Tevrat, Trump ve Sığır!
Tevrat’ın Tekvin bölümü 26 ve 27. ayetlerde şöyle denir: “Tanrı, ‘Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım, denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, SIĞIRLARA ve YERYÜZÜNÜN TÜMÜNE egemen olsun’ dedi. Ve Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı'nın suretinde yarattı!”
Bana kalırsa ABD başkanları ve Trump, Ortadoğu başta olmak üzere dünya politikasına yön veren ilhamını Tevrat’tan alıyor olmalıdır. Buradan hareketle o kendisini Göktekinin suretinde yaratılmış yeryüzü tanrısı, Arapları da güdülmesi gereken sığır sürüsü gibi görmektedir!
Ne var ki Tevrat'a göre gökteki Tanrı altı günde yorulup yedinci günde (Cumartesi) dinlenmeye geçtiği halde, yerdekilerin durup duracağı yok!
Felluce'de 1500 sivil sokaklarda öldürülüp köpeklere ikram edilirken, 250 bin kişi bölgeden sürgüne maruz bırakıldığı yetmezmiş gibi, Irak'a özgürlük getirme bahanesiyle 100 binin üstünde sivil halkı katledilirken de ABD aynı mantıkla hareket ediyor olmalıydı.
1492 yılında Kristof Kolomb'un ayak bastığında nüfusu 8 milyon olan Arawaks yerlilerinin sayısı acımasızca icra edilen yerli katliamıyla 22 yıl içerisinde 28 bine inerken de durum bundan farklı değildi.
Amerikalılar ve İngilizler Almanların savaşı kaybetmelerinin ardından, Dresden kentine sığınan Alman göçmenlerin üzerine 3 gün süreyle havadan bomba yağdırıp 3 bin 900 ton tahrip gücü yüksek bomba ve 200 bin napalm bombası atarak çoğunluğu çocuk ve kadınların oluşturduğu 200 bin kişiyi katlederken de benzer bir durum söz konusuydu.
II. Dünya Savaşı’nın hazin sonuna ne demeli! 6 Ağustos 1945’te ABD’nin Hiroşima üzerine attığı atom bombasında 80.000 kişi öldü 70.000 kişi yaralandı ve şehrin % 80’i yok oldu. Nagasaki’ye atılan ikinci bombada ise sonuç 40.000 ölü, 40.000 yaralı ve şehrin % 40’nın yıkımı.
Yeryüzünü ifsat temekte sınır tanımayan bozguncuların zulmüne Gökteki Tanrı müdahil olur mu bilemem ama yerdeki insanlık ortak bir çıkış yolu bulmadığı sürece dünyayı kötü günler bekliyor demektir…