyettir.
Altında cehennem vardır, ateş vardır. Yunus ise korku diline yaslanmaz. “Gölgesinde biraz yatasım gelir” derken şunu ima eder: İnsan sadece korkutularak doğru yerde durmaz. Güvenmeden ayakta kalamaz.
Burada bir itiraz vardır. Şekle takılıp özü unutanlara, lafla dini anlatanlara bir itiraz… Ama sert değil, bağırarak hiç değil. Yunus bunu sakin bir özgüvenle yapar.
Günahını inkâr etmez. “Ben günahımca yanam” der. Ama rahmeti de unutturmaz. Yanmak vardır, yıkanmak vardır. Ne umutsuzluk ne de kendini temize çıkarma…
“İki kanat” ifadesi insanın yükseldiği yeri anlatır. O kanatlar korku ve menfaat değildir. İnsanı yukarı taşıyan şey; samimiyet ve teslimiyettir.
Cennet, huri, nimet anlatıları geçer şiirde. Ama dikkatli okuyan anlar: Yunus’un asıl meselesi bunlar değildir. O, ödülün peşinde koşan bir dil kurmaz. Kalbin durduğu yeri arar.
Ve en sonda kendini de uyarır:
“Bir Molla Kasım gelir…”
Yani söz söyleyenin de hesabı vardır. Yunus buna razıdır. Çünkü o, yukarıdan konuşmaz. Hayatın içinden konuşur.
Belki de bu yüzden Yunus hâlâ aramızdadır.