Sosyal Medya Bağımlılığı ve Şahsiyetin Çöküşü
Dijital çağın en yaygın ama en hafife alınan bağımlılıklarından biri sosyal medya bağımlılığıdır.
Çoğu zaman “iletişim”, “eğlence” ve “gündemi takip etme” gerekçesiyle meşrulaştırılır. Oysa mesele yalnızca zaman kaybı değildir; şahsiyetin, özgüvenin ve anlam duygusunun, aile birliğinin yavaş yavaş aşınması ve hasara uğramasıdır. Bugün birçok genç, kendini olduğu gibi değil; beğenildiği kadar değerli hissetmektedir.
Sosyal Medya Bağımlılığı Nedir?
Sosyal medya bağımlılığı; ferdin,
Sosyal medya platformlarını kontrol etmeden duramaması,
Beğeni, yorum ve takipçi sayısına aşırı anlam yüklemesi,
Mahremiyet sınırlarını aşıp suni özgürlük elde etmesi,
Gerçek hayat sorumluluklarını ikinci plana atması durumudur.
Sosyal Medya Neden Bu Kadar Bağımlılık Yapıyor?
Beğeni = Onay Algısı
Her beğeni, beyinde “kabul edildim” duygusu oluşturur.
Beyin bu duyguyu tekrar ister. Böylece kişi farkında olmadan onay bağımlısı hâline gelir.
Kıyas Kültürü
Sosyal medyada herkes mutlu, başarılı, güzel ve zengindir.
Genç ve yetişkin, kendi hayatını başkalarının seçilmiş anlarıyla kıyaslar ve sonuç kaçınılmazdır:
Yetersizlik hissi
Değersizlik duygusu
Mutsuzluk
Boşanma
Sahte Kimlik İnşası
Sosyal medya, “olduğun gibi ol” demez;
“olmak istediğin gibi görün” der.
Bu da zamanla:
Rol yapmaya
Gerçek benlikten uzaklaşmaya
Kimlik karmaşasına neden olur.
Gençlerde Sosyal Medya Bağımlılığının Belirtileri
Sürekli telefonu kontrol etme ihtiyacı
Beğeni gelmeyince huzursuzluk
Kendini başkalarıyla kıyaslama
Yalnız kalamama
Gerçek hayatta iletişimden kaçınma
Aile içi konuşmalara ilgisizlik
Dikkat dağınıklığı ve akademik başarıda düşüş
En tehlikeli belirti: Kendisini ekranda var hissedip, gerçek hayatta silik hissetmek.
Sosyal Medya Bağımlılığının Psikolojik ve Ahlaki Sonuçları
Psikolojik Sonuçlar
Kaygı bozuklukları
Özgüven kaybı
Duygusal dalgalanmalar
Depresif ruh hâli
Ahlaki ve Karakter Boyutu
Mahremiyet algısının zayıflaması
Gösteriş ve teşhir kültürü
Kanaat duygusunun kaybı
Samimiyetin yerini imajın alması
Maneviyatın çöküşü
Gösterilen hayat arttıkça, yaşanan hayat azalıyor.
Aileler Nerede Hata Yapıyor?
“Herkeste var” diyerek normalleştirmek
Yasaklayıp sebep açıklamamak
Kendi dijital alışkanlıklarını sorgulamamak
Çocuğu dinlemeden kural koymak
Çocuğun baskısına boyun eğmek
Çocuk, anne-babanın söylediklerine değil;
telefonla kurduğu ilişkiye bakar.
Sosyal Medya Bağımlılığına Karşı Çözüm Yolları
Yasak Değil, Rehberlik
Kontrolsüz ve iknasız yasak gizli kullanımı artırır. Ama sınırsız özgürlük bağımlılık üretir.
Doğru olan:
Süre sınırı
İçerik denetimi
Ailece konuşularak belirlenen kurallar
İkna ile ve sistematik şekilde azaltmak
Alternatif faaliyet oluşturmak
Gerçek Hayatta Değer Alanları Oluşturmak
Genç, gerçek hayatta:
Başarılı
Faydalı
Değerli hissetmezse, bu duyguyu sanalda arar. Spor, üretim, sorumluluk ve sosyal görevler koruyucu faktördür.
Anlam ve Kimlik Eğitimi
Genç şunu bilmeli:
Değer, beğeniyle ölçülmez
Kimlik, filtreyle inşa edilmez
Hayat gösteri alanı değildir
Gelecek gerçek hayatla inşa edilir.
Anlamı ve gayesi olan genç, onay bağımlısı olmaz.
Beğeniyle Değil, Değerle Büyüyen Çocuk Yetiştirmek
Sosyal medya doğru kullanıldığında araçtır; kontrolsüz kullanıldığında şahsiyeti imha eden bir bağımlılıktır.
Bugün aileler olarak görevimiz;
Yasak koymak değil yön, yol göstermek,
Korkutmak değil bilinçlendirmek,
Kıyaslamak değil güçlendirmektir.
Sadece sınırlandırmak değil alternatif göstermektir.
Beğeniyle beslenen benlik kırılgandır, değerle beslenen şahsiyet ise dirençlidir. Nesil beğeniyle değil şahsiyetin inşasıyla yetişir.
Nesil beğeniyle değil şahsiyetin inşasıyla yetişir.