Sosyal Medya Bağımlılığı ve Şahsiyetin Çöküşü

Adnan KALKAN | Yazar | Aile Danışmanı

Dijital çağın en yaygın ama en hafife alınan bağımlılıklarından biri sosyal medya bağımlılığıdır.
Çoğu zaman “iletişim”, “eğlence” ve “gündemi takip etme” gerekçesiyle meşrulaştırılır. Oysa mesele yalnızca zaman kaybı değildir; şahsiyetin, özgüvenin ve anlam duygusunun, aile birliğinin  yavaş yavaş aşınması ve hasara uğramasıdır. Bugün birçok genç, kendini olduğu gibi değil; beğenildiği kadar değerli hissetmektedir.

Sosyal Medya Bağımlılığı Nedir?
Sosyal medya bağımlılığı; ferdin,

Sosyal medya platformlarını kontrol etmeden duramaması,

Beğeni, yorum ve takipçi sayısına aşırı anlam yüklemesi,

Mahremiyet sınırlarını aşıp suni özgürlük elde etmesi,

Gerçek hayat sorumluluklarını ikinci plana atması durumudur.

Sosyal Medya Neden Bu Kadar Bağımlılık Yapıyor?

    Beğeni = Onay Algısı
    Her beğeni, beyinde “kabul edildim” duygusu oluşturur.
    Beyin bu duyguyu tekrar ister. Böylece kişi farkında olmadan onay bağımlısı hâline gelir.

    Kıyas Kültürü
    Sosyal medyada herkes mutlu, başarılı, güzel ve zengindir.
    Genç ve yetişkin, kendi hayatını başkalarının seçilmiş anlarıyla kıyaslar ve sonuç kaçınılmazdır:

Yetersizlik hissi

Değersizlik duygusu

Mutsuzluk

Boşanma

    Sahte Kimlik İnşası
    Sosyal medya, “olduğun gibi ol” demez;
    “olmak istediğin gibi görün” der.

          Bu da zamanla:

Rol yapmaya

Gerçek benlikten uzaklaşmaya

Kimlik karmaşasına neden olur.

Gençlerde Sosyal Medya Bağımlılığının Belirtileri

Sürekli telefonu kontrol etme ihtiyacı

Beğeni gelmeyince huzursuzluk

Kendini başkalarıyla kıyaslama

Yalnız kalamama

Gerçek hayatta iletişimden kaçınma

Aile içi konuşmalara ilgisizlik

Dikkat dağınıklığı ve akademik başarıda düşüş

 En tehlikeli belirti: Kendisini ekranda var hissedip, gerçek hayatta silik hissetmek.

Sosyal Medya Bağımlılığının Psikolojik ve Ahlaki Sonuçları

 Psikolojik Sonuçlar

Kaygı bozuklukları

Özgüven kaybı

Duygusal dalgalanmalar

Depresif ruh hâli

Ahlaki ve Karakter Boyutu

Mahremiyet algısının zayıflaması

Gösteriş ve teşhir kültürü

Kanaat duygusunun kaybı

Samimiyetin yerini imajın alması

Maneviyatın çöküşü

Gösterilen hayat arttıkça, yaşanan hayat azalıyor.

Aileler Nerede Hata Yapıyor?

“Herkeste var” diyerek normalleştirmek

Yasaklayıp sebep açıklamamak

Kendi dijital alışkanlıklarını sorgulamamak

Çocuğu dinlemeden kural koymak

Çocuğun baskısına boyun eğmek

 Çocuk, anne-babanın söylediklerine değil;
telefonla kurduğu ilişkiye bakar.

Sosyal Medya Bağımlılığına Karşı Çözüm Yolları

    Yasak Değil, Rehberlik

Kontrolsüz ve iknasız yasak gizli kullanımı artırır. Ama sınırsız özgürlük bağımlılık üretir.

Doğru olan:

Süre sınırı

İçerik denetimi

Ailece konuşularak belirlenen kurallar

İkna ile ve sistematik şekilde azaltmak

Alternatif faaliyet oluşturmak

    Gerçek Hayatta Değer Alanları Oluşturmak

Genç, gerçek hayatta:

Başarılı

Faydalı

Değerli hissetmezse, bu duyguyu sanalda arar. Spor, üretim, sorumluluk ve sosyal görevler koruyucu faktördür.

    Anlam ve Kimlik Eğitimi

Genç şunu bilmeli:

Değer, beğeniyle ölçülmez

Kimlik, filtreyle inşa edilmez

Hayat gösteri alanı değildir

Gelecek gerçek hayatla inşa edilir.

Anlamı ve gayesi olan genç, onay bağımlısı olmaz.

Beğeniyle Değil, Değerle Büyüyen Çocuk Yetiştirmek

Sosyal medya doğru kullanıldığında araçtır; kontrolsüz kullanıldığında şahsiyeti imha eden bir bağımlılıktır.

Bugün aileler olarak görevimiz;

Yasak koymak değil yön, yol göstermek,

Korkutmak değil bilinçlendirmek,

Kıyaslamak değil güçlendirmektir.

Sadece sınırlandırmak değil alternatif göstermektir.

Beğeniyle beslenen benlik kırılgandır, değerle beslenen şahsiyet ise dirençlidir. Nesil beğeniyle değil şahsiyetin inşasıyla yetişir.
 Nesil beğeniyle değil şahsiyetin inşasıyla yetişir.