ÇITAYI YÜKSEK TUTMAK
ÇITAYI YÜKSEK TUTMAK
2026/25
عَلَى قَدْرِ أَهْلِ الْعَزْمِ تَأْتِي الْعَزَائِمُ وَتَأْتِي عَلَى قَدْرِ الْكِرَامِ الْمَكَارِمُ وَتَعْظُمُ فِي عَيْنِ الْحَقِيرِ صِغَارُهَا وَتَصْغُرُ فِي عَيْنِ الْعَظِيمِ الْعَظَائِمُ
Alâ kadri ehli’l-azmi te’tî’l-azâimu; ve te’tî alâ kadri’l-kirâmi’l-mekârimu. Ve ta‘ẓumu fî ‘ayni’l-ḥaqîri ṣiġâruhâ; ve taṣġuru fî ‘ayni’l-‘aẓîmi’l-‘aẓâimu.
Azimetler (kesin ve kararlı adımlar), azim ve sebat sahibi, çıtayı yüksek tutanlara göre gelir. İkramlar ve güzellikler de kerem ehline göre ulaşır. Düşük ufuklu insanların gözünde küçük iyilikleri yapmak zor görünür; himmeti âli, çıtayı yüksek tutanların gözünde ise büyük iyilikleri yapmak kolay gelir.
İnsanların olaylara bakışı farklıdır. Kiminin bakışı derin ve kuşatıcı, kimininki ise iğreti ve basittir. Bu bakış farkına göre olayların üstesinden gelme istidat ve kabiliyeti de değişir.
Hz. Ömer’in yanına iki kişi girmek ister: Biri Ebû Süfyân, diğeri başka bir sahabidir. Kapıdaki görevli, “Ebû Süfyân kapıda, gelsin mi?” der. Hz. Ömer, “Başka kim var?” diye sorar. Filân sahabinin adı söylenince, “Önce o gelsin; çünkü o, Ebû Süfyân’dan önce İslâm’a girmiştir.” buyurur.
Bir kişi, hanımıyla yemek yerken “Annem de gelsin, birlikte yiyelim.” der; bir başkası ise “Annem gelsin, bizimle beraber yesin.” der. Bu iki ifade arasındaki fark, algı ve bakış açısına göre değişir. En doğru, nazik ve zarif olanı birincisidir.
Ey âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah! Susarken, konuşurken; bakarken, dinlerken; hareket ederken ve dururken bizlerin ve bütün mümin kardeşlerimizin her hâlini rızana muvafık eyle. Âmin.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü
25/01/2026 Pazar