Üç Dincinin Kıyamet Savaşı…

Adem DOĞANTEMUR

Üç Dincinin Kıyamet Savaşı…
Kim bunlar? Birisi Tanrı’nın dünyaya demokrasi dağıtmak üzere özel olarak kurduğu ABD’nin başkanı, diğeri Tanrı Yehova’nın İsrail krallığını kurmak üzere üstün bir ırk olarak yarattığı Siyonist Yahudilerin lideri, bir diğeri de gökteki mehdiye naiplik etmek üzere seçilen Ayetullahlar ülkesinin yöneticileri!

Başkan Trump önceki gün Mesih’in dönüşüne uygun zemini hazırlamak ve beklenen dönüşü hızlandırmak adına Evangalist din adamları tarafından Rab İsa adına kutsanarak armageddon savaşı için Tanrısal desteği almış oldu. Dolayısıyla o, gökteki İsa’nın yerdeki temsilcisi olarak Ortadoğu’da akıttığı her damla kan ve gözyaşıyla kutsal hedefe bir adım daha yaklaşmanın mistik hazzını yaşamaktadır. 

Netanyahu ise, Yehova’nın kendilerine vaat ettiği topraklarda kutsal İsrail krallığını kurmak için ibadet aşkıyla, aşkla ve şevkle Müslüman kanı akıtmanın verdiği hayvani bir hazla nirvanayı yaşamaktadır. Nasıl olsa kendileri seçilmiş ve üstün bir ırkın mensuplarıydı ve diğer insanlara ne yapılsa yeriydi! Üstelik de bu “seçilmişlikleri” hem Tevrat hem de Kuran tescilliydi!

Gelelim mezhep taassubunun dinlerini gölgede bıraktığı bizim mollalara! Tanrı tarafından seçilmiş, her türlü hata ve günahtan arınmış “imamet” anlayışlarıyla onlar da meşruiyetlerini bizzat yukarıya refere ediyorlardı. Öyle ki; kaybolan 12. imam (beklenen mehdi), kıyamete yakın tıpkı İsa gibi yeryüzüne nüzul edecek ve her yer güllük gülistanlık olacak, kurtla kuzu birlikte dolaşacaktı!

Ancak tüm bu beklentiler yumağı içerisinde tam anlamıyla çıkmaza giren bizim Sünni Müslümanlar olacaktı. Zira Sünni İslam anlayışına göre hem Hıristiyanların Mesih’inin hem de Şiilerin mehdisinin gelişi haktı ve her ikisine de kucak açıyorlardı. Üstelik Mesih ve mehdi omuz omuza mücadele edecek, hatta deccali öldüreceklerdi. 

Ancak şu anki savaşta karmaşık, hatta içinden çıkılmaz bir durum söz konusu: Zira Hıristiyanların beklediği Mesih ile Şiilerin beklediği mehdi geldiğinde doğal olarak karşıt cephelerde yer almış olacaklar. Yani birlikte dünyayı kurtarmak bir yana birbirleriyle savaşmak zorunda kalacaklar. Çık işin içinden çıkabilirsen!

Şaka bir tarafa Mesih ve mehdi bu savaşta taraf olurlar mı olmazlar mı bilmem ama benim tarafım tabi ki belli! İnanç, ahlâk ve düşünce metodolojim gereği iki şeye adres, iki kişiye de kimlik sormam: Doğru kimden gelirse gelsin kabul ederim, yanlış da kimden gelirse gelsin reddederim adres sormam. Zalim kim olursa olsun karşı çıkarım, mazlum da kim olursa olsun yanında olurum kimlik sormam! Zira hepimiz aynı gemideyiz ve koca dünya bir tek delinin inisiyatifine bırakılmayacak kadar durum ciddiyet arz etmektedir.

Sözün özü şudur ki insanlığın kardeşliğine, huzur ve güven içinde yaşamasına mani olan herkes şeytanın askerleridir ve bu anlamda savaşın her türü insanlık suçudur. En çirkini ise din ve Tanrı adına yapılanıdır!