Hiperbarik Oksijen Tedavisi ve Kalp

Dr. Muhammed Kemal KAHYALAR

Hiperbarik Oksijen Tedavisi ve Kalp
Kalp, insan bedeninin en sadık çalışan organı desem yeridir. Durmaksızın atar, çoğu zaman kendini hissettirmeden görevini yerine getirir. Ancak oksijen azaldığında, bu sessizliğin yerini yorgunluk, göğüs ağrısı ve nefes darlığı alır. Kalbin en temel ihtiyacı olan oksijen, modern tıbbın bazı yöntemleriyle hücrelere daha güçlü biçimde ulaştırılabilir. Hiperbarik oksijen tedavisi(HBOT) de bu yöntemlerden biridir.

HBOT, kişinin basınçlı bir ortamda yüzde yüz saf oksijen solumasına dayanır. Dolaşımın zayıf olduğu dokular dahi oksijenle buluşabilir. Bu durum, özellikle kalp ve damar sistemi açısından dikkat çekici sonuçlar doğurur.

HBOT sırasında meydana gelen nabız sayısında azalma nedeniyle kalbin pompalama gücünde %10-20 lere varan geçici bir düşüş görülür. Bu düşmeye rağmen kan basıncında dikkate değer bir değişiklik olmaz.

HBOT nin damarları büzüştürücü etkisinden dolayı sağlam kılcal atar damarların bulunduğu dokulara giden kan miktarı azalır ancak plazmada çözünmüş olan yüksek oksijen miktarı nedeniyle dokularda hipoksi yani oksijen düşüklüğü olmaz bilakis yüksek oksijenlenme sağlanır. Damar geçirgenliğinin düzelmesi nedeniyle kılcal damardan dokuya sıvı geçişi azalır ve hücre dışı gereksiz sıvı emilerek dokularda oluşan ödem azalır.

HBOT, kılcal damar oluşumunu destekleyerek kalp dokusunun beslenmesini güçlendirir. Aynı zamanda damar içi iltihabi süreçlerin ve oksidatif stresin azalmasına katkı sağlar. Bu etki, kalp damar hastalıklarının temelinde yer alan kronik hasarın kontrol altına alınmasında önemlidir.

Kalp krizi sonrası dönemde ise oksijenlenmenin önemi daha da artar. Hiperbarik oksijen tedavisi, hasar görmüş kalp dokusunun toparlanmasına destek olabilir ve iyileşme sürecinde yaşam kalitesini artırabilir. Özellikle ileri yaş grubunda, dolaşım kapasitesinin desteklenmesi hastaların günlük yaşamına doğrudan yansır.

Elbette HBOT tek başına bir kalp tedavisi değildir. İlaçların, girişimsel işlemlerin ya da cerrahinin yerine geçmez. Ancak doğru hastada, doğru zamanda ve uzman kontrolünde uygulandığında kalbin işini kolaylaştıran güçlü bir tamamlayıcı destek sunabilir.